Bilgi Üniversitesi, Mehmet Bayrak'ın 55 yıllık emeğini onurlandırdı

Kürt tarihi, kültürü, edebiyatı ve dili üzerine 55 yıldır araştırmalar yürüten ünlü Mehmet Bayrak için Türkiye'nin prestijli eğitim kurumlarından İstanbul Bilgi Üniversitesinde geniş katılımlı bir saygı etkinliği düzenlendi. Kürdolojinin temel taşlarından biri olan Bayrak, bu çalışmaları nedeniyle geçmişte iki kez hapsedilmiş, ağır işkencelere maruz kalmış ve sürgün hayatı yaşamak zorunda kalmıştı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Mehmet Bayrak'ın akademik mirasını ve çalışmalarını onurlandırmak adına anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İki oturum halinde gerçekleştirilen panele, Bayrak'ın ailesinden hukuk danışmanına, akademisyenlerden yazar ve araştırmacılara kadar Türkiye'nin önde gelen çok sayıda aydını katılarak onun Kürdolojiye sunduğu katkıları ele aldı.

K24’e konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Bilmez, etkinliğin önemine değinerek şu ifadeleri kullandı:

"Aslında üniversitelerin ve kurumların yapması gereken devasa çalışmaları Mehmet Bayrak tek başına hayata geçirdi. Bu yüzden etkinliğin adını 'Mehmet Bayrak'a Saygı' olarak belirledik. Üniversite olarak ona bu saygıyı göstermek bizim görevimizdir. Aynı zamanda bu etkinlikle Türkiye akademisi adına bir öz eleştiri de veriyoruz, çünkü kendisi tek başına bir enstitü gibi çalışmasına rağmen emeği Türkiye akademisi tarafından bugüne kadar görmezden gelindi. Şüphesiz tek bir etkinlikle ona olan borcumuzu ödeyemeyiz ama en azından onu onurlandırarak akademide yeni Mehmet Bayrakların yetişmesine vesile olmak istiyoruz."

Kürt tarihçi ve araştırmacılar da Mehmet Bayrak'ın Türkiye'de Kürdolojinin temellerini atan ve bu alanda çığır açan bir figür olduğunu vurguluyor. Bayrak’ın yürüttüğü mücadele ve çalışmaların yeni nesiller için bir okul niteliğinde olduğu ifade ediliyor.

Tarihçi Namık Kemal Dinç, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:

"Türkiye'de Kürdoloji çalışmalarının tamamen yasak olduğu o en zorlu dönemlerde, Mehmet Bayrak adeta bir buldozer gibi Kürdolojinin önündeki engelleri kaldırarak bu alanın temellerini attı. Kendisi tek başına bir Kürdoloji okulu oldu. Eğer bugün Türkiye'de Kürdoloji üzerine çalışmalar yapılabiliyorsa, bu Mehmet Bayrak'ın öncü rolü sayesindedir. Elbette ondan önce Mehmet Emin Bozarslan gibi isimler de çok değerli çalışmalar yürüttü ancak Mehmet Bayrak, özellikle 90'lı yılların o zorlu ikliminde çok kritik ve öncü bir rol üstlendi."

Etkinlikte söz alan ve bölgedeki son gelişmelere ilişkin K24'e değerlendirmelerde bulunan Mehmet Bayrak, Kürt siyasetine ve kamuoyuna önemli tavsiyelerde bulundu.

Bayrak, "Bu çalışmalarım ve ömrümü verdiğim bu emekler, Başurê Kürdistan'a (Kürdistan Bölgesi) bir armağandır. Başur’un hangi aşamalardan geçerek bugünkü statüsüne ulaştığını yakından biliyoruz. Bugün Rojhilat, Rojava ve Bakur’da da yeni gelişmeler yaşanıyor ve Kürtler birçok noktada el ele vermiş durumda. Kürtler arasında sağlanan bu birlik son derece hayati bir öneme sahip. Ancak bununla birlikte çok kritik bir diğer unsur daha var: Diplomasi. Diplomasi bizim için temel bir şarttır. Diplomasi çalışmalarımızı güçlendirmeli, dosyalarımızı somut belge ve bilgilerle doldurmalıyız ki bu ulusal dava daha kolay ve kalıcı bir çözüme kavuşabilsin." dedi.

Çoğunluğu Kürdoloji üzerine olmak üzere yayımlanmış 40 kitabı bulunan Mehmet Bayrak’ın eserlerinin birçoğu, kendi alanında kaynak ve öncü kitaplar olarak kabul ediliyor. Bayrak, telif eserlerinin yanı sıra yabancı yazarların Kürtler üzerine kaleme aldığı onlarca kaynak çalışmayı ve araştırmayı da gün yüzüne çıkararak yayımladı. Bu entelektüel çalışmaları nedeniyle hakkında onlarca dava açılan, iki kez cezaevine giren ve ağır işkenceler gören Bayrak, ömrünün önemli bir kısmını da Avrupa'da mülteci olarak geçirdi.

Kürt kültür hayatına ve akademisine 55 yılını adayan, bu uğurda hapis yatan ve sürgün hayatı yaşayan Mehmet Bayrak gibi değerlerin, Kürdistan Bölgesi'ndeki özgür üniversitelerde de benzer saygı etkinlikleriyle anılması ve sahiplenilmesi gerektiği temenni ediliyor.