AK Parti'li Bülent Arınç'tan dikkat çeken paylaşım
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Başkanı Bülent Arınç, belediyelere yönelik operasyonlarda tutuklananların ve ailelerinin yaşadıklarına dikkat çekerek, "Bu gözyaşları gayretullaha dokunursa, Türkiye'de biz felah bulamayız, bundan korkuyorum. Ne olur gözyaşları dinsin, ızdıraplar dinsin." ifadelerini kullandı.
AK Parti'nin kurucularından Bülent Arınç, son olarak Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in tutuklandığı belediyelere yönelik soruşturmalarla ilgili X hesabından uzun bir açıklama yaptı. Bülent Arınç'ın açıklaması şöyle:
''Herhangi bir konu hakkında bir suç şüphesi ve kuvvetli delil bulunursa soruşturmalar yapılır, bunlara karşı değiliz. Ama soruşturmalar konusunda da hem Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki usullere riayet edilmeli hem de işin insani, vicdani ve hukuki boyutu hiçbir zaman ihmal edilmemelidir. Son zamanlarda sabaha karşı evlerinden gece kıyafetleriyle alınanlar, götürülenler. İşinin başındayken, hatta belediyeler birliği başkanıyken ve şu ana kadar hakkında hiçbir suç iddia edilmemiş bir insan hakkında maalesef insanları rencide edecek birtakım tavırların içerisindeyiz. Bütün bunların hukuki bir zeminde olması lazım.
Yani işin başında yapılması gerekenler, elbette hukukçularımızın bildiği işlerdir. Burada insanların taşıdığı kimlikler, toplum içerisindeki değerleri, yaptığı işlerle ilgisi ve bağlantısı ayrıca soruşturulabilir. Bunlar için usulde de hükümler vardır. İnsanları rencide edecek, toplum içinde küçük düşürecek, eşinin ve çocuklarının karşısında mahcup edecek bir suçlamayı ellerinde hiçbir delil olmadan –veya 'yoksa bunları daha sonra temin ederiz' inancıyla– yapmak ve süreci sadece itirafçı, etkin pişmanlık veya şu ya da bu sıfatları taşıyan insanların iddialarından ibaret kılmak kabul edilemez.
Soruşturmalarda çok daha ciddi, hukuki ve insani hareket etmemiz lazım. Hâlâ hakkında 8, 9 aydır dava açılmasını bekleyen insanlar olduğunu biliyorum. Adalet Bakanımızın da İçişleri Bakanımızın da bu konularda hassasiyet gösterdiğine inanıyorum; ancak hem kolluk kuvvetlerimizin hem de bazı savcılarımızın bu işlerde daha dikkatli olmaları gerektiğine inanıyorum. Tüm bunlardan dolayı bir dram yaşanıyorsa, ben bundan korkuyorum. Dindar insanlar şu sözden korkarlar: 'Bu yaptığımız iş gayretullaha dokunur mu?'
Bu kelimeyi belki yeni yetişen gençlerimiz veya bu işten uzak olan insanlar bilmeyebilir. Ama bu bizi derinden korkutan, endişelendiren bir konudur. Eğer bu gözyaşları gayretullaha dokunursa, Türkiye'de biz felah bulamayız, bundan korkuyorum. Ne olur gözyaşları dinsin, ızdıraplar dinsin. 'Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.' Değerli dostum Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün bu sözü gerçekten hepimiz için ortak bir inançtır."