Ahmet Türk'ten süreç mesajı: Böyle devam ederse umutsuzluk çıkar

Ahmet Türk
Ahmet Türk

Kürt siyasetçi Ahmet Türk, barış sürecine dair yaptığı açıklamada, ''Sürecin bu şekilde devam etmesi umutsuzluk çıkartır. Biz bunun olmasını istemiyoruz. Gerçekten bu sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi için hepimiz büyük çaba gösteriyoruz.'' dedi. 

Amida Haber'e konuşan Ahmet Türk, barış sürecine yönelik eleştirilerini şöyle dile getirdi:

''Süreçle ilgili gelişmeleri büyük bir sabırla izliyoruz. Kürtler aslında kendilerine düşen her türlü görevi ve sorumluluğu yerine getirmiştir ama bugüne kadar açıkça söylemek gerekir ki devletten hiçbir adım atılmadı. Şimdi burada bir barış olacaksa bir muhatabın olması lazım. Bu muhatabın eşit koşullarda bu süreci yürütmesi gerekiyor. Ancak burada bunu göremiyoruz. Daha önce de birçok yerde de bunu ifade ettim. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 467 oyla bir yasayı, bir kanunu gündeme getirdi ve kabul edildi. Yasa Meclisten çıkıp Resmi Gazete'de yayınlandıktan sonra bunun gereğinin yerine getirilmesi gerekiyor. Ama bugün Milli Savunma Bakanlığı (MSB) diyor, MİT Müsteşarlığı diyor, bilmem başka bir meclis içinden komisyon oluşturuluyor ve bu süreci uzatmaya yönelik bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu doğru değil. Bir yasa çıkıyorsa o yasanın gereği yerine getirmek lazım.''

Ahmet Türk, ''Şunu da açıkça ifade ettik. Elinde silah olan insanlar silahlarını bırakmış. Bu sürecin izlenmesi konusunda bir akıl ortaya çıkabilir. Ama fikirlerinden, düşüncelerinden siyaset yaptığı için cezaevinde olan insanların silahla ne ilgisi var? Bunlar eline silah mı aldı? Kandil'e mi gitti bu insanlar? Hayır. O zaman niye bunu bekletiyor?. Selahattin Demirtaş'ı, Figen Yüksekdağ'ı, diğer arkadaşlarımızı, burada tutmanın nedenini biz de bilemiyoruz. Nisan, Mart ayında Selahattin Demirtaş çıkacak dendi. Figen arkadaş serbest bırakılacak dendi. Ama aradan 2 yıl geçti. Şimdi bir oyalamak politikası yürütülüyor. Bunu doğru bulmuyorum açıkçası. Belki bu söylediklerim birilerinin hoşuna da gitmeyebilir ama gerçeği dile getirmek lazım. Kürtler bu ülkede ortak demokratik değerler etrafında bütün halklarla buluşmak, birlikte yaşamayı içselleştirmiş olan bir noktada. Ama şimdi bunun önünde engeller çıkararak, bunu yok sayarak veya hiçleştirmeye çalışarak bu süreci kontrol etmeye çalışan bir anlayışla yaklaşırsanız elbette ki bence bu süreç konusunda tepkiler de ortaya çıkar, güvensizlikler de ortaya çıkar.'' ifadelerini kullandı. 

''Sürecin bu şekilde devam etmesi umutsuzluk çıkartır.'' diyen Ahmet Türk, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz bunun olmasını istemiyoruz. Gerçekten bu sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi için hepimiz büyük çaba gösteriyoruz. Halkımız da buna hazır. Artık silahların gündemde olmadığı, demokratik siyasetin öne çıktığı ve sorunların diyalogla, uzlaşarak, tartışarak çözmek istediğimiz bir mantıkla hareket ettiğimizi ve Kürtlerin böyle düşündüğüne de inanıyorum. Çünkü insanlarla konuşuyoruz, halkla konuşuyoruz. Silahların susması güzel bir şey. Ama silahlar sustuktan sonra mesele sadece silah değil ki. Halkın talepleri var, özlemleri var, beklentileri var. Yıllardan beri özgür, demokratik bir ortamın sağlanması için bir mücadele vermiştir. Bu mücadelenin sonuçlanması ve başarıya ulaşması için çaba gösteriyor. Biz de bu çabanın içindeyiz. Biz bu süreci küçümsemiyoruz. Bu sürece de karşı çıkmıyoruz. Tam tersine büyük bir destek veriyoruz. Ama birileri de Kürt halkının bu değer verdiği barış sürecine kendilerinin de görebileceği, kendilerinin de destek verebileceği ve Kürtleri anlayacak bir mantıkla yaklaşmasını bekliyoruz ve istiyoruz.''