Ketaib Hizbullah'a yakın isim iddia etti: Silah dosyasında mutabakat var, imza yok

Irak Parlamentosundaki Hukuk Bloku, Koordinasyon Çerçevesi ile silahlı gruplar arasında silahların düzenlenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını ancak Başbakan Ali Zeydi'nin ABD baskısı endişesiyle bunu imzalamaktan kaçındığını öne sürerken, Koordinasyon Çerçevesi'ne yakın kaynaklar ortada henüz yazılı bir taslak olmadığını savunuyor.

Irak Parlamentosunda Ketaib Hizbullah'ın blokunu temsil eden Hukuk Bloku Başkanı Suud Saadi, Koordinasyon Çerçevesi'nin, silahlı grupların silah dosyası hususunda bu gruplarla bir mutabakata ve anlaşmaya vardığını açıkladı.

Saadi, Mukavemet Cephesi, hükümet, Haşdi Şabi ve Koordinasyon Çerçevesi'nden bir komitenin kurulması gerektiğini ancak Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin anlaşmayı bugüne kadar imzalamadığını netleştirdi.

Hukuk Bloku Başkanı ayrıca, "Hükümet, anlaşmanın imzalanmaması konusundaki tutumunu resmi olarak açıklamalıdır; çünkü Washington'ın bu anlaşmadan memnun olmayabileceğine dair şüpheler var ve bu durum Ali Zeydi'nin anlaşmayı imzalamaktan çekinmesine neden oldu." dedi. Bahse konu anlaşma, silahların yeniden düzenlenmesini vurguluyor.

Koordinasyon Çerçevesi'nden bilgi sahibi bir kaynak ise Kurdistan24'e yaptığı açıklamada, silahlı gruplar ile Koordinasyon Çerçevesi komitesi arasında herhangi bir anlaşma taslağının bulunmadığını, dosyanın hasla karmaşık olduğunu bildirdi.

Kaynak, yalnızca birkaç noktanın sözlü olarak ele alındığını, yazılı anlaşmanın mevcut olmadığını netleştirdi.

ABD, silahlı grupların silah bırakması için tanıdığı mühlet süresini 30 Haziran 2027'ye kadar uzattı. Buna karşılık Koordinasyon Çerçevesi, silahların devletin kontrolü altında toplanması için gruplarla görüşmek üzere bir komite kurdu. Buna rağmen bazı gruplar silah bırakmayı tamamen reddediyor.

Öte yandan Irak Başbakan Yardımcısı Muhammed Temim, bazı silahlı grupların silah bırakıp siyasi sahneye dahil olmak için üst düzey yürütme görevleri almayı şart koştuğunu açıkladı.

Temim, Irak Başbakanı'nın bu grupların yönetim sahnelerine katılmasına karşı olmadığını, şartın tamamen silah bırakmaları ve diğer siyasi taraflar gibi yasalara uymaları olduğunu vurguladı.

Bu adım, yasadışı silah krizine son vermek, bu güçleri resmi kurumların içine çekmek ve devlet ile toplumun istikrarına yönelik tehditleri azaltmak amacıyla atılan bir girişim olarak görülüyor.