Şam'dan "tek ulusal ordu" ve bütünleşme açıklaması
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, Sezar Yasası yaptırımlarının geride kaldığı ve tek bir ulusal ordu inşasıyla ülkenin bütünlüğünün sağlandığı mesajını vererirken, Türkiye ile kurulan kurumsal bağların ve mülteci dönüş programlarının hız kesmeden süreceğini bildirdi.
Bakan Şeybani, Şam’da bir araya geldiği Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile düzenledikleri ortak basın toplantısında konuştu.
Ağustosta Ankara'daki görüşmelerinin üzerinden yalnızca birkaç gün geçmesinin ardından "iki ülke arasındaki ortaklığın ivmesini ortaya koyduğunu" belirten Şeybani, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin "sağlam temeller üzerinde ilerlediğini" kaydetti.
Esad rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye'nin Şam'daki büyükelçiliğinin kapılarını yeniden açan ilk ülkeler arasında yer aldığını anımsatan Şeybani, Türkiye'nin sınır kapılarını ve ikmal hatlarını yeniden açtığını, uluslararası platformlarda Suriye halkına uzun yıllardır uygulanan yaptırımların kaldırılması için öncü rol üstlendiğini söyledi.
İki ülke arasında cumhurbaşkanları ve bakanlar düzeyinde onlarca görüşme gerçekleştirildiğini aktaran Şeybani, karşılıklı 40 anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını, 22 Suriye bakanlığı ve kurumunu Türkiye'deki muhataplarına bağlayan kurumsal iletişim ağı oluşturulduğunu belirtti.
Suriye’deki silahlı güçlerin tek bir ordu altında toplanmasına ilişkin Şeybani, "Tek bir ulusal ordu oluşturma, silahların meşru kurumların elinde toplanması ve kuzeydoğunun tamamen Suriye'ye ait bir süreç kapsamında ulusal bütünlüğe yeniden dahil edilmesi yolunda kararlı adımlarla ilerliyoruz." dedi.
Şeybani, 20 aylık yoğun çalışmalarının sonuçları kapsamında dış politikada ABD'nin uyguladığı yaptırım "Sezar Yasası" sayfasının kapatıldığını, Suriye'nin terörizme destek veren ülkeler listesinden çıkarıldığını, böylece Arap ve uluslararası platformlardaki doğal konumunu yeniden kazandığını vurguladı.
Türkiye'deki Suriyelilerin geri dönüşü konusunda barınma, çalışma ve ulaşım hizmetlerini kapsayan, Suriye tarafından yönetilecek kapsamlı bir düzenli geri dönüş programı hazırladıklarını dile getiren Şeybani, programın geri dönüş bölgelerindeki yeniden imar projeleriyle uyumlu şekilde yürütüleceğini aktardı.
Ankara'daki büyükelçiliğin açılışının eşiğinde olduklarını da söyleyen Şeybani, bunu “önemli bir adım” olarak nitelendirdi.
Stratejik ortaklığın inşa edilmesinin bölgesel tablonun bilinçli şekilde değerlendirilmesini gerektirdiğini belirten Şeybani, şu sözleri sarf etti:
"İsrail işgal güçleri ulusal egemenliği ihlal etmeyi ve güney bölgelerine yönelik toprak ihlallerini sürdürüyor. İsrail, güvenli köyleri ve sivillerin mülklerini hedef alıyor. İsrail'in 18 Ağustos'ta Ebu Zuhur Havalimanına düzenlenen saldırının doğrudan askeri boyutunun ötesinde anlamlar taşıyor. Saldırı Suriye devletinin yeniden inşa sürecini hedef alan yıkıcı bir mesaj niteliğinde."
"Suriye-Türkiye yakınlaşmasını engelleme çabasının bölgeyi zayıflık ve bölünmüşlük içinde tutma yönündeki açık bir arzuyu yansıttığını" belirten Şeybani, Suriye'nin bu tırmanış karşısındaki tutumunun sabit ve kararlı olduğunu ifade etti.
Şeybani, Suriye'nin bugün tam egemenliğiyle kendi ulusal politikalarının yol haritasını özgür iradesiyle çizdiğini vurgulayarak, "ortaklıklarını seçtiğini, yatırımlarının ve kalkınmasının yönünü ulusal çıkarları doğrultusunda belirlediğini" ifade etti.
Ebu Zuhur Havalimanının hedef alınmasının "hiçbir meşru, hukuki veya başka bir gerekçesi bulunmadığını" kaydeden Şeybani, saldırının "karşı tarafı tanımayan ve ona saygı göstermeyen bir politikanın uygulanmasından ibaret olduğunu" bildirdi.
Uluslararası topluma da çağrıda bulunan Şeybani, Suriye'nin korunması ve desteklenmesi için uluslararası hukuka ve kabul gören değerlere saygı gösterilmesini istedi.