Kürdistan Bölgesi: Uluslararası iş gücü için güven ve sosyal istikrarın yeni adresi

Başkent Erbil
Başkent Erbil

Kürdistan Bölgesi, son yıllarda çalışma amacıyla bölgeye gelen binlerce yabancı için cazibe merkezi haline geldi. Bölgede yaşayan pek çok kişi, Kürdistan Bölgesi’ni “ikinci evleri” olarak nitelendirirken; buradaki yüksek güvenlik, huzur ve istikrar ortamına dikkat çekiyor.

Pek çok yabancı uyruklu sakin için "vatan" kavramı artık sadece doğdukları yerle sınırlı değil; kendilerine huzur ve güven içinde bir yaşam sunan bu bölgeyi de kapsıyor. Farklı ülkelerden Erbil’e gelen binlerce kişi için Kürdistan Bölgesi, yabancı bir coğrafyadan ziyade hayatlarının ikinci durağı haline gelmiş durumda.

Erbil’de ikamet eden yabancı uyruklu Angelo Giannino, Kurdistan24’e verdiği demeçte bölgedeki deneyimlerini paylaştı. Giannino, "Bir arkadaşımın iş teklifiyle buraya geldiğimde Erbil ve Kürdistan hakkında pek bir bilgim yoktu, bunu sadece bir deneme olarak görüyordum. Ancak buraya yerleştikten sonra bölgenin ne kadar istikrarlı, insanlarının ne kadar saygılı ve misafirperver olduğunu gördüm." dedi.

Giannino, Erbil’deki güvenlik ve istikrara dikkat çekerek, "Erbil, gördüğüm en huzurlu yerlerden biri. Sabahın erken saatlerinde ya da gecenin geç vaktinde hiçbir güvenlik endişesi duymuyorum. Londra gibi pek çok Avrupa başkentinde bile bazen bu düzeyde bir güven hissetmek mümkün olmuyor." ifadelerini kullandı.

Bölgede 5 yıldır yaşayan Savaş Özbaşı da, "Haberler aracılığıyla burası tehlikeli bir bölgeymiş gibi yansıtılıyordu. Ancak bizzat geldiğimde gerçeğin çok farklı olduğunu gördüm. Burası çok huzurlu bir yer, bu yüzden geçimimi sağlamak ve çalışmak için burayı tercih ettim." şeklinde konuştu.

15 yıldır Erbil’de yaşayan Rayu Alola ise bölgedeki tarihi dönüşüme dikkat çekerek, "Burada çok uzun zamandır yaşıyorum; Kürt kültürünü ve halkını çok seviyorum. Son yıllarda Kürdistan’da yaşanan hızlı değişim ve kalkınma gerçekten iyi düzeyde." dedi.

Farklı milliyet ve dillerden gelen bu tanıklıklar, Kürdistan Bölgesi’nin sunduğu iş imkanlarının yanı sıra, başarılı bir "birlikte yaşam" modeli ve uluslararası iş gücü için güçlü bir sosyal güvenlik ortamı sağladığını kanıtlıyor.