Muazzez Baktaş
Yazar
Hewlêr'in (Erbil) ekonomik kalkınması
Bölgesel istikrarın, direnişin ve dönüşümün merkezi
Son yirmi yılda Hewlêr (Erbil), yalnızca bir şehir olarak değil; aynı zamanda Orta Doğu’nun değişen ekonomik, siyasal ve toplumsal dengelerini yansıtan güçlü bir dönüşüm merkezi olarak öne çıktı. Uzun yıllar boyunca savaşların, ambargoların, merkezi yönetim krizlerinin ve bölgesel istikrarsızlığın gölgesinde kalan Irak coğrafyasında Hewlêr’in ortaya koyduğu gelişim modeli, dikkat çekici bir ekonomik ve toplumsal kırılmayı temsil etmektedir. Bir dönem daha çok tarihi kimliği, kadim geçmişi ve direniş hafızasıyla anılan şehir; bugün modern şehirleşme anlayışı, yabancı yatırımları, büyüyen özel sektörü ve bölgesel ticaret kapasitesiyle Orta Doğu’nun en dinamik merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Ancak Hewlêr’in hikayesi yalnızca betonlaşan caddelerin, yükselen gökdelenlerin ya da büyüyen ticaret hacminin hikâyesi değildir. Bu hikaye aynı zamanda yıllarca inkar edilen, savaşlarla yıpratılan, kimliği bastırılmaya çalışılan bir halkın yeniden ayağa kalkma iradesinin ekonomik alandaki yansımasıdır. Çünkü Kürdistan coğrafyasında kalkınma yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda var olabilmenin, ayakta kalabilmenin ve geleceğe umut taşıyabilmenin adıdır.
Özellikle 2003 sonrası süreç, Hewlêr açısından tarihsel bir dönüm noktası oldu. Irak’ta merkezi yapının sarsılmasıyla birlikte Kürdistan Bölgesi kendi ekonomik ve idari alanını daha görünür biçimde inşa etmeye başladı. Bu süreçte Hewlêr yalnızca siyasi bir merkez değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın lokomotifi olarak konumlandı. Şehirde oluşan görece güvenlik ortamı, yatırımcıların dikkatini kısa sürede bölgeye çekti. Irak’ın birçok kentinde güvenlik kaygıları günlük hayatı ve ticareti doğrudan etkilerken, Hewlêr daha istikrarlı bir ekonomik atmosfer sunarak farklılaşmayı başardı.
Bu güvenlik ve istikrar ortamı tesadüfen oluşmadı. Kürdistan Bölgesi’nin yıllar boyunca verdiği siyasi mücadele, Peşmergenin ortaya koyduğu direniş ve halkın ağır bedeller ödeyerek koruduğu toplumsal yapı, bugün ortaya çıkan ekonomik düzenin temelini oluşturdu. Bu nedenle Hewlêr’in ekonomik gelişimini değerlendirirken, onu yalnızca rakamlarla açıklamak eksik olur. Çünkü bu şehir aynı zamanda bir direniş hafızasının modernleşme sürecidir.
Bu farklılaşma özellikle inşaat ve altyapı yatırımlarında açık biçimde görüldü. Şehir merkezinde yükselen modern konut projeleri, alışveriş merkezleri, oteller, iş kuleleri ve yeni yaşam alanları Hewlêr’in fiziksel görünümünü büyük ölçüde değiştirdi. Bir dönem daha yatay ve geleneksel mimariyle şekillenen şehir, kısa süre içinde modern Orta Doğu kentleriyle yarışan bir siluete kavuştu. Bu dönüşüm yalnızca estetik bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik hareketliliğin, sermaye dolaşımının ve yeni bir orta sınıfın oluşumunun da göstergesidir.
Bugün Hewlêr sokaklarında görülen canlılık, yalnızca ekonomik büyümenin sonucu değildir. Aynı zamanda halkın geleceğe dair yeniden kurduğu umudun da görüntüsüdür. Savaşların yıktığı bir coğrafyada insanların yeniden yatırım yapması, üretmesi, üniversite kurması, kültür merkezleri açması gelecekleri için yeni bir hayat inşa etmeye çalışması başlı başına tarihsel bir dönüşümdür.
