Eylül Devrimi: Birlikte yaşamın güvencesi ve tüm kesimleri buluşturan çatı

Bugün, ölümsüz lider (Nemir) Mele Mustafa Barzani liderliğinde başlatılan Büyük Eylül Devrimi’nin üzerinden 65. yıl geçti; söz konusu devrim, Güney Kürdistan’ın çağdaş tarihinde en büyük ve en uzun süreli silahlı ve ulusal hareket olarak kayda geçmiş, tüm bileşenleri aynı savunma cephesinde bir araya getiren kapsayıcı bir çatı olmuştur.

Eylül Devrimi, Kürt halkının özgürlük mücadelesinde temel bir dönüm noktası oluşturdu. Mele Mustafa Barzani’nin ulusal ve kapsayıcı vizyonu sayesinde devrim, bölgesel ve mezhepsel sınırları aşarak Kürdistan’daki tüm etnik ve dini bileşenleri meşru hakları etrafında ortak bir hedef doğrultusunda bir araya getirdi. Kürdistan’daki bileşenler de, Barzani’nin karizması ve liderliğinin, her bir kesimin kendisini devrimin sahibi olarak görmesini sağladığını ve bu doğrultuda tüm imkanlarıyla destek sunduklarını vurgulamaktadır.

Büyük Eylül Devrimi, ilk kez Güney Kürdistan’ın Zaho’dan Hanekin’e kadar uzanan tüm coğrafyasını tek bayrak ve ortak ulusal hedef altında birleştirmeyi başardı. Bu süreçte Peşmerge, örgütlü ve ulusal bir savunma gücü olarak yapılandırıldı; dönemin Irak rejiminin en büyük askeri saldırıları karşısında direnerek halkın iradesini ortaya koydu.

Eylül Devrimi’nin en önemli siyasi kazanımı, Bağdat yönetimini Kürt halkının meşru taleplerini kabul etmeye zorlaması oldu; bu sürecin sonucunda 11 Mart 1970 tarihli tarihi anlaşma imzalandı.

Irak devleti tarihinde ilk kez Kürt halkına “özerklik” hakkı resmen tanındı ve Kürtçe, Arapça ile birlikte Kürt bölgelerinde resmi dil olarak kabul edildi.

Silahlı mücadelenin yanı sıra devrim, toplumsal ve kültürel alanlara da büyük önem verdi; devrimin kontrolü altındaki bölgelerde ilk kez anadilde eğitim başlatıldı, basın-yayın ve kültürel faaliyetler geliştirildi. Aynı zamanda idari kurumlar ve yargı mekanizmaları oluşturuldu; bu da Kürdistan’daki özgürlük mücadelesinin sonraki aşamalarında yönetişim ve ulusal bilinç açısından sağlam bir temel oluşturdu.