Hatimoğulları: Münih’teki diplomasi masası Ankara’da da kurulmalı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed’in Münih Güvenlik Konferansı’na katılımını "Kürt halkı için tarihi bir diplomatik adım" olarak nitelendirerek, "Münih’teki bu fotoğrafın Türkiye’de de verilmesini istiyoruz." çağrısında bulundu.

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde düzenlenen "Barış ve Demokratik Toplum" buluşmasında konuşan Hatimoğulları, gündemdeki gelişmelere, Rojava’daki duruma ve İmralı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında Münih Güvenlik Konferansı’na dikkat çeken Hatimoğulları, SDG heyetinin dünya liderleriyle bir araya gelmesinin önemine vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı: 

"Bu, Kürt halkı için çok önemli bir diplomatik adımdır. Münih’teki bu fotoğrafın Türkiye’de de verilmesini arzuluyoruz. Diplomasi masası sadece Münih’te değil, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin de dahil olduğu bir formatta Ankara’da da kurulmalı."

Suriye ve Irak politikalarında geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Mahmur ve Şengal’e yönelik tehditlerin son bulması ve dört parça Kürdistan’da Kürt halkıyla stratejik bir barışın sağlanması gerektiğini ifade etti.

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürecin birinci yılına yaklaşıldığını hatırlatan Hatimoğulları, DEM Parti heyetinin şu anda İmralı’da bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Hatimoğulları, "Heyetimiz şu an Sayın Öcalan ile istişarelerde bulunuyor. Sürece ilişkin Sayın Öcalan’ın çok önemli mesajları olacağından eminiz. Heyetimiz döndüğünde bu bilgileri kamuoyuyla paylaşacağız." dedi.

Rojava’daki gelişmelere ve "30 Ocak Mutabakatı"na yönelik eleştirilere de yanıt veren Hatimoğulları, Rojava yönetiminin aldığı kararların stratejik ve koruyucu olduğunu savundu.

"Rojava’ya yönelik uluslararası bir saldırı planı vardı.” diyen Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özerk Yönetim, Arapların yoğun olduğu bölgelerden çekilerek gücünü Kürt nüfusun yoğun olduğu alanlarda tahkim etme kararı aldı. Bu, son derece akılcı bir savunma stratejisidir. Eleştiri getirenlerin Münih Konferansı’na bakmalarını tavsiye ediyorum. 120 ülkenin katıldığı konferansta ana gündemi Kürt halkı ve Rojava yönetimi belirlemiştir. Bu, büyük bir diplomasi ve mücadele başarısıdır."

TBMM’de devam eden komisyon çalışmalarına da değinen Hatimoğulları, hazırlanacak raporun Kürt sorununun çözümünde "terör" parantezinden çıkarılarak sosyolojik ve siyasi bir zemine oturtulması gerektiğini vurguladı.

Çıkacak olan yasanın Kürt halkının ihtiyaçlarına cevap vermesi gerektiğinin altını çizen Hatimoğulları, "TMK, TCK ve İnfaz Yasası’nda köklü değişiklikler bekliyoruz. Halkımız, AİHM kararlarına rağmen tutuklu bulunan siyasetçilerin ve infazı yakılan mahkumların durumunu soruyor. Bu süreç, sadece söylemle değil, somut yasal adımlarla ilerlemelidir." dedi.

Sürecin başarısı için hukuki ve demokratik adımların şart olduğunu belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı, "Umut Hakkı, başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere tüm mahpuslar için uygulanması gereken önemli bir haktır." değerlendirmesinde bulundu.

Hatimoğulları konuşmasını, yeni yüzyılın Kürt halkının çözüm yüzyılı olması temennisiyle sonlandırdı.