Başkan Barzani: Silahların devlet kontrolüne geçmesi zaman alıcı ve zor bir süreç
Başkan Mesud Barzani, Bağdat'ta Kürdistan Demokrat Partisi'ne (KDP) karşı komplolar kurulduğunu belirtirken, koalisyon güçlerinin Irak'tan çekilmesinin ardından 2014 senaryosunun tekrarlanıp terör örgütü DAİŞ’in tekrardan ortaya çıkması konusunda endişeli olduğunu söyledi.
Al Sharqiya kanalına röportaj veren Başkan Barzani, Irak ve bölgenin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Irak'ın içinden geçtiği hassas sürece, silahlı grupların durumuna ve siyasi krizlere dikkat çekti.
Irak'tan ABD güçlerinin çekildiği 2011 sürecini hatırlatan Başkan Barzani, o döneme ilişkin kritik anılarını paylaştı. O dönemde yaklaşık 100 bin Amerikan askerinin Irak'ta bulunduğunu belirten Başkan Barzani, dönemin güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir toplantıyı şu sözlerle aktardı:
"Dönemin savunma bakanına 'Ülkeyi koruyacak güç ve kapasiteye sahip misin?' diye sordum. Bana 'Yemin ederim ki hiçbir şeyim yok' yanıtını verdi. İçişleri bakanına sorduğumda ise 'Yemin ederim ki tek bir kışlayı bile koruyamam' dedi."
Toplantıda katılımcılara "Eğer şu an Amerikalı bir subay bu salona girse, hepimizi tutuklayamaz mı?" diye sorduğunu anlatan Başkan Barzani, katılımcılardan birinin "Sadece subay değil, bir asker bile bunu yapabilir." karşılığını verdiğini ifade etti.
Başkan Barzani, "O halde işgal aşamasının sona ermesi, egemenliğimizin geri gelmesi ve ikili bir anlaşma yapılması daha iyi olmaz mıydı?" diye sormasına rağmen siyasi mülahazalar yüzünden bu uyarıların dikkate alınmadığını vurgulayarak, "Sonunda Amerikalılar gitti, DAİŞ geldi. Ben bugün de aynı senaryodan korkuyorum." dedi.
Şu anki durumun geçmişten farklı olduğunu belirten Başkan Barzani, 2014 yılında DAİŞ’in ortaya çıkışıyla birlikte Irak Hükümetinin ABD, Avrupa ülkeleri ve NATO'dan yardım talep ettiğini hatırlattı.
Irak başbakanlarının yetkileri ve devlet yönetimi önündeki engellere de değinen Başkan Barzani, hiçbir başbakanın tam anlamıyla özgür iradeye ve yetkiye sahip olmadığını, iradelerinin büyük ölçüde ellerinden alındığını kaydederek, şunları söyledi:
"Hiçbir başbakan tam yetkili ve serbest olmadı. Sürekli engeller vardı, iradeleri bir dereceye kadar ellerinden alınmıştı. Mevcut partiler onlar üzerinde otorite kurmuştu. Birinci derecede Şii Koordinasyon Çerçevesi sorumludur, onlar iktidardadır ve bu büyük bir hatadır"
Başkan Barzani, "Bir yapının tek başına yönetmesi kabul edilemez. Şimdi neredeyse her şey onların elinde, tüm yetki onlarda. Yönetim Şiilerde. Eğer ortaklık, uzlaşı ve denge temeline dönerlerse ve bu temel uygulanırsa iyi olur. Ama aynı eski yöntemi sürdürürlerse, bu onların tek başına yönetici olduğu anlamına gelir." diye vurguladı.
KDP'nin, Sadr Hareketi'nin ve diğer tarafların sahada olmaması halinde yönetimin nasıl yürütüleceği sorusuna Başkan Barzani, “Sadr Hareketi hazır bulunmazsa sakat bir yönetim olur, felç olmuş bir yönetim olur. Eğer biz hazır olmazsak ve diğer taraflar da hazır olmazsa, yönetim kuşkusuz felç olur.” yanıtını verdi.
KDP’nin önceki aşamalarda marjinalleştirme çabaları ve makamların dağıtılması çekişmesi hususunda Başkan Barzani, şunu yineledi:
“Onlar bu eylemlerle kendi güçlerini KDP’ye gösterebilecekleri kanısındaydılar, büyük bir cephe olduklarını, tek başlarına Irak'ı yönetebileceklerini ve KDP’yi marjinalleştirebileceklerini düşünüyorlardı. Kuşkusuz bu tür bir yanılgıya kapılmışlardı. Birçok kişi KDP’yi marjinalleştirme ve uzaklaştırma girişiminde bulundu, lakin neticede kendileri marjinalleştirildi ve dışlandı, KDP ise olduğu gibi kaldı.”
Başkan Barzani, iç çatışma tehlikesi ve bu grupların silahlarının yeniden düzenlenmesi hususunda ise şunları ifade etti:
“Umarım bu konu savaş ve çatışma seviyesine ulaşmaz, zira bu ne Irak'ın, ne bölgenin ne de herhangi birimizin yararınadır. Ancak bu mesele nasıl nihayete erdirilecek? Gerçekte ben bunu zor ve çetin görüyorum.”
Bu meselenin sonlandırılması için tarih belirlenmesi hususunda Başkan Barzani, şunları söyledi:
“Kuşkusuz 30 Eylül tarihinin belirlenmesi çok çetindir, lakin şayet birkaç ay daha sürerse ve bu mesele barışçıl bir yöntemle çözülürse, o zaman bütün Irak ve bizzat o silahlı gruplar için de bir kazanım ve başarı olacaktır. Önemli olan husus, silahın hükümetin ve yasanın kontrolü altında olması, şayet kullanılacaksa, Genel Komutanlık emriyle olmalıdır, herkesin kendi keyfine göre hareket etmesiyle değil.”
İran'ın bu dosyadaki rolü ve çözüm yolları hususunda Başkan Barzani şunlara işaret etti:
“Önemli olan bu dosyanın barışçıl yollarla çözülmesidir, ister İran ile olsun ister İran'ın herhangi bir başka tarafıyla olsun bu iyi bir adımdır. Lakin ben bunu çetin görüyorum, zira bu durumdan menfaat sağlayan birtakım insanlar vardır, bu sebeple kolaylıkla silahı bırakmazlar.”
Washington'un baskıları ve Irak'a ekonomik yaptırım uygulama ihtimali hususunda Başkan Barzani uyarıda bulunarak, “Bu da oldukça önemli bir konu ve dikkate alınmalıdır, şayet Amerikalılar Irak'a yaptırım uygularsa, ülke oldukça büyük sorunlarla karşı karşıya kalır. Şayet silah meselesi çözülmezse, ister ekonomik yaptırımla olsun ister uluslararası kopuş ve tecritle olsun Irak bunun bedelini ödeyecektir. Bütün bunlar Irak'ın başına gelecektir, benim öngörüm bu yöndedir.” dedi.