Sarmê bölgesinin maharetli kadını Dilber: Çeyrek asırdır Kürt kültürünü yaşatıyor
Sarmê bölgesinin yetenekli ve üretken kadınlarından Dilber Sarmê, çeyrek asırdır tek başına işlettiği yerel atölyesinde, unutulmaya yüz tutmuş kadim Kürt zanaatlarını yeniden canlandırıyor. Hayvan derilerini işleyerek geleneksel yayık (meşke) ve tulumlara (xêge) dönüştüren Dilber Hanım, bu işiyle sadece kendi geçimini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Kürdistan Bölgesi ve Doğu Kürdistan (Rojhilat) için geleneksel ürünlerin tedarik edildiği en önemli merkezlerden biri haline gelmiş durumda.
Küçük bir atölyenin tam kalbinde, geçmişin kokusu ile bugünün bitmek bilmeyen azmi birbirine karışıyor. 25 yıldır çelikten bir iradeyle çalışan usta zanaatkar Dilber Sarmê, cansız hayvan derilerini büyük bir titizlikle işleyerek meşke (yayık), xêge ve kunde (su tulumu) gibi oldukça kıymetli ürünlere dönüştürmeyi başarıyor.
Dilber Hanım’ın elinden çıkan bu ürünler yalnızca birer el emeği değil, aynı zamanda süt ürünlerinin o eski ve eşsiz lezzetini, doğallığını koruyan birer kültür mirasçısı.
Maharetli kadının ürettiği her bir deri parçasının kullanım amacı farklılık gösteriyor. Meşke, yoğurt dövmek, ayran ve tereyağı elde etmek için, xêge, saf hayvansal yağları uzun süre bozulmadan saklamak için, torağ, süzme yoğurt ve peynir çeşitlerini muhafaza etmek için ve kunde, sıcak yaz günlerinde suyu doğal yollarla buz gibi serin tutmak için kullanılıyor.
Dilber Sarmê’nin atölyesinde üretilen ürünlerin ünü sınırları aşmış durumda. Yaşadığı gururu dile getiren Dilber Hanım, "Ürünlerimizi Kürdistan'ın birçok şehrine gönderiyoruz, Süleymaniye ve Erbil'den tutun Meriwan, Saqiz ve Bane’ye kadar geniş bir müşteri ağımız var." dedi.
Bu geleneksel tulumları satın alan müşteriler ise bu derilerin içinde saklanan yağ veya süt ürünlerinin kalitesini ve o eski eşsiz lezzetini tam 3 yıl boyunca hiçbir bozulmaya uğramadan koruduğunu ifade ediyor.
Dilber Hanım, bu emeğiyle Kürtçedeki "Yorulan el, tok karnın güvencesidir” atasözünün adeta canlı bir kanıtı olmuş durumda. Teknolojinin ve modern makinelerin her yeri sardığı bu çağda, o hala elinin emeğine ve atalarının zanaatına güveniyor.
Bu proje, Kürt bir kadının hem kültürün koruyucusu hem de ailesinin geçim kaynağı haline geldiği, bağımsız kadın ekonomisinin ve ulusal kimliğin korunmasının en parlak ve ilham verici örneklerinden birini gözler önüne seriyor.