Irak’ta silahsızlanma denklemi: Ülke ekonomisi nereye gidiyor?

Beha Araci’den çarpıcı itiraf: 30 Eylül'e kadar uzun soluklu bir sürecin yalnızca ilk adımları atılacak

Irak'ta silahların kontrolü dosyası, iç güvenlik meselesi olmaktan çıkarak egemenliğin tesis edilmesinin ve ülkenin siyasi ve ekonomik geleceğinin şekillendirilmesinin temel itici gücüne dönüşüyor. Bölgesel ve uluslararası çıkar çatışmalarının iç içe geçtiği ve ABD'nin süreci yakından izlediği bu dönemde, ister gruplar ister aşiretler elinde olsun ruhsatsız silah meselesi, yerel sınırları aşarak dış karar odaklarına dayatılan kritik bir eşik haline geldi.

Uzmanlar, hukukun üstünlüğünün işletilmesinin ve "devlet içinde devlet" olgusuna son verilmesinin, güvenli bir yatırım ortamı sağlamak ve ülkeyi vekalet savaşlarından uzak tutmak için temel koşul olduğunun altını çiziyor.

Analistler, bu dosyanın köklü bir çözüm olmaksızın siyasi yollarla düzenlenmeye çalışılmasının resmi ve yargısal kurumları zayıf bir durumda bırakacağı ve Irak'ı yeni güvenlik ve ekonomik krizlerle karşı karşıya bırakacağı konusunda uyarıyor.

İmar ve Kalkınma İttifakı liderlerinden Beha Araci, Kurdistan24'e yaptığı açıklamada, silahların düzenlenmesi ve kontrolü konusunda eşi benzeri görülmemiş bir siyasi uzlaşı olduğunu belirtti.

Araci, Muhammed Şiya Sudani, Nuri Maliki ve Hadi Amiri'yi içeren ortak bir komitenin önemli anlayışlara vardığını, bu anlayışların amacının uluslararası koalisyon güçlerinin çekilmesinin tamamlanmasının ardından silahların teslim edilmesi için pratik adımlar başlatmak olduğunu açıkladı.

Güven krizi ve karmaşık bölgesel dinamikleri göz önünde bulundurarak sürecin bir yıldan uzun sürebileceğini tahmin eden Araci, Irak Parlamentosuna çağrıda bulunarak, resmi kurumların dışındaki silah ve silahlı unsurların kontrolünü güvence altına alacak kapsamlı bir yasanın aceleyle onaylanmasını istedi.

Koalisyon güçlerinin yabancı misyonları ve çıkarlarını korumakla görevli unsurlarından ayrılması gerektiğine vurgu yapan Araci, silahlı gruplar ile siyasi partileri arasındaki bağların koparılmasının ve Haşdi Şabi kurumunun komutası altına sokulmasının önemine işaret ederek, "Yabancı güçlerin ayrılması, silahların varlığı için ileri sürülen bahaneleri ortadan kaldıracak ve kalkınma ile istikrarlı bir ekonominin kapılarını aralayacaktır." dedi.

Siyaset bilimci ve akademisyen Dr. Galib El-Daami ise duruma dair daha temkinli bir tablo çizerek Kurdistan24'e şunları söyledi:

"Irak dönüm noktasındadır, ya ülke büyük zararlar göreceği Washington ile gerginliklerin tırmanmasına ve çatışmaya doğru gidecek ya da ulusal bir uzlaşıyla iç işlerini yeniden düzenleyecektir."

Mevcut hükümetin siyasi iradesinin önceki hükümetlere kıyasla daha ciddi olduğunu ancak büyük zorluklar ve alışılmadık karmaşıklıklarla karşı karşıya kaldığını belirten El-Daami, silahların kontrolü sürecinin 30 Eylül'e kadar tamamlanamayacağını, aksine uzun soluklu bir sürecin yalnızca ilk adımlarının atılacağını öngördü.

Ekonomik açıdan bakıldığında, ABD'nin Merkez Bankasındaki dolar hareketlerini etkileyebilecek, yerel ağları ve bankaları hedef alacak sert mali yaptırımlar uygulama tehditlerine duyulan endişeler artmış durumda. Mali ve ekonomik işler araştırmacısı Dr. Ziya Hasan, silahların yasanın kontrolü dışında kalmasının tehlikeli yansımaları konusunda uyarılarda bulundu.

Sermaye ve yatırımların güvenli bir ortama ve güvence sağlayan yasalara ihtiyaç duyduğunu belirten Hasan, silahların varlığının devam etmesinin ve haraç kesilmesinin Irak'ı iş yapılması imkansız bir ortama dönüştürdüğünü ifade etti.

Büyük tehlikenin sadece gruplara yönelik doğrudan yaptırımlar olmadığını, ABD Hazine Bakanlığı ve Federal Rezervin İran ile doğrudan ya da dolaylı olarak ticaret yapan Irak bankaları ve şirketlerine dayatacağı kısıtlamalar olduğunu belirten Ziya Hasan, bu dosyayı mevcut dönemin en tehlikeli ekonomik engeli olarak nitelendirdi.

Hasan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Genel olarak silahların kontrolü dosyası hükümet programındaki sıradan bir madde değil, aksine Irak devletinin kriz yönetimi aşamasından kalıcı egemenlik tesis etme aşamasına geçiş yeteneğinin temel testidir. Güvenlik ve finansal karar odaklarının resmi kurumlar ile resmi olmayan taraflar arasında bölünmüş olduğu bir dönemde, Irak'ın gelecek vadiden bir yatırım ortamı veya güvenilir uluslararası bir ortak olarak gösterilmesi artık mümkün değildir."