Irak’ta çiftçinin "sarı altın" çilesi

Irak'taki buğday ve arpa hasat mevsimi, yorucu bir sezonun sonu ve yeni ekim hazırlıklarının başlangıcı olması beklenirken, şu an çiftçiler için büyük bir endişe kaynağına ve mali baskıya dönüşmüş durumda. Bu durumun temel sebebi, "sarı altın" olarak bilinen bu stratejik ürünlerin hak edilen ödemelerinin sürekli olarak gecikmesidir.

Irak'ta tohum, gübre, işçilik, sulama ve nakliye maliyetlerinin önemli ölçüde artmasıyla birlikte, binlerce çiftçi kendisini zorlu bir denklemin içinde buluyor. Ürünlerini devlete teslim edip resmi belgelerini almış olmalarına rağmen, paraları idari prosedürler ve genel mali kriz arasında sıkışıp kalmış vaziyette.

Bu kriz sadece ödemelerin gecikmesiyle sınırlı değil; aynı zamanda çiftçilerin üretime devam etme kabiliyetini doğrudan etkiliyor ve buğdayın en stratejik ürünlerin başında geldiği bir ülkede yerel gıda güvenliğini tehdit ediyor.

Necef vilayetinde yaşayan çiftçi "Ebu Ali", hasat sezonunun hikayesini şöyle anlatıyor:

"Borçlarımızı ödeyebilecek bir mahsul elde etmek için karda kışta, sıcakta soğukta tam bir yıl boyunca şafak vaktinden itibaren topraklarımızda çalıştık."

Ürününü hükümet ambarlarına teslim edip makbuzunu almasına rağmen uzun süredir parasını alamadığını belirten Ebu Ali, "İlgili dairelere her gidişimde bana 'haftaya gel' ya da 'işleminiz inceleme aşamasında' diyorlar." dedi. Bu gecikme, onu yeni sezonun maliyetlerini karşılayabilmek için eşinin altınlarını satmak zorunda bırakmış.

Ekonomik açıdan uzmanlar, buğday ve arpa ödemelerinin çiftçiler için sadece bir kar değil, gelecek sezon için bir "işletme sermayesi" olduğunu vurguluyor. 

Iraklı çiftçiler, borçlarını ödemek, tohum ve gübre temin etmek ve tarım makinelerinin bakımını yapmak için bu gelire güveniyor.

Bu ödemelerin gecikmesi, çiftçinin daha yüksek maliyetli ve riskli yeni bir borç sarmalına girmesine neden oluyor. Bu durum sadece geçmiş sezona zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki tüm üretim sürecini de tehlikeye atıyor.