Irak'ta güvenlik güçleri yüksek alarma geçti

Irak'ta silahlı grupların tehdidi üzerine ordu alarm durumuna geçti

Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ali Falih Zeydi’nin talimatıyla, ülke genelindeki tüm güvenlik ve askeri birimlerin teyakkuz seviyesi en üst aşamaya çıkarıldı. Kararın, silahlı grupların bölgedeki yabancı temsilciliklere ve komşu ülkelere yönelik olası saldırı tehditleri üzerine alındığı bildirildi.

Irak Güvenlik Medya Ağı tarafından bugün (6 Ağustos 2026) yapılan açıklamada, Genel Komutanlığın talimatı doğrultusunda güvenlik birimlerinin "savaş hazırlığı" durumuna geçtiği duyuruldu. Açıklamada, bu sürecin saha tatbikatlarını, askeri eğitimleri ve stratejik kuvvet intikallerini kapsadığı belirtilerek; temel amacın kamu güvenliğini sağlamak ve devletin çıkarlarını korumak olduğu vurgulandı.

Resmi açıklamanın ardından, askeri hareketliliğin perde arkasına ilişkin dikkat çekici bilgiler paylaşıldı. Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı’ndan bir kaynak Kurdistan24’e yaptığı açıklamada, yüksek teyakkuz durumunun doğrudan silahlı gruplardan gelen saldırı tehditleriyle bağlantılı olduğunu söyledi.

Kaynak, "Eldeki istihbarat verileri, 'Direniş Cephesi' çatısı altındaki bazı silahlı grupların Suudi Arabistan ve ABD’nin bölgedeki çıkarlarına yönelik saldırı hazırlığında olduğunu gösteriyor. Bu gruplar, geçtiğimiz hafta Haşdi Şabi ve kendi unsurlarına yönelik gerçekleştirilen operasyonlara misilleme yapmayı hedefliyor." ifadelerini kullandı.

Söz konusu grupların, Erbain merasimlerinin sona ermesinin ardından harekete geçeceklerine dair daha önce beyanlarda bulunduklarını hatırlatan söz konusu kaynak, hükümetin bu tehditleri ciddiye alarak tüm birimleri teyakkuz durumuna getirdiğini kaydetti.

Gerilimin bir diğer nedeninin ise Bağdat’taki siyasi kararlar olduğu belirtiliyor. Kurdistan24 muhabiri Dilan Barzan’ın aktardığı bilgilere göre Devlet Yönetimi Koalisyonu’nun "silahların kontrolünün 30 Eylül’e kadar tamamen devlete geçmesi" yönündeki son kararı, silahlı grupları öfkelendirdi. Bazı grupların silahlarını teslim etmeyeceklerini açıkça beyan etmesi, hükümet ile milis yapılar arasındaki restleşmenin askeri bir çatışmaya dönüşebileceği endişesini artırıyor.