Araştırma: Kızıl saç rengi yaşlanmayı geciktirebilir
Bilimsel bir araştırma, kızıl saçlı kişilerin vücutlarını toksik maddelerden arındırmaya yardımcı olan özel bir biyolojik sisteme sahip olabileceklerini, bunun da erken yaşlanmayı ve kansere yakalanmayı önleyebileceğini ortaya koyuyor.
İspanya Ulusal Doğa Bilimleri Müzesi araştırmacılarına göre "sistein" amino asidi belirli bir düzeyde gerekli olsa da vücutta yüksek oranda birikmesi iltihaplanmaya ve karaciğer, beyin, böbrek, kas ve gözler gibi temel organ ve dokuların hasar görmesine neden olmaktadır.
Araştırmayı yürüten bilim ekibi, kızıl saç renginden sorumlu olan ve "feomelanin" olarak bilinen (sarı-turuncu) pigmentin, vücutta "sistein" birikimini engellediğine ve toksik etkilerini azalttığına inanıyor.
Bu hipotezi kanıtlamak için araştırmacılar, parlak turuncu tüyleriyle bilinen "zebra ispinozu" kuşları üzerinde bir deney gerçekleştirdi. Deneyde 65 kuş şu 3 gruba ayrıldı:
1- Sistein maddesi verilen bir grup.
2- Sistein ile birlikte feomelanin üretimini engelleyen bir ilaç verilen bir grup.
3- Hiçbir tedavi uygulanmayan kontrol grubu.
Sonuçlar, "feomelanin" üretme yeteneğine sahip olan erkek kuşların, pigment üretimi engellenenlere kıyasla daha az hücresel hasara uğradığını gösterdi; bu da söz konusu maddenin koruyucu rolüne işaret etmektedir.
Bu faydaya rağmen araştırmacılar, koyu renkli "eumelanin"in aksine, "feomelanin"in ultraviyole (morötesi) ışınlara karşı koruma sağlamadığını vurguluyor. Bu durum, beyaz tenli ve kızıl saçlı kişilerin cilt kanseri riskiyle daha fazla karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır.
Bilim insanları, saç renginin veya kuş tüylerinin sadece estetik bir özellik olmadığını, aynı zamanda vücudun hücresel stresle başa çıkma biçimiyle doğrudan bir ilişkisi olduğunu belirtiyor.
Bu çalışma, biyolojik renkler ile vücudun kimyasal dengesi arasındaki ilişkiyi anlamak için yeni bir kapı aralıyor; ancak araştırmacılar, bu sonuçların insanlar üzerinde tam olarak kanıtlanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.