Hatimoğulları: Barış süreci bize altın tepsiyle sunulmayacak
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, barış sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Bize barış süreci altın tepsiyle sunulmayacak, mücadele ede ede kazanacağız." dedi.
DEM Parti Erzurum İl Örgütü bugün (27 Eylül 2026) İkinci Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Kongreye Tülay Hatimoğulları ile çok sayıda DEM Partili katıldı.
Konuşmasında "Barış ve Demokratik Toplum" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, çerçeve yasanın uygulanmasına ilişkin beklentilerini dile getirdi.
Tülay Hatimoğulları, ''Bakın bu çerçeve yasa şu anda bütün Türkiye’ye çok önemli bir fırsat verdi. Ama hakkıyla uygulanması şartıyla bir fırsattır bu. Şayet bu çerçeve yasanın ortaya koyduğu, koyacağı ve pratik süreçlerde somut adımların atılması gerçekleşmezse biz bu süreci hep birlikte kaybetmiş oluruz. Dolayısıyla burada sorumlular, başta devlet ve iktidar olmak üzere sorumlular, taraflar görev ve sorumluluklarını yerine getirme bilinciyle davranmak durumundalar.'' ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, "107 yıl önce Erzurum Kongresinde hedef olarak işaret edilen eşitliğe dayalı kardeşlik sözleşmesinin hâlâ hayata geçmeyi beklediğini" belirterek, "Bizler Türkiye’deki yurttaşlar olarak, 86 milyon yurttaş olarak şunu beklemekteyiz: Bu ülkede yaşayan Kürtler, Aleviler, bütün farklı halklar ve inançlar kendi dilleriyle konuşabilmeli, kendi dilleriyle ana eğitimlerini yapabilmeli, kendi kültürlerini özgürce yaşayabilmeli, inançlarını kimse kimseye karışmadan yaşayabilmeli. İşte bunun adı eşit yurttaşlıktır." dedi.
"Bir adım ileri atıp beş adım geri atılacak bir süreci toplum kaldırmaz"
Sürecin "bir halkın geri plana itildiği bir anlayışla" yürütülemeyeceğini söyleyen Hatimoğulları, "Bir adım ileri atıp sonra beklentiye sokarak toplumu, beş adım geriye atılacak bir süreci inanın ki Erzurumlu da kaldırmaz, Amedli de kaldırmaz, Ankaralı da İzmirli de İstanbullu da kaldırmaz. Dolayısıyla yüzümüzü bu süreci başarıya taşımak için dönmek ve ileriye adım atmak zorundayız" diye konuştu.
Hatimoğulları, ekim ayının silahların sustuğu bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini belirterek, "Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu ay, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz" dedi. Hatimoğulları, bunun için "teyit tespit sürecinin" hızla tamamlanması, çerçeve yasanın Milli Güvenlik Kurulu kararına resmi olarak bağlanması ve bunun Resmî Gazete’de yayımlanması gerektiğini ifade etti.
"Barış süreci bize altın tepsiyle sunulmayacak"
Barış ve demokratik toplum sürecinin bölge açısından önemine dikkati çeken Hatimoğulları, sürecin izlenerek beklenemeyeceğini söyledi ve "Bu sürecin başarısı izleyerek, görerek, 'acaba ne olacak' diye DEM Parti’de mücadele yürüten değerli yoldaşlarımızın, canlarımızın bekleyeceği bir durum yok. Bize barış süreci altın tepsiyle sunulmayacak, mücadele ede ede kazanacağız" dedi.
Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla yeni bir sürecin başladığını belirten Hatimoğulları, Kürt sorununun çözümünün siyasi ve hukuki bir zemine kavuşması gerektiğini savundu. DEM Parti’nin örgütlenmesinin önemine değinen Hatimoğulları, şöyle konuştu:
''Bu perspektifi hayata geçirebilmenin en önemli yolu partimizi güçlendirmek. DEM Parti’yi her yerde örgütlemek; sokak sokak, mahalle mahalle meclisler, mahalle komisyonları şeklinde güçlü bir örgütlenme. Kadın örgütlenmesini daha güçlendirmek, gençlik örgütlenmesi, ekoloji mücadelesi ve bütün siyasal ve toplumsal alanlarda çok daha güçlü örgütlenmek. Sadece protesto eden, sadece talep eden değil, hakkını koparan, alan, somut kazanımlarla süreci taçlandıran bir döneme geçmek durumundayız.''
Türkiye’de "derin bir demokrasi krizi" olduğunu savunan Hatimoğulları, iktidarın süreçte sürekli tek taraflı adım beklediğini söyledi. Hatimoğulları, Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması konusunda Milli Güvenlik Kurulu kararına ihtiyaç olmadığını belirterek, AİHM kararlarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kayyum uygulamalarına da değinen Hatimoğulları, "Ahmet Türk, Devrim Demir ve yerlerine kayyum atanmış bütün belediye eş başkanlarımızın görevlerine geri dönmesi için Milli Güvenlik Kurulu kararına mı ihtiyaç var? Hayır. Kayyum yasası çekilecek. Hatta kayyum yasası fiilen çekilmeden uzatmalar yapılmayacak ve kayyumlar el çektirilecek gasbettikleri görev yerlerinden ve seçilmişler, atanmışların yerine geri gelecek" dedi.
Hatimoğulları, gazeteci, yazar, siyasetçi ve derneklerin sosyal medya hesaplarının kapatıldığını belirterek, "Eğer bu söylenenlerde ciddiyseniz, eğer bu söylenenlerde samimiyseniz gerçekten, muhalefete olan baskılara, farklı sese olan baskılara, düşünce, ifade ve örgütlenme üzerindeki baskılara son vermek zorundasınız, bitirmek zorundasınız" diye konuştu.