Alman Başkonsolos: Kürdistan ile olan ilişkilerimiz uzun vadeli ve köklüdür
Almanya'nın Erbil Başkonsolosu Christian Oelfke, Kurdistan24’e verdiği röportajda, "Almanya, Irak çerçevesinde istikrarlı, güvenli ve gelişmiş bir Kürdistan’a olan bağlılığını sürdürmektedir." dedi.
Alman yetkili Oelfke, bugün (3 Eylül 2026) Kurdistan24’e verdiği röportajda, Almanya ile Kürdistan Bölgesi arasındaki köklü ilişkileri, ekonomik iş birliği fırsatlarını ve bölgenin geleceğine dair vizyonunu paylaştı.
Almanya ile Kürdistan Bölgesi arasındaki ilişkilerin çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Oelfke, Almanya’nın insani yardım, güvenlik ve kalkınma alanlarında güvenilir bir ortak olduğunu kanıtladığını vurguladı. Başkonsolos, artık bu ortaklığın ekonomik ve sosyal alanlara odaklanması gerektiğini ifade ederek; enerji, altyapı, su yönetimi ve tarım gibi sektörlerin Alman teknolojisi için büyük fırsatlar barındırdığına dikkat çekti.
Alman yatırımcıların bölgeye ilgisini artırmak için gereken şartları sıralayan Oelfke, "Daha fazla yatırım çekmek için şeffaf bir idari yapı, hukuki güvence ve nitelikli iş gücü hayati önem taşıyor. Ancak her şeyin temelinde barış ve güvenlik yatmaktadır." ifadelerini kullandı.
Almanya’nın küçük ve orta ölçekli işletmelere dayalı ekonomik modelinin Kürdistan için örnek olabileceğini belirten Başkonsolos, "Kürdistan büyük bir tarım potansiyeline sahip. Alman şirketleri modern tarım teknolojileri ile bu sürece dahil olabilir. Hedefimiz, bölgenin sadece ham madde ihraç eden bir bölge olmaktan çıkıp, ürünlerin işlendiği bir merkeze dönüşmesine katkı sağlamaktır." ifadelerini kullandı.
Erbil’in binlerce yıllık tarihinden ve kalesinden etkilendiğini dile getiren Oelfke, bölge halkının misafirperverliğini övdü. Duhok ile Almanya arasındaki güçlü iş birliğine dikkat çeken Başkonsolos, Süleymaniye’yi ziyaret etmek için de sabırsızlandığını belirtti.
Duhok ve Zaho kulüplerinin başarılarını takip ettiğini belirten Başkonsolos, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyanın neresine giderseniz gidin; Franz Beckenbauer, Rudi Völler veya Lothar Matthäus gibi isimleri andığınızda, yerel dili konuşmasanız bile insanlarla anında bir bağ kurarsınız. Futbolun bu birleştirici gücüne inanıyorum ve en kısa sürede Kürt takımlarının maçlarını izlemek istiyorum."