Bayık: Türkiye devletini parçalamak ve bir devlet kurmak istemiyoruz
KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, yürütülen sürece ilişkin yaptığı açıklamada ayrılıkçı bir hedeflerinin bulunmadığını vurgulayarak, temel taleplerinin Kürt kimliği, dili ve kültürünün anayasal güvence altına alınması olduğunu ifade etti.
Bayık, NÛÇE TV’de yayınlanan Hevpeyvîn programında gündeme, müzakere sürecine ve bölgesel gelişmelere ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Sürecin yürütülmesinde Abdullah Öcalan’a tam yetki verdiklerini belirten Bayık, devletin de bu doğrultuda Öcalan’ı muhatap aldığını ifade etti. Görüşmelerin kendi iradeleri doğrultusunda ilerlediğini aktaran Bayık, "Öcalan süreçte tarihi bir misyon üstlenmiştir. Devletle temas kurma görevini hareket adına verdik; atılan adımlar hareketimizin ve halkımızın görüşleri doğrultusundadır." dedi.
Doğrudan olmasa da aracı kanallarla Öcalan ile iletişim kurduklarını aktaran Bayık, sürecin yasal bir zemine kavuşmasının ardından İmralı’ya heyetlerin, akademisyenlerin, gazetecilerin ve bizzat KCK temsilcilerinin gitmesi gerektiğini savundu. Bayık, sürecin yavaş ilerlemesi ve yasal düzenlemelerin yetersizliği nedeniyle takvimin uzama riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Devletten taleplerinin açık olduğunu vurgulayan Bayık, Türkiye’yi bölmek ya da ayrı bir devlet kurmak gibi bir hedeflerinin olmadığını belirtti. Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün anayasal güvenceye kavuşturulmasını istediklerini dile getiren Bayık, "Kürtler kendi topraklarında özgürce yaşamak istiyor. Türkiye anayasasında ve yasalarında köklü değişiklikler yapılmalıdır." ifadelerini kullandı.
PKK'nin örgütsel olarak siyasi zemine evrilmesi ve silahların bırakılması tartışmalarına değinen Bayık, "Biz silaha aşık değiliz; halkımızı korumak için silahlandık ve yeni bir savaş istemiyoruz. Ancak somut garantiler istiyoruz. Öcalan fiziki olarak özgürleşmediği, cezaevlerindeki siyasi ve hasta tutuklular tahliye edilmediği, terör listeleri revize edilmediği ve yasal siyaset hakkı güvenceye alınmadığı sürece silah bırakmayız." dedi.
Suriye’deki duruma da değinen KCK Eş Başkanı, Suriye yönetiminin Rojava’da eski "Baas zihniyetini" yeniden tesis etmeye çalıştığını öne sürerek, Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunması gerektiğini kaydetti.
Mazlum Abdi’nin Şaraa yönetiminde danışmanlık görevi üstlenmesini eleştiren Bayık, "Mazlum Abdi daha önce herhangi bir resmi makam kabul etmeyip halkın içinde kalacağını belirtmişti. Eğer bu adım tüm Kürtler adına kurumsal bir temsiliyet içermiyorsa kabul edilmemeliydi; kamuoyundaki eleştirileri haklı buluyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Mevcut yasal çerçeveyi hem hareketlerinin hem de Öcalan’ın "yetersiz" gördüğünü belirten Bayık, Türkiye'de köklü bir demokratikleşme yaşanmadan Kürt meselesinin kalıcı çözüme ulaşamayacağını, sürecin sabote edilme riskine karşı dikkatli ve stratejik hareket ettiklerini vurguladı.