Suriye Cumhurbaşkanı: Suriye-Irak sınırı tamamen güvenli
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şaraa, Suriye ile Irak arasındaki sınırın tamamen güvenli olduğunu belirterek, iki ülke arasında ortak koordinasyonun bulunduğunu ve güvenliklerini tehdit eden ya da tehlikeye atan hiçbir örgütün kalmadığını belirtti.
Suriye Cumhurbaşkanı Şaraa, Bağdat merkezli Dicle TV'ye verdiği röportajda, Suriye-Irak ilişkilerini değerlendirdi.
Suriye ile Irak arasındaki toplumsal ilişkilerin tarihi nitelikte olduğunu ve her iki ülkenin kaderinin birbirine bağlı olduğunu söyleyen Şaraa, devletler arasındaki ilişkilerin kişisel arzulara göre değil, aksine bu ilişkileri düzenleyen kurallar ve temeller üzerinde yükselmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ekonomik Ortaklık ve Stratejik Güzergahlar
Ekonomik iş birliği alanına değinen Şaraa, su kaynakları başta olmak üzere Irak ile çok sayıda ortaklığa sahip olduklarını ifade etti.
"İlişkiler ortak çıkarlar temelinde kurulmalıdır." diyen Şaraa, bu çıkarların bozulmayacak ve çözülemeyecek kadar sağlam bir şekilde inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Suriye’nin Irak’ın Akdeniz’e açılan kapısı konumunda olduğunu belirten Şaraa, "Irak petrolünün güvenilir bir ihracat kapısına ihtiyacı var ve Suriye’deki Akdeniz limanları bu amaç için en ideal kapılardır." değerlendirmesinde bulundu.
Suriye Cumhurbaşkanı, ülkesinin Fav Limanı'nı Akdeniz'e bağlayan stratejik bir güzergah olacağını, Irak’ın ise Suriye ile Suudi Arabistan arasında köprü vazifesi görecek bir koridor oluşturacağını kaydetti.
Bağdat ile İlişkiler ve Bölgesel Yaklaşım
Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin ziyaretini memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Şaraa, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Göreve geldiğinde kendisine tebriklerimizi ilettik. Şam’a ayak bastığımız andan itibaren Bağdat’ın politikaları son derece olumlu oldu. Tabii ki bazı çevrelerin farklı bir tutum benimseme yönündeki çabalarına rağmen bu olumlu çizgi korundu."
Suriye’nin Irak’a hiçbir zaman mezhepsel bir perspektiften yaklaşmadığının altını çizen Şaraa, yeni dönemde Suriye’deki ilk doğrudan yabancı yatırımın Iraklı iş insanları tarafından gerçekleştirildiğini hatırlattı.
Şaraa, iki ülke arasındaki yaklaşık 100 milyon dönümlük ortak tarım arazisinin bölgenin "gıda sepeti" kabul edildiğini ve bu potansiyelin yaklaşık 130 milyon insanın gıda ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğunu bildirdi.
DAİŞ Unsurlarının İadesi ve Güvenlik Politikaları
DAİŞ unsurlarının Irak’a teslim edilmesi sürecine de değinen Şaraa, bu kritik adımın hassas bir dönemde atıldığını ve aralarında 3 bin Suriyeli savaşçının da bulunduğunu ifade ederek, bu kişilerin iadesi hususunda Irak yargı makamlarıyla görüşmeler gerçekleştirildiğini kaydetti.
Geçmişteki Irak deneyimine ilişkin ise Şaraa şu ifadeleri kullandı:
"Irak’ın ABD işgaline karşı takındığım tavır, hiçbir örgütsel ilişkiye veya dış sadakate bağlı değildi. 2003 olaylarından sonra Irak’taki hiçbir mezhepsel çatışmanın tarafı ya da müdahili olmadım."
O dönemde hiçbir sivil veya silahsız bireye zarar vermediğini belirten Şaraa, 2011 yılında Irak hapishanesinden tahliye edildiğini ve Suriye devriminin başlamasıyla birlikte ülkesine geri döndüğünü aktardı.
Irak Hükümetinin silahların kontrol altına alınması ve yolsuzlukla kararlı mücadele hamlelerini değerlendiren Şaraa, "Devletin koruması gereken alanlarda farklı silahların ve silahlı grupların varlığı, devleti korumak bir yana zayıflatır." dedi.
Şaraa, "Yüksek güvenlik teyakkuzu devam ediyor. Suriye'nin istikrarı Irak'ın, Irak'ın istikrarı Suriye'nin yararınadır." diye konuştu.
Siyasi aktörlere Başbakan Ali Zeydi'nin liderliğindeki silahların denetlenmesi sürecine destek vermeleri çağrısında bulunan Şaraa, halkın da Zeydi'nin yolsuzlukla mücadele çabalarının arkasında durması gerektiğini vurguladı.
Seyyide Zeynep ziyareti
Irak'tan Seyyide Zeynep türbesine ziyaret taleplerine ilişkin soruya Şaraa, "Seyyide Zeynep türbesi ziyareti için engel yok, sadece güvenlikten emin olmak istiyoruz, kapılar yakında açılacak. Sadece mezhepsel duyguları körüklemek isteyen örgütler nedeniyle güvenlikten emin olmak istiyoruz." yanıtını verdi.