Rojava, Rusya-Türkiye ilişkilerinden nasıl etkilenecek?

Rusya ve Türkiye ikili diplomatik ilişkilerinde yeni bir sayfa açılıyor. Yeni sayfanın açılmasıyla iki tarafın; ticaret, ekonomik, tarım ve ziraat alanlarında ortak projelere imza atması bekleniyor. Ayrıca her iki tarafın dışişleri bakanları ve istihbarat teşkilatlarının bir araya gelerek Suriye’deki savaşa ilişkin bilgi paylaşımında bulunacağı da söylentiler arasında.

Rusya ve Türkiye ikili diplomatik ilişkilerinde yeni bir sayfa açılıyor. Yeni sayfanın açılmasıyla iki tarafın; ticaret, ekonomik, tarım ve ziraat alanlarında ortak projelere imza atması bekleniyor. Ayrıca her iki tarafın dışişleri bakanları ve istihbarat teşkilatlarının bir araya gelerek Suriye’deki savaşa ilişkin bilgi paylaşımında bulunacağı da söylentiler arasında.

Konuyla ilgili K24’e değerlendirmelerde bulunan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim, Rusya ve Türkiye yakınlaşmasının Rojava üzerinde önemli bir etki yaratmayacağını savundu.

Müslim şöyle devam etti: “Kolay kolay barışacaklarını sanmıyorum. Çünkü aralarındaki siyasi sorunlar, büyük bir derinliğe sahip. Yani yüz yıllık 10 yıllık sorunlar mevcut. Kırım meselesinden tutun şu ana kadar… Aralarındaki meseleler, bir görüşmeyle veya bir günlük ziyaretle çözüm bulmaz.  Bunun için zamana ihtiyaç var.”

Suriye’deki iç savaşın başladığı günden bu yana her iki taraf da birbirini özellikle Halep ve İdlip’te radikal grupları desteklemekle suçluyor. Ayrıca Rus uçaklarının Suriye savaşında yer almasıyla ilgili Türk tarafın itirazları devam ediyor.

Suriye Ulusal Kürt Meclisine (ENKS) göre Moskova ile Ankara’nın, Suriye’de kalıcı ve barışçıl bir siyasi çözümün bulunması için aynı proje üzerinde uzlaşması pek de mümkün görünmüyor. Öte yandan ABD ve Rusya arasında olan bazı ortak fikirler, bunu desteklemiyor ve söz konusu bu fikirlerin 3. Cenevre görüşmelerinde oraya çıkabileceği tahmin ediliyor.

K24’e konuşan ENKS Başkanı İbrahim Biro şu değerlendirmelerde bulundu: “Rusya-Türkiye ilişkilerinin, Rojava’daki Kürt davasının aleyhinde olabileceğini sanmıyorum. Hatta biz Kürtler bu uluslararası ilişkilerden kazançlı da çıkabiliriz. Biz de dünya ülkeleriyle güçlü ilişkiler kurabiliriz. Kendimize düşman yaratmanın bir mantığı yok. Başka ülkelerin arasındaki ilişkileri ‘Kürt davasına terstir.’ şeklinde yorumlamak da doğru değildir.”  

Suriye dosyasının bir süredir Rusya’nın kontrolünde olduğuna dönük görüşler ifade edilmekte. Türk yetkililer de Rusya’nın PYD’ye verdiği uluslararası düzeydeki diplomatik desteği durdurma çabası içinde.

 Türkiye’nin, Irak Kürdistan’ında yaşanan deneyimin, Suriye’de Kürtlerin yaşadığı bölgelerde tekerrür etmemesi için çabalarını sürdüreceğine ilişkin yorumlar da devam etmekte.