Alan’ın gölgesinde bir İnsanlık Zirvesi
Alan bebeğin uyandırdığı insanlık vicdanı İstanbul'da İnsanlık Zirvesi'nin toplanmasına vesile oldu. Bu önemli zirvede bir çok söz verildi ancak bakalım bu sözler tutulacak mı, Ajlan rahat uyuyacak mı?
Suriye başta olmak üzere bölgedeki birçok ülkede devam eden iç çatışmalardan, savaşlardan kaçan kadın çoluk çocuk milyonlarca yersiz-yurtsuz göçebe duruma düşerken dünyada çok az kişi dışında kimsenin umurunda değildi.
Bir yaşam umuduyda kendilerini azgın deniz sularına bırakan yüzbinlerce insandan binlercesi o sularda can verirken de insanlık uykudaydı.
Geçtiğimiz yılın Eylül ayında Ege denizinin kıyısına vuran 3 yaşındaki Alan bebeğin cansız bedeni insanlığı bu derin uykusundan uyandırdı biraz.
İşte Birleşmiş Milletler tarafından İstanbul’da ilki gerçekleştirilen ve iki gün süren Dünya İnsani Zirvesi’nin toplanması da bu uyanma sayesinde oldu.
173 ülke ve 55 devlet ve hükümet başkanının ve 350 özel sektör kuruluş temsilcinin katılımıyla iki gün süren zirvede işte bu mülteci sorunu ele alındı.
Zirvenin amacı mülteci sorunlarını konuşmak ve yeni çözüm stratejilerini belirlemekti.
Zirve bir ilk olması nedeniyle önemliydi. Zirvede sayısız toplantı ve görüşme gerçekleştirildi, sözler, taahhütler verildi. Şimdi istenen ve beklenen bu sözlerin tutulması, taahhütlerin yerine getirilmesi…
Siyasi çekişmeler...
Zirvenin ana gündemi mülteciler olmakla beraber hükümet ve devlet başkanları arasında siyasi gelişmeler ve ülkelerarası ilişkiler de ele alındı. Görüştüğümüz kimi katılımcıları endişelendiren nokta siyasi anlaşmazlıkların, mülteci krizinin çözümünü zorlaştıracağı ve insani bir meselenin siyasi ilişkilere kurban edilmesi oldu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon bile bu durumdan yakınmadan edemedi; "BM'nin şimdiye kadar pek çok taahhütlerin ortaya konduğu konferanslara ev sahipliği yaptığını, üye ülkelerin bu tür taahhütler içeren konferanslardan artık bıktığını belirtmek isterim. Maalesef kriz devam edecek gibi görünüyor."
“Önemliydi ancak vasat geçti”
1 milyon 800 bin mülteciyi ağırlayan Kürdistan adına Irak heyeti içinde zirveye katılan Duhok Valisi Ferhat Etruşî de benzer görüşteydi. Etruşî, mültecilere dair uluslararası düzeyde ilk defa böyle bir zirvenin yapılıyor olmasının önemli olduğunu ancak zirvenin vasat geçtiğini söyledi.
Londra Sierra Diasporası Organizasyonu Başkanı Elizabeth Conteh ise böyle zamanlarda devlet başkanlarının kolay kolay yan yana gelmeyeceğini bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Zirvede verilen sözler kağıt üzerinde kalmamalı acilen çalışmalara başlaması gerekiyor. Çünkü mülteci sorunu sadece söylemekle çözülmüyor” dedi.
Mülteci sorununun aciliyetine dikkat çeken My Staf kurumu İstanbul sorumlusu Iye Naomi Kargbo da, bu konuda tüm devletlerin sorumluluk altında olduğunu vurgulayarak ne yapılacaksa biran önce yapılması gerektiğini dile getirdi.
Açıklamalardan da anlaşılıyor ki insani bir krizin çözümü için yapılan dünya insani zirvesinin önemini yapılması beklenen çalışmalar ve uygulamalar gösterecek.
Zirvede 400’den fazla kurum, kuruluş ve diğer gruplar, bin 500 taahhütte bulundu. Şimdi beklenen bu sözlerin yerine getirilmesi ama bu sözlerin yerine getirilmesi de bu sorunun çözümüne yetmeyecektir şüphesiz. Kalıcı çözüm elbette ki dünyayı kan deryasına çeviren milyonları yerinden yurdundan eden bu savaşların ve çatışmaların son bulmasıdır. Ancak ne yazık ki yakın vadede bu konuda umut görünmüyor…
K24-İSTANBUL - Ercan DAĞ