Azad Yaşar
Yazar
Kürdistan tarihinde yeni bir sayfa: Kürt milli ordusu Peşmerge
Bazı günler yalnızca takvim sayfalarında kalmaz, bir halkın hafızasına da yazılır. 21 Eylül 2026, Kürtler için böylesi bir gündür. Kürdistan Bölgesi'nde farklı siyasi yapılara bağlı Peşmerge güçlerinin ortak bir kurum ve komuta sistemi altında birleşmesi, yalnızca askeri bir düzenleme değil, yarım asra yaklaşan mücadelenin ardından aşılmış tarihsel bir eşiktir. Başkan Neçirvan Barzani, Başbakan Mesrur Barzani ve Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani'nin katıldığı törenle ilan edilen bu dönem, özellikle 1990'lardan bu yana beklenen bir hedefin gerçekleşmesi bakımından ciddi önem taşımaktadır.
Dağlardan kuruma
Peşmerge'nin tarihi, Kürtlerin modern siyasi tarihiyle iç içedir. Saddam Hüseyin rejimine karşı mücadeleden 1991 sonrası Kürdistan Bölgesi'nin oluşumuna, 2003 sonrası Irak'ın yeniden yapılanmasından DAİŞ'e karşı savaşa uzanan bu tarih, Peşmerge'yi yalnızca silahlı bir güç değil, varoluş mücadelesinin sembolü haline getirdi. Ancak siyasi kurumlar ortaklaşırken güvenlik yapısının önemli bölümü uzun süre farklı komuta zincirlerinde kaldı. Bugün aşılmaya başlanan temel mesele budur. Peşmerge'nin birleşmesi, güçlerin aynı çatı altında toplanmasından fazlasını ifade ediyor: parti merkezli yapılardan ortak Kürdistan kurumuna geçiştir.
Asıl kazanım: Kurum
Kalıcı bir siyasi yapı, yalnızca liderleri veya askeri kapasitesiyle değil, kişilerin ve partilerin üzerinde işleyen kurumlarıyla güçlenir. Neçirvan Barzani'nin Peşmerge'nin parti gücü değil, Kürdistan'ın gücü olması gerektiği yönündeki vurgusu, Mesrur Barzani'nin profesyonel ve birleşik Peşmerge hedefi doğrultusunda yürüttüğü reformlar ve Kubad Talabani'nin katkısı, dönüşümün siyasi boyutunu ortaya koymaktadır. Burada kazanan herhangi bir parti değil, Kürdistan'ın kurumsal kapasitesidir.
Ateş çemberinin ortasında
Kürdistan Bölgesi, Irak, İran, Türkiye ve Suriye eksenindeki gelişmelerin, güvenlik aktörlerinin ve bölgesel rekabetlerin ortasında bulunuyor. Böyle bir coğrafyada ortak komuta yapısına kavuşan Peşmerge, yalnızca güvenliği değil, siyasi istikrarı ve kurumsal dayanıklılığı da güçlendiriyor. Bu dönüşüm, yıllardır uluslararası koalisyon ve özellikle ABD ile yürütülen reform sürecinin de önemli bir sonucudur. Ancak birleşme bir son değil, yeni bir sınavın da başlangıcıdır: Ortak komutanın kalıcılaştırılması, eğitim ve terfi sistemlerinin standartlaştırılması ve Peşmerge'nin parti rekabetlerinin dışında tutulması oldukça önemlidir.
Başûr'dan dört parçaya uzanan anlam
Bu gelişmenin yankısı elbetteki Başûr Kürdistan sınırlarını da aşacaktır. Bakur, Rojava ve Rojhilat'taki Kürtler ile diaspora için Peşmerge, ortak hafızanın en saygın sembollerinden biridir. Kürt tarihinin temel sorunlarından biri, ortak hafızayı ve kimliği kalıcı siyasi kurumlara dönüştürmekti. Bugünkü gelişme, bu açıdan dikkat çekici bir örnek teşkil etmektedir.
Şehitlerin mirasından geleceğe
Bugünü ve bu mücadelenin bedelini ödeyenleri anmadan anlatmak mümkün değil. Dağlarda, köylerde ve cephelerde hayatını kaybeden Peşmergeler, özellikle DAİŞ'e karşı savaşta yaşamını yitirenler, kurulan yapının tarihsel hafızasının esas kaynağıdır. Peşmerge'nin birleşmesi yalnızca geçmişin bir başarısı değil, geçmişte verilen mücadelenin geleceğe bırakılan kurumsal mirasıdır da. Kürtler uzun yıllar büyük kahramanlık hikayeleri yazdı. Şimdi o hikayelerin üzerine kalıcı kurumlar inşa etme zamanı.
Tarihe düşülen not
21 Eylül 2026'nın önemi burada yatıyor. Bu gelişme Kürdistan'ın siyasal, ekonomik, askerî ve bölgesel sorunlarını bir anda çözecek değil, ancak tarih yalnızca sorunların bittiği zamanda değil, bazen geleceğin yönünü belirleyen bir eşik ile de aşılır. Bugün böylesi bir tarihsel eşik aşıldı. Bu nedenle 21 Eylül 2026, yalnızca Peşmerge'nin birleştiği gün değil, Kürdistan'ın kurumsal tarihinde yeni bir sayfanın açıldığı tarih olarak da hatırlanmalıdır. Bu bağlamda emek ve çaba sarf eden herkese bir Kürt bireyi olarak şükranlarımı sunuyorum.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.