Özellikle enerji sektörü, Hewlêr’in ekonomik büyümesinin temel dinamiği haline geldi. Irak Kürdistan Bölgesi’nin sahip olduğu petrol ve doğal gaz rezervleri, bölgenin uluslararası enerji şirketleri açısından stratejik önem kazanmasını sağladı. Çok sayıda yabancı enerji şirketi Hewlêr merkezli faaliyet yürütmeye başladı. Enerji gelirleri sayesinde kamu yatırımları hız kazandı; yollar, havaalanları, sağlık merkezleri ve yeni ticaret alanları oluşturuldu. Bugün Erbil Uluslararası Havalimanı yalnızca bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda Kürdistan’ın dünyaya açılan ekonomik kapılarından biri olarak görülmektedir.
Ancak Hewlêr’in dönüşümünü yalnızca petrol ekonomisiyle açıklamak eksik olur. Şehir zamanla bölgesel ticaretin önemli merkezlerinden biri hâline geldi. Özellikle Türkiye ile kurulan ekonomik ilişkiler, Hewlêr’in ticari kapasitesini ciddi biçimde artırdı. Türk şirketleri inşaat, enerji, lojistik, tekstil, mobilya ve gıda sektörlerinde büyük yatırımlar yaptı. Bugün Hewlêr çarşılarında, alışveriş merkezlerinde ve büyük projelerinde Türkiye merkezli şirketlerin etkisi açık biçimde hissedilmektedir. Bunun yanında Körfez ülkeleriyle gelişen ticari ilişkiler de şehrin ekonomik ağını genişletti. Böylece Hewlêr yalnızca Irak iç piyasasına bağlı bir kent olmaktan çıkarak bölgesel ticaret zincirinin önemli halkalarından biri hâline geldi.
Şehirdeki ekonomik hareketlilik sosyal yaşamı da doğrudan etkiledi. Yeni oteller, restoranlar, kültür merkezleri, üniversiteler ve özel eğitim kurumları Hewlêr’de farklı bir kent kültürünün oluşmasını sağladı. Özellikle genç nüfusun yabancı dil öğrenmeye yönelmesi, özel sektörün büyümesi ve uluslararası şirketlerin bölgede faaliyet göstermesi şehirde daha küresel bir yaşam anlayışını beraberinde getirdi. Bu durum Hewlêr’i yalnızca ekonomik değil; kültürel açıdan da dönüşen bir şehir haline getirdi.
Bununla birlikte Hewlêr’in büyüme hikayesi tamamen sorunsuz ilerlemiş değildir. Hızlı modernleşme beraberinde ciddi yapısal sorunları da getirdi. Irak Hükümeti ile Kürdistan Bölgesi arasında yaşanan bütçe ve petrol gelirleri krizleri zaman zaman ekonomik istikrarı doğrudan etkiliyor. Maaş ödemelerinin gecikmesi, petrol gelirlerinin paylaşımı konusundaki anlaşmazlıklar ve siyasi gerilimler ekonomik kırılganlığı artırıyor. Özellikle kamu ekonomisine aşırı bağımlı yapı ve petrol gelirlerine duyulan ihtiyaç hala önemli sorun alanları arasında yer almaktadır.
Hewlêr’in ekonomik dayanıklılığını ortaya koyan en önemli kırılma noktalarından biri ise DAİŞ saldırıları sonrası yaşanan süreç oldu. Özellikle 2014 yılında DAİŞ’in Musul’u ele geçirmesi ve Irak’ın büyük bölümünde yarattığı güvenlik çöküşü, tüm bölge ekonomisini doğrudan sarstı. Kürdistan Bölgesi yalnızca askeri bir tehdit ile karşı karşıya kalmadı; aynı zamanda yüz binlerce göçmenin ve mültecinin yükünü taşımak zorunda kaldı. Buna rağmen Hewlêr, güvenlik yapısını büyük ölçüde koruyarak ekonomik ve idari işleyişini tamamen kaybetmeyen nadir bölgesel merkezlerden biri oldu.
