Filipinler’de 700 bin yıllık insan izleri
2007 yılında Callao Mağarasında bulunan ve Callao Adamı olarak adlandırılan Homo Sapiens ayak kemiği
HABER MERKEZİ
Bulunan çok sayıdaki taş alet ve kasaplık izleri taşıyan gergedan kemikleri, insanların Filipinler’deki varlığını 700 bin yıl öncesine çekti.
2007 yılında Callao Mağarasında bulunan ve Callao Adamı olarak adlandırılan Homo Sapiens ayak kemiği ile birlikte, insanların Filipinlerde ilk olarak 67 bin yıl öncesinde yaşadığı düşünülüyordu.
Ancak şimdi bu sayının yaklaşık 11 kat daha fazla olması gerektiği anlaşıldı. Çünkü uluslararası bir araştırma ekibi, ilk insanların Filipinler’de en az 709 bin yıl önce bulunduğuna dair güçlü kanıtlar ortaya koydular. Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 57 tane taş alet ve kasaplık işlemleriyle eklem yerlerinden ayrılmış bir gergedanın iskeleti bulundu.
Araştırmanın başyazarı Thomas Ingicco, “Şu anda yanıtlanması gereken iki soru var: Bu taş aletleri yapan ve gergedanı kesen kimlerdi? Diğer bir soru ise, taş alet üreticilerinin ve gergedanın Filipinler’in bu pastoral bir bölümüne nasıl yayıldıkları” diyor.
YENİ ARAŞTIRMANIN İPUÇLARI
İlk olarak, eserlerin ve içerisinde geyiklerin, dev kertenkelelerin, tatlı su kaplumbağalarının ve stegedonların da (fillere ve mamutlara benzer soyu tükenmiş bir tür) bulunduğu hayvanlar, Filipinler’in Luzon adasının kuzeyinde yer alan Cayagan Vadisi’nde bulunmuştu.
Ingicco, “700 bin yıl öncesinde Homo erectus, Asya kıtasının her tarafında bulunuyordu. Çin’de ve Endonezya’daki Java’da fosiller bulunmuştur. Bunların bazıları Kalinga’dan oldukça eski, mesela en eskisi 1.8 milyon yıl öncesine tarihleniyor” diyor.
Bu nedenle Kalinga’daki alet üreticileri Homo Erectus olmalıydı ve bu insanlar Filipinler’e olası 4 farklı yoldan gitmiş olmalıydı. İlki kuzey yolu, Tayvan üzerinden Çin’den gidilir. Diğeri güney yolu ve Sangihe adaları üzerinden Sulawesi’den gidilir. Üçüncüsü Güneybatı yolu ve Sulu Takımadaları üzerinden Borneo’dan gidilir. Dördüncüsü ise Kuzeybatı yolu ve Palawan adası üzerinden Borneo’dan gidilir.
Bu yolculuklar belki de bilinçli değildi.
“Adalara kurulan koloniler, mesela tayfun sırasında sahilden koparak yüzen mangrov ağaçları gibi doğal sandalların sayesinde gerçekleşmiş olabilir. Bu tayfunlar sırasında yüzen çok sayıda birleşik nesne (yüzen adalar denilebilir) sayesinde hayvanlar ve hominidler (erken insanlar) adalara gelmiş olmalıydı. Bu tür doğal sallar tarihsel dönemler içinde oldukça iyi belgelendi ve bunlar Luzon Adasının Orta Pleistosen döneminde hominidler tarafından kolonileştirilmesini muhtemel hale getirmişti.”
HOBBİT OLMA İHTİMALLERİ
Ingicco, “Eğer bu homininler bir çeşit su aracı inşa edebildiyse, o zaman bu gerçekten olağanüstü bir keşif olurdu” diye belirtiyor.
Araştırmacılar ayrıca Kalingalıların, Hobbit İnsanlar olarak da bilinen Homo floresiensis olma ihtimallerini göz ardı edemiyor. Hobbit ismi onların küçük bedenlere sahip olmasından ve Yüzüklerin Efendisi filmi yayınladığı sırada bu türün bulunmasından ötürü verilmişti. Homo floresiensis kalıntılarının bulunduğu Flores adası, Filipinler’in hemen güneyinde yer alıyor.
Tam tersine, Kalingalılar nihayetinde Flores adalarına inmiş olmalıydı ve Homo Florensiensis’ler onlardan türemiş olmalıydı.
Ingicco, “Luzon Adası da tıpkı Flores adası gibi, nadir bir evrimsel cüceleşme bölgesi olmuş olabilir” diye ekliyor.
Homo floresiensis ve diğer erken insanlar üzerinde çalışan Colorado Üniversitesi’nden Caley Orr, “Bir grup Homo erectus Flores adasında sahile vurdu ve zamanla cüceleştiler. Bu, kimi zamanda bazı büyük hayvanların küçük ada koşullarına adapte olup küçülmesine benziyor” diyor. (Kaynak: Arkeofili)