Cemal Koçer: Irak kaynak bakımından zengin, yönetim bakımından fakir
Irak Parlamentosu Maliye Komisyonu üyesi Dr. Cemal Koçer, ülkenin mali ve ekonomik gidişatına ilişkin ciddi uyarılarda bulunarak, Irak'ın likidite, gelir yetersizliği ve bütçe açığını kapatacak alternatif kaynakların bulunmaması gibi üç temel krizle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Dr. Cemal Koçer, 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü Kurdistan24’e yaptığı açıklamada, Irak’ın yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğunu, ancak yönetim vizyonu açısından son derece fakir olduğunu savundu.
“Ülkenin serveti liyakatli ellerde yönetilmiyor.” diyen Cemal Koçer, “Dünyada deniz çıkışı, doğal gaz, madenler, su ve verimli tarım arazileri gibi bu kadar zengin kaynağa bir arada sahip olan çok az ülke vardır. Ne var ki, siyasi partilerin ganimet ve kota paylaşımı esası üzerine kurulu sistem, Irak'ın geleceğini adeta harap etmiştir." ifadelerini kullandı.
Irak'ta hiçbir kamu makamına liyakat esasına göre atama yapılmadığını, siyasi partilerin sadece kendi yandaşlarını göreve getirdiğini belirten Koçer, "Irak'ta şu an yaşanan durum tam anlamıyla bir yağma, hırsızlık ve kötü yönetimdir. Ülkenin serveti dışarıya kaçırılıyor. Aidiyeti ve sadakati dış güçlere olan bir yönetim yapısında bu durumun yaşanması şaşırtıcı değildir." dedi.
Yeni Irak Başbakan Ali Zeydi’nin reform çabalarına da değinen Cemal Koçer, "Başbakan Ali Zeydi’nin reformlar konusunda başarılı olup olamayacağını söylemek için henüz çok erken. Ancak 15 Eylül itibarıyla çok kritik ve ağır dosyalar açılacak. Özellikle silahların tamamen devlet kontrolüne alınması ve Amerikan ile İngiliz şirketlerinin ülkeye gelişi gibi kritik konularda, silahlı grupların bu süreci kabul edip etmeyeceği o zaman netleşecek." değerlendirmesinde bulundu.
Ülkenin mevcut gelir durumuna ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Koçer, Irak'ın güncel aylık gelirinin 1 ila 2 milyar dolar arasında sıkıştığını söyledi.
Koçer, "8 Şubat'tan bu yana tek bir varil gaz satılamadı. Petrol geliri ise sadece Kürdistan Bölgesi üzerinden yapılan ihracat ve Suriye üzerinden tankerlerle taşınan çok küçük bir miktarla sınırlı. Bunların toplamı dahi günlük 1 milyon varili bulmuyor." diye konuştu.
Irak'ın bölgesel çatışmalardaki tutumunu da sert bir dille eleştiren Maliye Komisyonu üyesi, "Eğer Irak topraklarındaki silahlı gruplar, İran'ın yanında durmak adına İsrail'e saldırılar düzenliyorsa, o halde bu derin ekonomik krizde İran neden Irak'ın yanında durmuyor? Hürmüz Boğazı'nda Irak petrolünün geçişi engellenirken, Irak kimin için bu savaşı veriyor ve kendisini tehlikeye atıyor?" sorusunu yöneltti.
Maaş ödemelerinin yapılabilmesi için hükümetin tamamen iç borçlanmaya yöneldiğini, zira yasalar gereği Parlamento onayı olmadan dış borçlanmaya gidilemediğini belirten Koçer, Irak’ın güncel borç stoğunu şu rakamlarla deşifre etti:
- Merkez Bankasına olan borç: 66 trilyon dinar
- Diğer kamu ve özel bankalara olan borç: Yaklaşık 106 trilyon dinar
- Müteahhit ve yatırımcılara olan borçlar: 33 trilyon dinar
Koçer, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın açılmaması durumunda, Irak'ın bu derin ekonomik girdaptan çıkabilmesi için çok radikal ve hassas kararlar almak zorunda kalacağını vurgulayarak sözlerini tamamladı.