Irak kabinesinde istifa dalgası: Bakanlar görevden ayrılmaya hazırlanıyor
Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin kabinesindeki bazı bakanlar, kurumlar içindeki engeller ve engellemeler ile yolsuzluğun boyutu nedeniyle istifayı düşünüyor. Bu bakanlar arasında, geçtiğimiz aylarda hastanelerin yönetimindeki eksiklikleri sürekli olarak takip eden Sağlık Bakanı Abdulhuseyin Musevi'nin adı da yer alıyor.
Bu bakanların istifa talebi, Zeydi'nin kabinesinin henüz tam olarak kurulmadığı bir döneme denk geliyor. Hükümet 4 aydan uzun bir süredir 14 bakanla yönetiliyor ve 9 bakanlık koltuğu boş bulunuyor. Aynı zamanda Zeydi, siyasi güçlerin ısrarla talep ettiği başbakan yardımcılığı makamına atanma yapılmasına karşı çıkıyor.
Boş bakanlıklar meselesi sadece idari bir konu olmayıp yolsuzlukla mücadele kampanyası, Direniş Cephesi’ne bağlı grupların nüfuzu, Washington'ın şartları, Haşdi Şabi'nin geleceği ve bölgeye savaşın geri dönme ihtimali gibi büyük dosyalarla bağlantılı.
Biri parlamenter olan iki siyasi kaynak, Mada gazetesine yaptığı açıklamada, bölgede savaşın geri döneceğine dair endişelerin kabinenin tamamlanması yönündeki müzakereleri etkilediğini belirtirken, Amerika'nın, bakanlıklar için aday gösterilen bazı isimler hakkında özel şartları bulunduğunun altını çizdi.
Adının açıklanmasını istemeyen bir milletvekili, bakanların büyük bir yolsuzluk ağıyla karşı karşıya kaldığını dile getirerek, "Bakanlıkların hizmetlileri ve en küçük çalışanları bile para çalıyor." dedi.
Milletvekili bu sözleriyle tüm çalışanları suçlamayı değil, bakanların göreve başladıktan sonra maruz kaldıkları durumu betimlemeyi amaçladığı ifade edildi.
Devlet kurumlarında israf edilen paraların bir kısmını geri alabildiğini duyuran Irak Hükümetinin açıklamalarına göre, nakit para, mülk ve altın olmak üzere bugüne kadar 1,3 trilyon dinardan fazlası devlet hazinesine iade edildi. Bu kapsamda gerçekleştirilen denetim ve tutuklama operasyonları yaklaşık 30 yetkili ve milletvekilini kapsadı.
Kampanya geçtiğimiz haziran ayında Yeşil Bölge'de "Şafak Operasyonu" adı altında başlatılmış olmasına rağmen, bazı Şii liderlerin aşırı güç kullanımına karşı hoşnutsuzluklarını dile getirmesinin ardından hareketlilik yavaşladı. Ayrıca kampanya, bazı gözlemcilere göre üst düzey siyasi liderler seviyesine ulaşmadığı için seçici olmakla suçlandı.
Bakanlıkların dağılımına ilişkin olarak Koordinasyon Çerçevesi'nden bir lider, Washington'ın silahlı grupların hükümete katılmasına yönelik vetosu bulunduğunu ve bunun 9 boş pozisyonun doldurulma sürecini aksattığını açıkladı.
Bu lidere göre başbakan yardımcılığı için önerilen isimler arasında, daha önce ABD Hazine Bakanlığının yaptırım listesinde yer alan Kays Hazali'nin kardeşi Leys Hazali de bulunuyor.
Ayrıca, yakın zamanda Koordinasyon Çerçevesi'ne katılan İmam Ali Tugayları Komutanı Şibl Zeydi'nin kendi payını talep ettiği, kendisine Turizm Bakanlığı ya da Yönetişim Bakanlığı adında yeni bir bakanlık verilebileceği konuşuluyor.
Güvenlik dosyasına ilişkin olarak söz konusu lider, Haşdi Şabi'nin yeni yasa tasarısının hazırlanması konusundaki görüşmelerin sürdüğünü, bunun hükümetin silahlı gruplara silahlarını teslim etmeleri karşılığında sunduğu garantiler çerçevesinde olduğunu belirtti.
Liderin açıklamasına göre 1 Eylül Salı günü, adayların isimlerinin Parlamentoya sunulması için son tarih olarak belirlenmişti, ancak Hikmet Akımı üyesi Fahd Cuburi, şimdiye kadar hiçbir pratik adım atılmadığını ve tüm konuşmaların sadece medyada kaldığını vurguladı.
Koordinasyon Çerçevesi'nden bir lider, Irak Hükümetinin kabineyi tamamlama dosyasında içişleri ve savunma bakanlıklarının en az karmaşıklığa sahip olduğunu, iç sorunların çözülmesinin ardından bu iki bakanlığın adaylarının güvenoyu almak üzere hazır olabileceğini bildirdi.
İçişleri Bakanlığı ile ilgili olarak aynı lider, Nuri Maliki'nin, Kasım Ata'nın mayıs ayındaki ilk denemesinde Parlamentodan gerekli oyu alamamış olmasına ve yeniden adaylığının önünü açabilecek mahkemede devam eden yasal bir dosyası bulunmasına rağmen onu aday gösterme konusunda ısrarcı olduğunu açıkladı.
Savunma Bakanlığına gelince, kaynağın belirttiğine göre ibre Nayif Şemeri'den yana ağır basıyor, ancak Şemeri'nin Hasim İttifakı'nın mı yoksa Takaddum İttifakı'nın mı adayı olduğu konusunda anlaşmazlık yaşandığı için bu isim hakkındaki şüpheler devam ediyor.
Son iki ayda yolsuzluk dosyası nedeniyle gözaltına alınan Müsenna Samerrai hakkında ise söz konusu lider, bakanlık paylarının onun ittifakına tahsis edilmesi konusunda bir anlaşma bulunduğunu vurguladı.
Bu hareketlilikler, kabinenin tamamlanması meselesinin en az iki ay önce sonuçlandırılması gereken bir zamanda gerçekleşiyor. Daha önce Sudani İttifakı üyesi Firas Muselawi, Koordinasyon Çerçevesi'nin çalışmalarını neredeyse tamamladığını ve hükümet kabinesi için oylama yapmaya hazır olduğunu belirtmişti.
Buna rağmen belirlenen tarihler aşıldı ve bu amaçla hiçbir Parlamento oturumu gerçekleştirilmedi. Bedir Örgütü milletvekili Muhtar Muselawi gazeteye yaptığı açıklamada, hükümetin tamamlanması için birçok tarih belirlendiğini ancak hiçbirinin gerçekleşmediğini bildirdi.
Muselawi ayrıca, 1 Eylül Salı gününün adayların Parlamentoya sunulması için son tarih olduğunu, ancak bu konuda hiçbir pratik hareketliliğin görülmediğini ifade etti.