DEM Parti: Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalı

"Haksız ve hukuksuz kararlarla sürecin üzerine gölge düşürmekten vazgeçilmeli"

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barış süreçlerinde zamanın hayati önem taşıdığına dikkat çeken Doğan; yasal kurulların faaliyete geçirilmesi, Abdullah Öcalan’ın çalışma ve görüşme koşullarının iyileştirilmesi, AİHM kararlarının uygulanması ve kayyئm politikalarından vazgeçilmesi çağrısı yaptı.

4 Kasım demokratik siyasete vurulmuş bir darbedir

HDP milletvekilleri ve eş genel başkanlarının tutuklandığı 4 Kasım 2016 operasyonunun 10. yılı olduğunu hatırlatan Doğan, sürecin demokratik siyasete ve halk iradesine yönelik bir kırılma noktası olduğunu belirtti. Kobani Davası’nın hukuki değil siyasi bir süreç olduğunu savunan Doğan; Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere tutuklu siyasetçiler hakkında verilen AİHM kararlarının derhal uygulanmasını ve tutukluların serbest bırakılmasını istedi.

Barış süreçlerinde zaman kaybedilmemeli, kurullar çalıştırılmalı

Toplumun ve siyaset kurumunun Çerçeve Yasa sonrası somut adımlar beklediğini kaydeden Doğan, barış süreçlerinin gecikmeyi kaldıramayacağını ifade etti:

"Barış süreçlerinde zaman hayati önem taşır. Ülke olarak geçmiş deneyimlerden bunu acı bir şekilde öğrendik. Barış ve Siyasallaşma Kurulu başta olmak üzere ilgili tüm kurullar artık etkin biçimde çalıştırılmalıdır. Meclis İzleme Komisyonunun kuruluş çalışmaları gecikmeden tamamlanmalı, kapsayıcı ve karar alıcı bir niteliğe kavuşturulmalıdır."

Öcalan ile görüşme ve iletişim imkanları sağlanmalı

Sürecin sağlıklı ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki ve hukuki çalışma şartlarının düzenlenmesi gerektiğini belirten Doğan, şunları kaydetti:

"Sayın Öcalan’ın bu sürece etkin katılımını sağlayabilmesi için çalışma, görüşme ve iletişim koşulları oluşturulmalıdır. İmralı’daki yeni çalışma ortamı olumlu ancak sınırlı bir adımdır. Gazetecilerin, sivil toplum ve hak örgütlerinin İmralı’ya gidip doğrudan görüşme yapabilmesinin önü açılmalı, rutin görüşme periyodu güvenceye alınmalıdır.

Kayyum uygulamalarına derhal son verilmesi ve halk iradesine saygı duyulması çağrısında bulunan Ayşegül Doğan, belediyelerin seçilmiş asıl sahiplerine bırakılmasının toplumun ortak beklentisi olduğunu söyledi. AİHM ile AYM kararlarının eksiksiz uygulanması gerektiğinin altını çizen Doğan; cezaevlerindeki ağır hasta mahpusların ivedilikle tahliye edilmesini, İdare ve Gözlem Kurulları eliyle sürdürülen baskıcı uygulamaların durdurulmasını talep ederek, "Haksız ve hukuksuz kararlarla bu sürecin üzerine gölge düşürmekten vazgeçilmelidir." ifadelerini kullandı.

Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engellerin, yasakların ve adli soruşturmaların kaldırılmasının elzem olduğunu belirten Doğan, yurttaşların demokratik haklarını cezasızlık ve korku olmadan kullanabildiklerini sahada görmeye ihtiyaç duyduklarını kaydetti. Çözüm sürecinin şeffaf ve kamuoyuna açık ilkelerle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan DEM Parti Sözcüsü; böylece "Süreç durdu mu, kriz mi var?" şeklindeki manipülatif kaygıların ve spekülasyonların önüne geçilebileceğini ifade ederek, mevcut eksikliklerin giderilmesi için tüm tarafları somut bir yol haritası etrafında ortak sorumluluk almaya davet etti.