Soylu’dan ‘kayyum’ yanıtı: İstanbul ve Ankara için söz konusu değil
Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul ve Ankara’ya kayyum atanmasının söz konusu olmadığını söyledi.
HABER MERKEZİ
Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul ve Ankara’ya kayyum atanmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Özel bir televizyon kanalına röportaj veren Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Diyarbakır, Van ve Mardin'in ardından İstanbul ve Ankara'da da belediye başkanlarının görevden alınıp kayyum atanması ihtimali olup olmadığı sorusuna yanıt verdi.
Soylu, "Böyle bir şey söz konusu değil, böyle bir şeyin söz konusu olabilmesi mümkün değil. Bu terörle alakalı bir şeydir. Terörle bir irtibatınız söz konusu ise devlet boş durmaz, gereğini ortaya koyar. Ne İstanbul, ne Ankara ve başka yerlerle ilgili böyle bir değerlendirmemiz söz konusu değildir" dedi.
"Pejmürde ederiz" ifadesiyle ne anlatmak istediği sorulduğunda Soylu, "Pejmürde kelimesi, bütün bunlar için işte. Siz kendi işinizin dışında bir taraftan orada terörden alınmış belediyelere destek olabilmek ve diğer taraftan kendi işinizin dışında bir takım meselelere girerseniz, elbette ki biz bu konuda üzerimizdeki sorumlulukları yerine getiririz dedim, bu kadar açık. Benim iki şapkam var. Bir şapkam; içişleri bakanıyım, ikinci şapkam da; bir taraftan da bu ülkenin bir bireyiyim. Bu bir birey olarak da elbette ki kendi sorumluluğumdur. İçişleri Bakanı olarak da belediye başkanları benim görev alanım çerçevesindedir" yanıtını verdi.
Soylu, "İstanbul ve Ankara belediyeleri için terörle irtibat değerlendirmesinin olmadığını" açıklamadan önce, İmamoğlu'nun görevden alınan Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarıyla görüşmesini eleştirerek, "Teröre karşı yapılan bir mücadeleyi destekleyen bir kişiyi ben bir İçişleri Bakanı olarak 'bu yaptığın yanlıştır' diye uyarırım" dedi.
Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu belediyelerin, yani Diyarbakır, Mardin ve Van bunların alınmasının terörle irtibatlarında dolayı olduğunu ve bunların niçin alındığını ifade ettim. Ben de İstanbul seçmeniyim, İstanbul'da oy kullanıyorum. Oraya gidip 16 milyonun gücü arkanızda diyor, 16 milyonun size selam getirdim diyor, ben selam vermedim. Ben göndermedim. Hanımla da konuştum sabah, o da İstanbul seçmeni, o da göndermemiş. Öyle bir selamımız yok bizim. Bu konular, yapılanlar bir belediye başkanının yapması gereken işlerin çok üstündedir. Ama bunu ben değerlendirmem, İstanbul seçmeni değerlendirir.
Teröre karşı yapılan bir mücadeleyi destekleyen bir kişiyi ben bir İçişleri Bakanı olarak 'bu yaptığın yanlıştır' diye uyarırım. Bu benim hakkım. Yüz binlerce insanla beraber bir mücadele veriyoruz. Bırakın da bu boyutunun nasıl yönetilebileceğini ve ne noktada neyin, ne şekilde değerlendirilebileceğini ortaya koyma hakkı bize ait olsun. Terör örgütünün görevlendirdiği insanlara moral verenlere üç beş söz söyleme hakkımız da olsun.
Sizin bahsettiğiniz ve benim reddettiğim kayyum atanabilmesi için bir terör irtibatının ve iltisakının bulunması gerekir. Bunu ortaya çıkaranlar, bizim Diyarbakır, Van ve Mardin'de edindiğimiz kazanımları sulandırmaya çalışıyor."