Ulusal kimlik, kolektif hafıza ve Başkan Mesud Barzani’nin onurlu liderliği

Ulusal kimlik, kolektif hafıza ve Başkan Mesud Barzani’nin onurlu liderliği
Ulusal kimlik, kolektif hafıza ve Başkan Mesud Barzani’nin onurlu liderliği

Bir halkın ulusal kimliği, yalnızca resmi belgelerle ya da haritalarla tanımlanmaz. Asıl kimlik, hafızada yaşar. Acılarla, direnişlerle, kayıplarla ve umutlarla şekillenir. Kürt halkının kimliği de yüzyıllar boyunca bu kolektif hafızayla ayakta kalmıştır. Devletsizliğe, inkara ve parçalanmışlığa rağmen silinmeyen bu hafıza, Kürt ulusal bilincinin en güçlü dayanağı olmuştur.

Başkan Mesud Barzani’nin tarihsel rolü, işte bu hafızayı koruyan ve onu dünyaya anlatabilen bir liderlik çizgisinde anlam kazanır. O, Kürt halkının yaşadıklarını ne unutturan ne de öfkeye teslim eden bir yol izlemiştir. Barzani’nin duruşu, geçmişi inkar etmeden geleceği inşa etme çabasıdır. Onun yürüttüğü diplomasi, yalnızca devletlerle kurulan ilişkiler değil; bir halkın kendisini onurlu bir şekilde ifade edebilme mücadelesidir.

Kürt halkı uzun yıllar boyunca ya sessiz kalmaya zorlandı ya da başkalarının yazdığı hikayelerin içinde yer aldı. Başkan Barzani, bu sessizliği bozan liderlerden biri oldu. Kürtlerin kendi hafızasını, kendi kelimeleriyle ve kendi iradesiyle uluslararası alana taşıdı. Kürt meselesini yalnızca bir güvenlik başlığı olarak değil, bir ulusun varlık ve saygınlık meselesi olarak anlattı. Bu yaklaşım, Kürt kimliğinin algılanışında derin bir kırılma yarattı.

1991 sonrası oluşan Kürdistan Bölgesi, sadece askeri bir kazanım değil; diplomatik bir emekle ayakta kalan bir yapıdır. Başkan Barzani’nin yıllar boyunca kurduğu ilişkiler, Kürt halkının yalnız olmadığını dünyaya göstermiştir. Hewlêr’in (Erbil) muhatap alınması, Kürdistan bayrağının diplomatik alanlarda görünür hale gelmesi ve Kürt temsilcilerin dünya başkentlerinde kabul görmesi, kolektif hafızada gururla yer eden gelişmelerdir. Bunlar, bir halkın görünmez olmaktan çıkışının simgeleridir.

DAİŞ karanlığı bölgeyi sardığında Kürt halkı bir kez daha tarihsel bir sınavla karşı karşıya kaldı. Peşmerge’nin direnişi, yalnızca toprak savunması değil; insanlık onurunun savunmasıydı. Bu direnişin dünyada yankı bulması, Başkan Barzani’nin yıllar boyunca inşa ettiği güven ve saygınlığın sonucuydu. O günlerde Kürt halkı, mağdur kimliğinden çıkarak sorumluluk alan bir halk olduğunu gösterdi. Bu anlar, Kürt kolektif hafızasında derin bir gurur ve özgüven yarattı.

Suriye krizi sırasında Başkan Barzani’nin tutumu da aynı ulusal hafıza bilinciyle şekillendi. Sınırlar Kürt halkını ayırmış olsa da, hafıza birliğini korudu. Barzani, Suriye Kürtleri arasında diyalog ve birlik çağrıları yaparken, parçalanmışlığın kader olmadığını hatırlattı. Bu yaklaşım, milli duygunun dar bir siyasal çıkar değil; uzun vadeli bir ulusal sorumluluk olduğunu gösterdi.

2017 bağımsızlık referandumu, Kürt halkının hafızasında silinmeyecek bir irade anı olarak yer aldı. Sandığa yansıyan her oy, geçmişin acılarından çok geleceğe duyulan inancı temsil ediyordu. Başkan Barzani’nin bu süreci barışçıl ve demokratik bir çerçevede yürütmesi, Kürt ulusal talebinin zorla değil, halk iradesiyle ifade edilmesi gerektiğine olan inancını ortaya koydu. Referandumdan sonra görevi bırakması ise, makamdan önce dava diyen bir liderlik anlayışının hafızalara kazınan güçlü bir örneği oldu.

Bugün Kürt halkı, ulusal kimliğini yalnızca geçmiş acılar üzerinden değil; siyasal olgunluk, diplomatik temsil ve onurlu duruş üzerinden de tanımlamaktadır. Bu dönüşüm kendiliğinden gerçekleşmemiştir. Başkan Mesud Barzani’nin sabırlı, dengeli ve kararlı liderliği bu sürecin temel taşlarından biridir. O, kolektif hafızayı canlı tutarken, bu hafızayı geleceği kuran bir güce dönüştürmeyi başarmıştır.

Sonuç olarak Başkan Mesud Barzani, Kürt halkının hafızasında yalnızca bir siyasetçi olarak değil; ulusal onuru uluslararası alanda savunan, kimliği inkara karşı sözle ve duruşla koruyan bir lider olarak yer almaktadır. Onun mirası, Kürt kimliğinin dağlardan diplomasi masalarına uzanan yolculuğunun önemli bir parçasıdır. Bu miras, kolektif hafızada yaşamaya devam edecek ve gelecek nesillere aktarılacak ve bağımsızlıkla taçlandırılacaktır.

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.