Eğitimde ekonomik deprem: Yoksulluk okul sıralarını boşaltıyor

Türkiye eğitim sistemi derin bir krizle karşı karşıya ve yoksulluk ile zorlu ekonomik koşullar nedeniyle okul bırakma oranları tehlikeli bir seviyeye ulaştı. Raporlar, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında yaklaşık 1,5 milyon çocuğun örgün eğitim sisteminden koptuğunu gösteriyor.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasının raporuna göre bu sayı son 25 yılın rekorunu kırdı. Sendikanın İstanbul Şube Başkanı Hanifi Bayındır, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "İlk neden şüphesiz ekonomidir. Aileler yoksul ve maddi durumları iyi değil, bu yüzden çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamıyorlar." dedi.

Türkiye'nin ekonomik krizi, yüksek enflasyon, liranın değer kaybı ve artan işsizlik oranları nedeniyle 2018'den bu yana önemli ölçüde derinleşti. Bu durum milyonlarca aileyi doğrudan etkiledi ve temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanmasını zor bir görev haline getirdi. 2024 istatistiklerine göre Türkiye'deki çocukların yaklaşık %40'ı yoksulluk veya sosyal dışlanma tehdidi altında.

Öğrenci dernekleri, resmi istatistiklere dayanarak en az iki milyon çocuğun örgün eğitim sisteminin dışında olduğunu açıkladı. Okul terki oranlarındaki artışla eş zamanlı olarak, çocuk işçiliği olgusu da önemli ölçüde arttı. İstatistikler, çocuk işçi sayısının 2022'de 619.000 iken 2024'te 869.000'e yükseldiğini gösteriyor.

Okulu bırakan öğrencilerin çoğu lise son sınıflarda ve eğitim yoluyla parlak bir gelecek kurma konusunda umutsuzlar. 

Genç bir kız durumu şöyle ifade ediyor:

"Eğitime devam etmedim, çünkü bu ülkede insan okuyarak iyi bir sonuca ulaşamıyor. Çalışmaya gitmek daha iyiydi." 

Bir başka vatandaş ise sadece bir çocuğun eğitim masraflarını karşılamak için aylık 15 ila 20 bin liraya ihtiyaç olduğunu belirterek, "Peki üç ya da dört çocuğu olan aileler ne yapsın?" sorusunu iktidara yöneltti.

Kriz sadece öğrencileri değil, öğretmenleri de kapsıyor. Türkiye'de yaklaşık bir milyon öğretmen atama bekliyor, bu da eğitim sistemi üzerinde ayrı bir yük oluşturuyor. Bu durum, Türkiye eğitim sisteminin, ekonomisiyle birlikte çok boyutlu ve derin bir krizle karşı karşıya kalmasına ve yeni bir neslin geleceğini tehlikeye atmasına neden oluyor.