Peşmerge güçlerinin DAİŞ’e karşı verdiği mücadele yalnızca askeri bir savunma değil; aynı zamanda Kürdistan Bölgesi’nin ekonomik ve toplumsal yapısını koruma mücadelesiydi. Savaşın yarattığı ağır maliyetlere, petrol fiyatlarının düşmesine ve maaş krizlerine rağmen Hewlêr’in kısa süre içinde yeniden toparlanabilmesi dikkat çekici bir direnç örneği olarak değerlendirildi. Şehirde yatırımlar belirli dönemlerde yavaşlasa da ekonomik hayat tamamen durmadı; ticaret, inşaat ve hizmet sektörü zamanla yeniden canlandı. Bu süreç, Hewlêr’in yalnızca kriz dönemlerinde ayakta kalabilen bir şehir değil; aynı zamanda kriz sonrası yeniden büyüme kapasitesine sahip bölgesel bir merkez olduğunu gösterdi.
Petrol fiyatlarında yaşanan küresel dalgalanmalar, maaş krizleri ve ekonomik durgunluk dönemleri şehir ekonomisini doğrudan etkileyebilmektedir. Bu durum ekonomik çeşitliliğin neden hayati olduğunu açık biçimde göstermektedir. Çünkü güçlü bir ekonomi yalnızca doğal kaynaklarla değil; üretim, teknoloji, eğitim ve kurumsal istikrarla sürdürülebilir hale gelir.
Ayrıca nüfus artışı ve göç hareketleri de şehir üzerinde ciddi baskılar oluşturdu. Irak’ın farklı bölgelerinden gelen insanlar güvenlik ve iş imkanı nedeniyle Kürdistan Bölgesi’ne yöneldi. Bu göç dalgası bir yandan ekonomik canlılığı artırırken diğer yandan konut fiyatlarının yükselmesine, altyapı baskısına ve sosyal eşitsizliklerin derinleşmesine neden oldu. Buna rağmen Hewlêr, bölgedeki birçok şehirden farklı olarak hala umut ve istikrar merkezi olarak görülmektedir.
Çünkü Hewlêr bugün yalnızca bir şehir değildir. Aynı zamanda Kürt halkının bütün acılara rağmen yeniden ayağa kalkabilme iradesinin sembollerinden biridir. Yıllarca yok sayılan bir halkın kendi kurumlarını oluşturması, kendi şehirlerini büyütmesi ve bölgesel ekonomide söz sahibi hâline gelmesi tarihsel açıdan son derece önemlidir.
Tüm bu zorluklara rağmen Hewlêr bugün hala Orta Doğu’nun en dikkat çekici ekonomik dönüşüm örneklerinden biri olarak görülmektedir. Çünkü şehir yalnızca fiziksel olarak büyümedi; aynı zamanda bölgesel algısını da değiştirdi. Bir dönem savaş coğrafyasının parçası olarak görülen Hewlêr, bugün yatırım, ticaret, diplomasi ve bölgesel iş birliği açısından yeni bir kimlik inşa etmeye çalışmaktadır.
Önümüzdeki süreçte Hewlêr’in geleceğini belirleyecek temel unsur ise ekonomik çeşitlilik olacaktır. Petrol gelirlerine bağımlı yapı sürdürülebilir değildir. Teknoloji, turizm, tarım, sanayi ve eğitim alanlarında yapılacak reformlar şehrin uzun vadeli kalkınmasını belirleyecektir. Eğer kurumsal yapı güçlendirilir, şeffaf ekonomi modeli oluşturulur ve genç nüfus üretim süreçlerine daha güçlü biçimde dahil edilirse, Hewlêr yalnızca Irak Kürdistan Bölgesi’nin değil; tüm Ortadoğu’nun en önemli ekonomik merkezlerinden biri hâline gelebilir.
Bugün Hewlêr’in hikayesi yalnızca bir şehrin büyüme hikayesi değildir. Aynı zamanda krizler, savaşlar ve belirsizlikler arasında kimliğini, dilini, kültürünü ve geleceğini korumaya çalışan bir halkın yeniden inşa sürecinin ekonomik yansımasıdır. Ve belki de bu yüzden Hewlêr’in yükselişi yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda tarihsel, toplumsal ve milli bir anlam taşımaktadır.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.