Duhok, dünya arkeoloji turizminin önemli merkezlerinden biri haline geliyor
Tarihi zenginlikleriyle öne çıkan Duhok, dünya çapında en uzun temiz su hattı, en eski fıskiyesi, en büyük taş oymaları ve en eski su kemerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Projenin nihai hedefi, bu eşsiz özellikleri taşıyan parkın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesini sağlamak.
Duhok Tarihi Eserler ve Kültür Mirası Müdürü Bêkes Brifkani, 29 Haziran 2026 Pazartesi günü, Kurdistan24’e açıklamalarda bulunarak, küresel ölçekte tarihin en uzun su taşıma projesinin Duhok Arkeoloji Parkı sınırları içinde yer aldığını ve hattın toplam uzunluğunun 340 kilometre olduğunu belirtti.
Milattan Önce 7. ve 8. yüzyıllarda, Dicle Nehri’nin sularının bulanarak içilemez hale geldiği dönemlerde; temiz içme suyunun, Duhok’taki kehrizler (yeraltı su kanalları) ve su arkları vasıtasıyla Musul’a kadar ulaştırıldığı biliniyor.
Bölgenin En Büyük Açık Hava Müzesi
130 kilometrekarelik bir alan üzerine kurulan ve açık hava müzesi niteliği taşıyan park için Duhok Tarihi Eserler Müdürlüğü, İtalya’nın Udine Üniversitesi ile iş birliği içinde uzun yıllardır kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Bu ölçekteki park, Kürdistan Bölgesi ve Irak genelindeki en büyük arkeoloji parkı olma özelliğini taşıyor.
Uluslararası akademik çevrelerde "Faida-Cerwan Arkeoloji Parkı" olarak adlandırılan bu devasa miras alanı Faida Kanalı, Cerwan Köprüsü ve Xıns bölgesi gibi stratejik istasyonlardan oluşurken, dönemin gelişmiş su mühendisliği sistemini de gözler önüne seriyor. Park bünyesinde, Asurlular dönemine ait dünyanın en büyük kaya kabartmaları, en eski fıskiyesi ve su kemeri yer alıyor.
Bêkes Brifkani, projenin uluslararası boyutuna ilişkin, "Bir alanın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilebilmesi için dünyanın en eski ve en nadide kriterlerini karşılaması gerekir. Duhok Arkeoloji Parkı bu normların tamamına sahip, bu doğrultuda UNESCO tescili için kurumsal girişimlerimizi başlattık. Parkın resmi açılışını ise bu yılın ekim ayı sonunda gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı.
Antik Çağın İp uçları ve Dijital Dokümantasyon
Faida arkeolojik bölgesinde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları, Duhok Arkeoloji Parkı projesinin hayata geçirilmesindeki en temel sütunlardan birini oluşturuyor. Söz konusu tarihi miras, Yeni Asur İmparatorluğu dönemine, özellikle de Asur Kralı II. Sargon (M.Ö. 721 - 705) ile oğlu Sanherib’in hükümdarlık yıllarına dayanıyor.
Duhok Tarihi Eserler Müdürlüğü ile İtalyan Udine Üniversitesi ortaklığındaki uzman ekip, 2019 yılındaki kazılarda bu büyük keşfi kamuoyuna duyurmuş ve gelişme uluslararası arkeoloji camiasında geniş yankı uyandırmıştı.
Ekip, kaya kabartmalarının konservasyon çalışmaları esnasında taşlar üzerinde antik mavi ve kırmızı pigment kalıntılarına ulaştı, bu da devasa panoların antik dönemde polikrom (rengarenk) olarak boyandığını tescilliyor.
Faida’nın en özgün niteliği ise antik bir tatlı su kaynağının taş duvarlarına işlenmiş rölyefleridir. Bu kaynak üzerinde, Musul çevresindeki tarım arazilerini sulamak amacıyla inşa edilmiş, yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda antik bir sulama kanalı saptandı.
Kanalın duvarlarında, her biri 2 metre yüksekliğinde ve 5 metre genişliğinde 13'ten fazla devasa kabartma açığa çıkarıldı. Bu kabartmalarda Asur Kralı II. Sargon; Asur, Aştar, Şamaş ve Nabu gibi Asur panteonunun ana tanrılarına bağlılığını sunarken tasvir ediliyor.
Tanrılar ise aslan, at, boğa ve manda gibi kutsal addolunan hayvanların sırtında ikonografik olarak işlenmiş durumda.
Udine Üniversitesi, bu tarihi mirasın fiziki olarak korunması ve geleceğe aktarılması amacıyla 3D lazer tarama teknolojisi kullanarak tüm kabartmaları ve kanalı dijital arşiv altına aldı.
Kürdistan Küresel Turizm Destinasyonu Olma Yolunda
Kürdistan Bölgesi'nde kayıtlı 6 binden fazla arkeolojik sit alanı bulunuyor. Kürdistan Bölgesi Hükümeti, kültürel diplomasiyi ve turizm potansiyelini artırmak amacıyla bu tarihi bölgeleri restore etmeyi ve turizme kazandırmayı öncelikli planları arasında tutuyor.
Bu açık hava parkının faaliyete geçmesiyle birlikte Duhok, Orta Doğu’nun arkeoloji turizmi haritasına güçlü bir şekilde dahil olacak. Projenin, bölgeye çok sayıda yabancı turist ve bilim insanı çekmesi öngörülüyor.
Kürdistan Bölgesi Tarihi Eserler Genel Müdürü Keyfi Mustafa, konuya ilişkin Kurdistan24'e yaptığı değerlendirmede şunları vurguladı:
"Stratejik planlamalarımızda tarihi alanlarımıza, özellikle turizm vizyonumuz doğrultusunda ağırlık veriyoruz, zira arkeolojik miras, kültürel turizmin en temel dinamiğidir. Sit alanı potansiyeli taşıyan tüm bölgelerde tescil ve kazı süreçlerimiz kesintisiz sürüyor. Şu an envanterimizde 6 binden fazla tescilli arkeolojik nokta mevcut ve birçok lokasyonda restorasyon çalışmaları eş zamanlı olarak yürütülüyor."