Cemil Bayık: Öcalan ve yönetici kadronun durumu netleşmeli
Barış süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan PKK yöneticilerinden Cemil Bayık, Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinin durumunun önemli bir sorun olduğunu belirterek, "Öcalan ve yönetici kadronun durumu netleşmeli." dedi.
ANF'ye konuşan Cemil Bayık, barış sürecinde gelinen aşamayı ve bundan sonraki süreçten beklentilerini anlattı. Bayık, demokratik adımların atılmaması halinde ''sürecin tıkanacağını'' söyledi.
Silahların demokratik alana geçiş amacıyla bırakıldığını belirten Cemil Bayık, Mecliste kabul edilen çerçeve yasanın bir başlangıç olduğunu ancak demokratikleşme adımlarını içermemesi nedeniyle de eksik olduğunu söyledi.
Cemil Bayık, "Bir yasa çıkarken onun gerekçesi açık konulur. Bu açıdan sadece terörün sonlanacağını belirtmek yasayı güçsüz bırakmıştır. Silah bırakmanın nedeni demokratik adımlar atılmasına bağlansaydı, yasanın maksadı daha iyi anlaşılırdı. Zaten kullanılan dil de çok yanlıştır. Barış ve sorunların çözümünü arzulayan bir yasanın dilinin böyle olmaması gerekirdi. Her fırsatta dile getirdik; bu süreç sadece silahsızlanma değildir. Bu silahsızlanmayı gerektirecek demokratik adımların atılması önemlidir. Çünkü demokratik siyasal alana adım atmak için silah bırakılacaktır." ifadelerini kullandı.
Bayık, ''Demokratikleşme Kürt meselesinin çözümünü sağlatabilir. Bu yasa ile iktidar bunları zımnen kabul etmiş oluyor. Eğer bu süreç demokratik adımlarla ilerletilmezse tıkanır, bunun sorumlusu da iktidar olur." dedi.
Cemil Bayık, bir başka önemli konunun ise PKK lideri Abdullah Öcalan ve PKK'nin üst kadrolarının durumu olduğunu söyledi.
Örgüt yöneticilerinin yasanın kapsamının dışında bırakılmasının önemli bir sorun olduğunu belirten Bayık, "Yönetici kadronun çerçeve yasa dışında kalması ciddi bir sorundur. Türkiye’ye gidişler için bu konunun da çözülmesi gerekir. Eğer sorun çözülmek isteniyorsa, Abdullah Öcalan ve yönetici kadronun durumunun netleşmesi gerekir." diye konuştu.
"Kürt meselesinin çözümünde belirleyici kurum tabii ki Meclis olacaktır." diyen Bayık, anayasa ve yasalarda yapılacak değişikliklerle Kürtlerin varlığı, dili, kültürü, siyasi iradesi ve yerel yönetim haklarının tanınması gerektiğini savundu.