İran, ABD'ye ait bir casus denizaltıya el konulduğunu açıkladı

İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye ait insansız bir casus denizaltısına el konulduğunu açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditleri karşısında askeri teyakkuz ilan edilirken, İran Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanı Amir Hatemi, Tahran'ın ticaretine engel olunması durumunda hiçbir ülkenin Körfez'deki deniz rotalarından faydalanmasına izin verilmeyeceği konusunda uyarılarda bulundu.

İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından 27 Eylül 2026 Pazar günü yapılan açıklamada, elektronik harp ve istihbarat teknolojileri kullanılarak Hürmüz Boğazı'nda ABD yapımı REMUS-600 tipi insansız bir denizaltıya el konulduğu belirtildi.

Açıklamada, otonom özelliğe sahip bu cihazın bölgede casusluk faaliyeti yürüttüğü ve verilerinin çıkarılması amacıyla şu an askeri uzmanlar tarafından incelendiği aktarıldı.

Bu gelişme, ABD Başkanı Trump'ın Tahran'ın ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nın açılması yönündeki teklifini reddettiğini açıklamasının ardından yaşanan durumun gerginleştiği bir döneme denk geldi. İran askeri sözcüsü Muhammed Ekreminiya, ülkesinin ordusunun Washington'dan gelebilecek her türlü yeni saldırıya karşılık vermeye tamamen hazır olduğunu vurguladı.

Bu çerçevede İran Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanı Hatemi sert bir uyarı yayınlayarak şunları kaydetti:

"Çatışma kritik bir aşamaya ulaştı, eğer İran ticaret yapamaz ve yaşayamazsa, o zaman başka hiç kimse de ticaret yapamayacak ve yaşayamayamayacaktır. Hürmüz Boğazı bizim onur ve şeref hattımızdır, İran halkı kuşatma altındayken düşmanların bu lojistik rotayı kullanmasına izin vermeyeceğiz."

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu krizden çıkış yolunun yalnızca diplomasi olduğunu yineledi.

Katar arabulucularının ABD'nin Tahran'ın teklifini resmi olarak reddettiğini kendilerine henüz iletmediğini belirten Arakçi, "Şartlarımız nettir ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasına yönelik her adım bu şartların yerine getirilmesine bağlıdır." dedi.

Nükleer dosyaya ilişkin olarak ise üst düzey bir İranlı yetkili Reuters'a yaptığı açıklamada, ülkesinin, ABD'nin savaşa son verme anlaşmasını kabul etmesi durumunda bile uranyum zenginleştirme konusunda hiçbir şekilde taviz vermeyeceğini bildirdi.

Bu gerginlikler, Wall Street Journal gazetesinin, Trump'ın kasım ayındaki seçimlerin ardından İran'daki hedeflere yönelik yoğun bombardımanları yeniden başlatmayı değerlendirdiğini duyurduğu bir dönemde yaşandı.

Aynı zamanda bölgesel çatışmalar da devam ediyor. Yemen'in güneybatısındaki Taiz vilayetinde bir pazara düzenlenen yeni hava saldırısında 7 kişi hayatını kaybetti, 40 kişi de yaralandı.