ABD, uyguladığı deniz ablukasıyla İran'ın nefesini kesiyor
İran cephesinden gelen savaş ihtimali açıklamaları ile ABD'nin ekonomik ve askeri baskıyı artıran hamleleri arasında, bu karşı karşıya gelişin geleceği ve siyasi sonuçlarına dair geniş bir belirsizlik alanı oluştu.
Eski ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) yetkilisi Scott Ulinger, 21 Mayıs 2026 Perşembe günü verdiği bir röportajda, ABD'nin deniz ablukasının etkileri ve Washington'ın sabrının sınırları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Ulinger, "İran içinde neler olup bittiğini anlamanın önündeki en büyük zorluklardan biri, İranlı yetkililerin ve ülke içindeki farklı güç odaklarının açıklamalarını birbirinden ayırt etme güçlüğüdür." dedi.
Scott Ulinger’e göre İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Devrim Muhafızları komutanları veya sivil şahsiyetlerin açıklamaları, özellikle de müzakereler sürerken bir yandan savaşa dair sert söylemlerin üretilmesi nedeniyle çelişkili ve kafa karıştırıcı bir durum yaratıyor.
Ulinger, bu sert üslubun dolaylı olarak ABD'nin İran kıyılarına uyguladığı deniz ablukasının bir yansıması olduğunu belirtti.
Bu ablukanın izlerinin İran'ın resmi söyleminde açıkça görüldüğünü ifade eden Ulinger, bunun ABD baskısının İran'ın ekonomik gücünü zayıflatma hedefine ulaştığının bir göstergesi olduğunu kaydetti.
ABD'nin adımlarının etkisine değinen Ulinger, deniz ablukasının etkili ve belirleyici bir hamleye dönüştüğünü vurguladı.
Sonuçların Washington'ın istediği hızda ortaya çıkmadığını kabul eden eski CIA yetkilisi, buna rağmen İran ekonomisinin büyük zarar gördüğünü ve bu durumun sürmesi halinde önümüzdeki dönemde etkilerin daha da derinleşeceğini belirtti.
Bir anlaşmaya varılma olasılığı konusunda karamsar olduğunu dile getiren Ulinger, İran'ın taleplerinin çok ağır olduğunu savundu.
İran'ın, yaptırımların kaldırılması ve herhangi bir anlaşmanın Lübnan ile nükleer program gibi bölgesel dosyalarla ilişkilendirilmesi gibi büyük kazanımlar elde etmeye çalıştığını, Donald Trump’ın ise bunlara kolayca razı olmasının pek mümkün görünmediğini açıklayan Ulinger ayrıca, İran'ın siyasi geçmişinin, bölgedeki gerçek niyetleri hakkında büyük şüphe ve riskler barındırdığına dikkat çekti.
Pakistan'ın arabuluculuk çabalarına da değinen Ulinger, İran'ın müzakere sürecini uzatarak zaman kazanmaya çalışıyor olabileceğini savunuyor.
Scott Ulinger son olarak, ABD'nin bağımsız bir vizyona ve ulusal çıkarlara sahip olduğunu vurgulayarak, ABD Başkanının bölgeye dair alacağı herhangi bir kararın yalnızca Binyamin Netanyahu'nun isteklerine dayanmayacağını, aksine tamamen ABD'nin çıkarları ve diplomatik kriterleri çerçevesinde şekilleneceğinin altını çizdi.