K24 ÖZEL - Kurdophone: Kürt müziği daha fazlasını hak ediyor

Tambur sanatçısı Omid Derviş, Kürt müziğinin gelenekselin dışında da var olabileceğini, bunun için Kürt melodilerinin batı müziğiyle harmonisinin önemli olacağını belirtiyor.

ANKARA (K24)

Tambur sanatçısı Omid Derviş, Kürt müziğinin gelenekselin dışında da var olabileceğini, bunun için Kürt melodilerinin batı müziğiyle harmonisinin önemli olacağını belirtiyor.

Doğu Kürdistanlı (Rojhılat) müzisyen Omid Derviş tarafından 2017’de Avusturya'nın başkenti Viyana’da kurulan Kurdophone Grubu, Kürt melodilerini çağdaş Batı müziğiyle buluşturuyor.

Albümlerinde Kürtçe melodilere ve İran müziğine yer veren grubun ilk albümü “Isomer”, 2019’da yayımlandı.

K24’e konuşan caz müzisyeni ve grubun kurucusu Omid Derviş, Tahran’da Kürt bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini ve burada büyüdüğünü belirterek, Avusturya’ya göç ettiğinde farklı müzik tarzlarında dersler aldığını söylüyor.

Kürt melodileri ile tambur makamlarını Batı müziğiyle bir araya getirmenin kendisi için yeni bir deneyim olduğundan söz eden Derviş, “Buraya ilk yerleştiğimde, Kürt melodilerini Batı müziğiyle bir araya getirmeye çalışan sadece birkaç müzisyen vardı.Bu yüzden bu alanda çalışmanın doğru bir karar olacağını düşündüm. Melodiler üzerinde doğaçlama yapmak ve müzik harmonisi, benim için harika bir fırsattı” diyor.

“KÜRT MÜZİĞİ STABİL OLMAK ZORUNDA DEĞİL”

Birçok müzisyenin sadece geleneksel Kürt müziğiyle ya da popüler müzikle ilgilendiğini belirten Derviş, “Ancak Kürt müziğinin çok daha fazlasını hak ettiğine inanıyorum, yani Kürt müziği stabil olmak zorunda değildir. Kürt müziğindeki zenginlik onu, diğer müzik türlerine de kolayca dönüştürebilir” ifadelerini kullanıyor.

Genç müzisyenlerin yeni tarzlar denemeye başladığını dile getiren Omid Derviş, bunun dinleyici tarafından da benimsenmesi gerektiğini düşünüyor.

Grup üyelerinin nasıl bir araya geldiği sorusunu yanıtlayan Omid Derviş, “Birbirimizi üniversitede bulduk” diyerek, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bu fikrin müzisyenlerince memnuniyetle kabul edileceğini tahmin ettiğim için, arkadaşlarıma projeden söz ettim. İlk başta Viyana Müzik ve Gösteri Sanatları Üniversitesi’nde klasik keman eğitimi alan Sarvin Hazin’e projeden bahsettim. Ardından caz piyano çalışan Amir Ahmadi’yle konuyu konuştuk. Kendisi yetenekli bir piyanist ve kompozisyon açısından da iyi bir deneyime sahip olduğu için harika bir seçimdi. Üniversitede caz eğitim alan Helene Glüxam da bu projeyle ilgilenmeye başladı. O, Batı müziği ruhunu Kurdophone'a getirdi. Son olarak Sebastian Simsa ile konuştum. Sebastian uzun yıllar caz müziğiyle ilgilendi; İranlı, Suriyeli ve Güney Amerikalı müzisyenlerle çalışan bir deneyime sahip.”

“İNSANLAR MÜZİĞİMİZİ HİSSEDİYOR”

İlk ve tek albümleri “Isomer”den söz eden Derviş, “Hem amatör hem de uzman isimlerin bir araya gelerek çıkardığı Isomer albümü için inanılmaz geri dönüşler aldık” diyerek, kendileri için en önemli olan şeyin insanların müziğin sözlerini anlamasalar da onu hissetmeleri olduğunu söylüyor.

Derviş, “Müziğin ortak ve evrensel değerlere sahip olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla yaptığımız çalışmalar da dinleyicilerimizin kalbine işliyor” diyor.

NEDEN “KURDOPHONE”?

Kurdophone isminin ne anlama geldiği sorusuna da yanıt veren Omid Derviş, “Chordophone, bir akort enstrümandır. Bu enstrüman iki nokta arasına yayılmış ip ya da telleri titreştirerek ses çıkarıyor. Biz onu Kurdophone olarak değiştirdik, dolayısıyla müzik tarzımızın Kürtçe bir arka plana sahip olduğunu anlatmaya çalışıyoruz” diyor.

KURDOPHONE

Kurdophone Müzik Grubu, tambur sanatçısı Omid Derviş tarafından 2017’de Viyana’da kuruldu.

Grubun üyeleri arasında Sarviz Hazin (kemençe/keman), Amir Ahmedi (piyano), Helene Glüxam (bas) ve Sebastian Simsa (davul) bulunuyor.

Caz müziği yapan grup, Kürt melodileri ile İran halk şarkılarını Batı müziğiyle bir araya getiriyor.

Kurdophone'un ilk albümü 'Isomer' 2019'da piyasaya sürüldü.