K24 ÖZEL - İdlib’den olası göçün sonuçları
Suriye’de şiddetin en yoğun olduğu İdlib bölgesinde gerginlik sürerken, yaşanacak olası göç dalgasında sayıları bir milyonu kişinin Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışacağı ifade ediliyor.
Cesim İlhan
Suriye’de şiddetin en yoğun olduğu İdlib bölgesinde gerginlik sürerken, yaşanacak olası göç dalgasında sayıları bir milyonu aşan kişinin Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışacağı ifade ediliyor.
Ankara yönetimi, Rusya ve Suriye tarafından İdlib'e yönelik topyekün bir kara harekatının yüz binlerce kişiyi Türkiye sınırına taşımasından endişe ederken, bu konuda Avrupa ile nasıl bir temas kuracağı da merak konusu.
Geçtiğimiz Cuma günü Hatay sınırında bulunan Cilvegözü Sınır Kapısı’nın karşısındaki Bab'ul-Hava Sınır Kapısının Suriye tarafında yüzlerce kişi sınır kapısını yıktı.
Silahlı grupların kontrol ettiği İdlib merkezi ve kırsalında yaklaşık 4 milyon sivilin yaşadığı ifade ediliyor.
Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) Suriye'nin kuzeybatısında tırmanan gerginliğin ve İdlib'e yönelik saldırıların artmasının 3 milyon sivilin güvenliğini tehlikeye atacağı uyarısında bulunuyor.
ESKİ BAKAN YAKIŞ: PAZARLIK YAPILABİLİR
K24'e konuşan eski Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, İdlib’den Avrupa’ya göç edecek mültecilerin Avrupa Birliği (AB) için sorun olacağını ifade etti:
“İdlib’den Türkiye sınırına yaklaşan mülteciler, Avrupa ile Türkiye ilişkilerinden ziyade Avrupa’yı sıkıntıya sokacaktır. Türkiye kendisine gelen o kadar çok insanı barındırmanın sınırına geldi. Bundan daha fazla mülteci kabul edecek hali yok. Gelen mültecileri Bulgaristan sınırına doğru serbest bırakacaktır. Nasıl Avrupa Birliği kendisine düşeni yapmadıysa o zaman Türkiye de üzerine düşeni yapmamasını doğal karşılamak lazım.”
Avrupa’nın geçmişte olduğu gibi bazı mültecileri seçerek alabileceğini vurgulayan Yakış, “Avrupa İdlib’deki mülteci dalgalanmasını önlemek için Türkiye ile pazarlığa girerek ‘Bunları sınırda tut’ deyip biraz daha fazla işbirliği yapmak isteyebilir. Bunun dışında eskiden yaptığı gibi göz rengi açık olan, yüzü siyah olan, okumuş olan mültecileri kabul edip geresinin Türkiye’de kalmasını isteyebilir. Avrupa Birliği geçmişte bunları yapmıştı” şeklinde konuştu.
LOĞOĞLU: SIĞINMACILARIN HAKLARI VAR
Türkiye’nin eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu ise, Türkiye’nin İdlib’den gelen mültecileri Avrupa’ya göndermesi durumunda olumsuz tepkilerle karşılaşacağı görüşünde.
K24’e konuşan Loğoğlu şu değerlendirmeyi yaptı:
“Avrupa Birliği ile Türkiye arasında bir geri kabul anlaşması imzalandı. Ona göre, Türkiye’nin kapılarını açıp mültecileri Avrupa’ya geçmesine izin vermesi o anlaşmaya göre mümkün değil. Bu kuralın dışına çıkılırsa, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı tepkisi olumsuz olur. Bu nedenle Türkiye’nin ilk önce anlaşacağı konu İdlib’deki sivillere zarar gelmeyecek bir çıkış yolunu bulması lazım. Bunun içinde Türkiye Rusya, İran ve ABD’den çok, Suriye yönetimiyle temasa geçmesi lazım. Suriye ordusu İdlib’e girdiği zaman orayı işgal etmiyor. Neticede kendi topraklarıdır ve Suriye yönetimiyle yapacağı bir anlaşma sonucunda İdlib’deki mülteci sorunu bir nevi hallolmuş olur.”
Türkiye’nin eskisi gibi mültecilerden dolayı AB’yle karşı karşıya geleceğini düşünmediğini belirten Loğoğlu, “Çünkü Türkiye şimdiye kadar mültecilerle çok insani, çok cömert yaklaşımın tam tersini yaptı. Bunları toplanıp Avrupa’ya gönderilecek diye bir şey yok. Neticede bunlar sığınmacı. Sığınmacıların da hakları var. Türkiye İdlib mültecilerine sınırını kapatıp Avrupa’ya yollamak istese şimdiye kadar yaptığının tersini yapmış olur. 2015’te AB ile yapmış olduğu anlaşmaya aykırı hareket etmiş olur. Bu şekilde bir davranış sergilenirse mülteciler konusunda bir çözüm getirmez. Bu konuda Türkiye ile Avrupa Birliği arasında mültecilerle ilgili yeni bir çerçeve oluşturmak daha uygun olur” ifadelerini kullandı.
FEHİM TAŞTEKİN: AB’YLE ANLAŞMA OLABİLİR
Gazeteci - yazar Fehim Taştekin de İdlib’den Türkiye sınırına yığılan mültecilerin Avrupa’ya göç etmesi konusunda Türkiye’nin Avrupa’yla anlaşabileceğini söyledi.
Taştekin, “Erdoğan mülteciler meselesinde iki yıl önce Avrupa’ya karşı sert davrandı. O zaman Avrupa çok korktu ve Türkiye’ye boyun eğdi. Merkel’e oturup anlaştılar. Aynı şey tekrarlanırsa, Avrupa Türkiye’yi sarsacak bazı ekonomik yaptırımlara yönelebilir. Ya da daha fazla taviz verecek hali yok” diyor.
Türkiye’nin AB üyeliğinin gözden çıkarıldığını vurgulayan Taştekin, “Ekonomik ilişkiler bitsin, mülteciler gelmesin, biz para verelim gibi bir zemin oluştu. Türkiye ben kapıları açarım derse yine, bu sefer Türkiye ekonomisini çökertmek için adım atarlar. Türkiye bunu göze alabilir mi, sanmıyorum. Türkiye mecbur kalacak. Rusya’nın operasyonlarını daha az zararla atlatmak için de daha az mülteci ile atlatmak için mecbur kalacak. Gidişat bu yani” yorumunu yaptı.
“Türkiye sınırına yığılan mültecilerin amacı, Rusya ve Suriye’nin İdlib'deki operasyonları durdurmak için olduğunu” ifade eden Taştekin, “İdlib’e yönelik operasyonlarının durdurulması anlamında Türkiye’nin Rusya karşısında daha kararlı bir şekilde durmasını istiyorlar. Bundan dolayı sınıra yığılmış olanlar Türkiye’yi baskı altında tutmak için bunu yapıyorlar. Türkiye’ye diyorlar ki; ‘Operasyonları durduramıyorsan sınırı aç biz içeri girelim.’ Bu organize edilmiş ve bunun etkisini görüyoruz” dedi.