Erdoğan’ın Başdanışmanı: Yeni Parti özgün bir politika üretemez
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) ayrılan Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin kurduğu 'Yeni Parti'ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uçum, ''Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu.'' dedi.
Mehmet Uçum, bugün (26 Temmuz 2026) sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, ''Türkiye’nin gündeminde CHP ve Yeni Parti ayrışması genel politikanın ihtiyaçları açısından son derece önemsizdir. Çünkü bu ayrılığın dünya görüşü farkıyla hiç bir ilgisi yoktur. Zaten aktüel gündemle ilgilenenler de konuyu siyasi magazin olarak ele alıyor. Bütün tartışmalar kalanların ve ayrışanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklanıyor.'' ifadelerini kullandı.
''Aslına bakılırsa konu kaynak parti CHP’den 13. partinin çıkmasından başka bir sonuç ifade etmez.'' diyen Uçum, sözlerine şöyle devam etti:
''Nasıl geçmişte ayrışanlardan Demokrat Parti ve (Ecevit etkisiyle) DSP hariç diğerleri bir anlam oluşturmadıysa bu Yeni Parti’de bir mana üretemez. Çünkü ayrışma bir genel politika farklılığından değil tamamen subjektif ajandalar üzerinden gerçekleşmiştir. Özellikle parti kongre süreçlerindeki ve başta İstanbul olmak üzere yerel yönetimlerin pratiğindeki usulsüzlük ve yolsuzluk işlerine sahip çıkanların bu ayrışmanın öncülüğünü yapması ibretlik durumu ortaya koyuyor.
Malum genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı bu ayrılanlar CHP’de kalırdı. Geçersizlik kararına karşı hukuka direnme gibi abes bir tavrın sonuç almayacağı görülünce ayrı bir parti seçeneğine sarılmak tercih edilmiş oldu. Nerede politik perspektif farkı, nerede ideolojik ayrılık. Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu. O yüzden ülke siyasetinde sanki büyük bir olaymış gibi ele alınan Yeni Parti konusu kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez. CHP bu ayrışma ile esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu. CHP sonuçta yine CHP’dir. Sel gider kum kalır. Bu söylediklerim sadece gözleme dayalı bir tespitten ibarettir. Başka manalar çıkarmak isteyenler olursa yanılırlar. Hiç uğraşmasınlar.''