Bahçeli: Birlik ve Ortak Tutum Konferansı ABD ve Fransa'nın teşvik ve desteğiyle düzenlendi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Qamişlo'da düzenlenen Birlik ve Ortak Tutum Konferansı'na dair, "DEM Parti'nin Kamışlı'da oynanan oyuna tepki göstermesi tutarlılık gereğidir." dedi.
MHP lideri Bahçeli, 29 Nisan 2025 Salı günü, yayımladığı yazılı açıklamasında, Türkiye'nin her cepheden "tehdit edildiğini" ifade ederek, "Bu tehdit alenidir, alçaktır, ahlaksızdır, alarm verici niteliktedir. Kanun tanımayan, demokratik erdemleri takmayan siyasi ve ideolojik bir güruh, devletin egemenlik haklarıyla hukukun üstünlüğüne fütursuzca kafa tutmaktadır. Tehdit saçan bu güruhun adını doğru koymak lazım gelirse; dışarıdan tembihli, içeriden tedarikli Cumhuriyet Halk Partisi'dir." ifadelerini kulllandı.
Bahçeli, 27 Nisan'da Qamişlo'da düzenlenen Birlik ve Ortak Tutum Konferansı'na tepki göstererek, şunları kaydetti:
"Özgür Özel'in Mersin provokasyonuyla eş zamanlı olarak, Suriye'nin Kamışlı kentinde ABD ve Fransa'nın teşvik ve desteğiyle, ENKS ve PYD'nin organizasyonuyla düzenlenen, 'Birlik ve Ortak Tutum Konferansı'nda bölücü talepler dillendirilmiş, Suriye'nin siyasi ve toprak bütünlüğünün hilafına kararlar alınmıştır. Suriye'de merkeziyetçi olmayan, yani üniter yapıyı dışlayan bir çözüm teklifi tartışmaya açılmıştır.
Elbette Şam yönetimi bu ayıplı, arızalı, icazetli ve fırsatçı konferansın karar ve açıklamalarını şiddetle reddetmiş; Suriye Arap Cumhuriyeti'nin birliğini, topraklarının ve halkın bütünlüğünü savunarak, kırmızı çizgi olduğunu vurgulamıştır. Harici unsurların tesir, telkin ve dayatmalarıyla terörist Mazlum Abdi ile Suriye Geçiş Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmet Şara arasındaki 10 Mart mutabakatı ihlal edilmiştir. Bu ihlalin telafi edilerek PYD/YPG terör örgütünün silah bırakıp Suriye Arap Cumhuriyeti'ne belirlenmiş yol haritası doğrultusunda entegre olması bölge barışı ve geleceği adına hayati önemdedir."
27 Şubat İmralı çağrısına bağlılığın esas olduğunu söyleyen Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye partisi olma istikametinde azim ve sabırla mesafe alan DEM Parti'nin Kamışlı'da oynanan oyuna tepki göstermesi tutarlılık gereğidir. PKK'nın derhal silahlarını teslim etmesi, kongresini toplayıp örgütsel fesih işlemini tamamlaması, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin enfekte olmaması, kimi komplikasyonların yaşanmaması için derhal sağlanmalıdır. Ön şart ileri sürülmeksizin 27 Şubat İmralı çağrısına bağlılık esastır ve bölücü terör örgütünün, önderi olarak gördüğü şahsa itibar ve itaati asıldır. Başka çıkar yol ya da sığınılacak bahane kalmamıştır. Özellikle halen yaşam mücadelesi veren, umut verici haberler almak istediğim ve Rabb'imden şifa bulmasını niyaz ettiğim DEM Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkan Vekili Sayın Sırrı Süreyya Önder'in emekleri ve bugüne kadar atılan müşterek adımlar heba edilmemelidir.
Kamışlı provokasyonu pişmiş aşa su katma rezaletidir. Buna kapalı durmak, terörü ülke ve bölge gündeminden çekip çıkarmak; insani, milli, şüphesiz vicdani mahiyetli namus meselesidir. Zıt kutupları buluşturan, çelişkileri çözen, ön yargıları bıçak gibi kesen samimi, gerçekçi, insani ve dürüst tavırlara ihtiyaç ileri düzeydedir. Tecelli edecek iç derinlikle, müessir muhakeme gücüyle, klişelere teslim olmayan kavrama yeteneğiyle konuşup anlaşmak, sıkılı yumrukları açıp tokalaşmak herkesin yararınadır. Ortak anlayış, ortak akıl, ortak eylem ve ortak erdem çıkabilecek yol kazalarını asgariye indirecektir."