K24 ÖZEL - ABD heyetinin ziyaretinin arka planı

ABD’nin güçlerini Suriye’den çekme kararıyla birlikte başlayan tartışmalar devam ederken, Washington’dan üst düzey bir heyet, İsrail ziyaretinin ardından Türkiye’ye kritik bir ziyaret gerçekleştiriyor.

K24 - ANKARA

ABD’nin güçlerini Suriye’den çekme kararıyla birlikte başlayan tartışmalar devam ederken, Washington’dan üst düzey bir heyet, İsrail ziyaretinin ardından Türkiye’ye kritik bir ziyaret gerçekleştiriyor.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve beraberindeki ABD heyeti, Türkiyeli yetkililerle görüşmelerde bulunmak üzere Ankara'ya gitti.

İsrail’deki görüşmelerden sonra Türkiye’ye giden ABD’li heyette ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford ve Brett McGurk'ün yerine atanan James Jeffrey de bulunuyor.

ABD’li yetkililerle Türkiyeli yetkililerin yapacağı görüşmelerde başta Minbic ve Suriye olmak üzere Patriot savunma sistemleri, ekonomik ilişkiler ve FETÖ ile mücadelenin ele alınması bekleniyor.

Heyetin Ankara'da Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ve Türkiye Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler’le görüşeceği bildirildi.

ABD heyetinin Türkiye ziyaretini değerlendiren Prof. Dr. İlhan Uzgel, “Suriye savaşının sonlarına doğru gelinen şu aşamada bence en önemli gündem maddesi Fırat'ın doğusunun statüsüdür. ABD, Rusya ve Suriye, Fırat’ın doğusuyla ilgili bir anlaşmaya vardılar ancak bu statünün içeriği henüz belirsiz” dedi.

K24’e konuşan Uzgel, Bolton’ın ziyaretinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“ABD Suriye’den tam olarak çekilmeyecek ve Türkiye de tamamıyla Fırat’ın doğusuna giremeyecek. Türkiye, kısmi bir operasyon gerçekleştirebilir. Bu yüzden Kürtler Trump, Bolton ve Pompeo’nun açıklamalarıyla ilgili çok fazla beklenti içinde olmamalı.”

K24’e konuşan Prof. Dr. Sencer İmer ise, “Doğrusu Trump’ın Suriye’den çekilme kararına Bolton ve Mattis olumlu yaklaşmıyordu” dedi.

Her iki ismin ABD’de üst düzey yetkililer olduğunu hatırlatan İmer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her iki isim de Suriye’deki Kürtler ve PYD için statü istiyor. İki isim de PYD ile YPG’yi Suriye’deki Kürtlerin temsilcisi olarak kabul ediyor. Ancak Türkiye bunu hiçbir zaman kabul etmedi. Bu gelişmelerden ötürü Ankara ile Washington arasındaki temaslardan hiçbir şey çıkmayacak.”

ABD Başkanı Donald Trump’ın 19 Aralık günü ABD güçlerini çekeceklerini ilan etmesinin ardından dün de yaptığı açıklamada “DAİŞ ile savaşmaya devam ederken uygun bir hızla çekilmeye, ihtiyatlı şekilde gerekeni yapmaya devam edeceğiz” dedi.

BOLTON’IN AÇIKLAMALARI

John Bolton, ülkesinin Suriye’den çekilmesini “Türkiye’nin Kürtleri koruma güvencesi verme” şartına bağlamıştı.

“Türkiye’nin, kendileriyle tam koordinasyon içinde olmadan Suriye’de askeri müdahalede bulunmasını istemediklerini” söyleyen Bolton, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan “Amerikan güçleri çekildikten sonra Suriyeli Kürtlerin korunacağına” dair garanti istediğini açıklamıştı.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Bolton’ın sözlerine yanıt olarak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer vermişti:

“Türkiye'nin Kürtleri hedef aldığı iddiası akıl dışıdır. Türkiye'nin hedefi DEAŞ ve PKK/PYD/YPG terör örgütleridir. Mesele, PKK/PYD/YPG'nin kendisine tabi olmayan Kürtlere de zulmederek kurmaya çalıştığı düzen ve ülkemize yönelik terör eylemleridir. Bir terör örgütünün ABD'nin müttefiki olamayacağı ise izahtan varestedir.”