K24 ÖZEL - Çocuğa tacizi nasıl anlarız?
Son dönemlerde artış gösteren çocuk kaçırma ve taciz, tecavüz vakaları Türkiye kamuoyunun gündemine yerleşti.
Nupel Karagöz
Son dönemlerde artış gösteren çocuk kaçırma ve taciz, tecavüz vakaları Türkiye kamuoyunun gündemine yerleşti.
Hükümetin kimyasal kastrasyon (kimyasal hadım) için çalışmalar yürütüldüğünü açıklaması ve bazı siyasetçilerin bu suçlular için "idam"ın yürürlüğe girmesini istemesi kamuoyunda farklı görüşlere sebep oldu.
Psikologlar ve hukukçular idam veya hadım cezalarının etkisiz kalacağını düşünüyor.
Çocuğun eğitimi ve cinsel gelişimi üzerine akademik çalışmalar yapan Psikolog Fatma Tekbaş, bu tartışmalara neden olan pedofili vakalarının toplumda uzunca bir süredir varolduğunu ancak son dönemde artış gösterdiği belirtti.
K24’e konuşan Tekbaş, organize bir şekilde kaçırılmaların en çok organ mafyası ve fuhuş çeteleri kaynaklı olduğunu aktardı.
Tekbaş organize kaçırmaların genelde sosyal medya üzerinden çocuklara ulaşılarak gerçekleştiğini belirterek "Genelde az gelişmiş, savaş mağduru korunmasız veya az korunan kesimlerdeki çocuklardan kurban seçiyorlar" dedi.
Bu sorunun tek çözümünün ise 18 yaşına gelmeden çocuğa tam bir internet özgürlüğünün verilmemesi olduğunu söyleyen Tekbaş, “İnternet dünyası çocuğun karşısına her an herşeyin çıkabileceği bir dünya" dedi.

İDAM ÇÖZÜM MÜ?
"Cezaların caydırılıcığı elbette var ama ne derecedir buna bakmamız lazım" diyen Tekbaş, suçu işleyen kişinin suç işlediği sırada sonrasında olacakları hesaplamadığından, bu konuda idamın veya hadımın çok bir caydırılıcığı olmayacağını söyledi ve ekledi: "Pedofili olduğu ispatlı bir kişi özgür bırakılmamalıdır."
NASIL ANLARIZ?
İstismara uğrayan çocuğun genelde yakın çevresinden biri tarafından ve sürekli bir şekilde istismara uğradığını aktaran Psikolog Fatma Tekbaş, çocukta gözlenen ilk belirtilerin, sessizlik, içine kapanıklık ve ani öfkelenmeler olduğunu belirtti.
Farkedilmeyen istismar, sonrasında çocukta erken öğrenilmiş ve yanlış bir cinsel algıya neden oluyor. Aynı zamanda çocugu öfkeli, acımasız, nefret dolu ve duygusuz yapıyor.
İstismara uğrayan çocuğun genellikle korkak ve duygularını paylaşmayarak büyüdüğünü ifade eden Tekbaş, "Bu suçu işleyen kişilerin bazılarının kendi çocukluklarında istismara maruz kaldıkları görülüyor" dedi.
NASIL KORURUZ?
Ebeveynlere istismarı önlemek ve onunla mücadele etmek için çok fazla iş düştüğünü belirten Tekbaş, "çocuğumuza inadığımızı hissettirmeli, bizimle herşeyi paylaşabileceği özgüvenini ve inancını vermeliyiz. ‘Ne olursa olsun, başına ne gelirse gelsin ben senin yanındayım’ demeliyiz" dedi.
Tekbaş, anne-baba korkusunun, anne-baba sevgisinin önüne geçmemesi gerektiğini aktardı.