Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü iki Ezidi Kürt kızına verildi
Ödülü alan Ezidi kızı: Unuttuğumuz barışı getirmek ve savaşa çare bulmak zorundayız
Avrupa Parlamentosu Sakharov Ödülü’nü törenle iki Ezidi Kürt kızı ve Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi Nadia Murad ile Lemia Beşar’a verildi. Avrupa Parlamentosu’nda konuşan Lemia Beşar, DAİŞ’in Şengal’de Ezidilere yaptıklarını anlatırken törende bulunan AP üyeleri gözyaşlarını tutamadı.
Törenin açılışında konuşma yapan Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, iki Kürt kızının katledilen Ezidilerin sembolü olduklarını söyledi.
Schulz, Ezidi soykırımı konusunda yargılamaların yapılmadığını ifade ederek durumun uluslararası mahkemeler tarafından doğru şekilde araştırılmasını istedi. Schulz, ayrıca 2016 Sakharov Ödülü’nü iki Ezidi Kürt kıza verdikleri için gurur duyduklarını söyledi.
“Unuttuğumuz barışı getirmek ve savaşa çare bulmak zorundayız”
Parlamentoda konuşan Lemiya Beşar, DAİŞ’in Kürdistan’da Şengal’e saldırısı sırasında yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“DAİŞ gelip saldırdığında saygı duyduğumuz güvendiğimiz komşular bize ilk saldıranlar oldu. Biz barışı unuttuk. Artık kimseye inanmıyoruz. Bugün Avrupa’ya muhtacız; kendi ülkemizi yeniden yaratmak, bu savaşa çare bulup barışı getirmek için. Ezidiler devletin korumasına muhtaçtır. Herkese teşekkür ederim ödül için. Bu ödülü kamplardaki kadın ve çocuklara ve tüm mültecilere adıyorum. Onlara sizin de yardım edeceğinizi umut ediyorum.”
“Ezidileri yok etmeye çalışanlar cezalandırılmalı”
Ardından konuşma yapan Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi Nadia Murad ise şunları söyledi:
“AP, BM Güvenlik Konseyi talebinizi destekliyor. Ezidilere karşı işlenen suçlardan failler henüz yargılanmadı. Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi, DAİŞ’in işlediği suçları araştırmak zorunda.
Arap dünyasından ve Avrupa'da 20'ye yakın ülkeyi ziyaret ettim. Birçok cumhurbaşkanı, milletvekili ve başka insanlarla tanıştım. Dünyadan istediğimiz bunu soykırımı durdurmak ve bizi yok etmek isteyenleri cezalandırmaktır. Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi önünde suçluları cezalandırılmalı. Azınlıklar, Ezidiler gibi küçük topluluklar ile Irak ve Suriye’de yaşayan Hıristiyanlar korunmalıdır. Dünya bunu bilmek ve bu konuda hareket etmek zorunda.”