Suikastçı polisin annesi: Olay günü arayıp “Hakkını helal et”’ dedi

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un suikast sonucu öldüren çevik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş tarafından öldürülmesinin ardından gözaltına alınan ve dün serbest bırakılan Altıntaş’ın annesi ve babasının ifadeleri ortaya çıktı. Mert Altıntaş’ın saldırı günü kendisini aradığını söyleyen annesi Hamidiye Altıntaş, “Anne Allah'a emanet ol, hakkını helal et' dedi” diye ifade verdi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Altıntaş’ın annesine ve babasına "Mevlüt Mert Altıntaş ile ne zaman görüştükleri, bahse konu olayla ilgili kendilerine bilgi verilip verilmediği ya da imada bulunup bulunmadığı, herhangi bir terör örgütü, dini grup ve cemaatle bağlantısının olup olmadığı" gibi sorular yöneltildi.

"Benim çocuğum içine kapanık sessiz ve sakin bir çocuktu"

İfadesinde, saldırının olduğu gün oğlunun 16.30'da kendisini aradığını ve ne yaptığını sorduğunu belirten anne Hamidiye Altıntaş, şöyle konuştu:

"O ara müsait değildim, misafirlikteydim. Kendisi bana 'anne ne yapıyorsun' diye sordu. Daha sonra müsait olunca kendisini arayacağımı söyleyince 'tamam anne Allah'a emanet ol, hakkını helal et' diyerek telefonu kapattı. Oğlum polislik sınavlarına hazırlanırken herhangi bir dershaneye gitmedi. Benim çocuğum içine kapanık sessiz ve sakin bir çocuktu."

"Polis olduktan sonra içine kapanmaya ve sessizleşmeye başladı"

Baba Esrafil Altıntaş da olayın olduğu gün oğluyla konuştuğunu, kendisine, telefon hattına kontör yüklediğini söylediğini aktardı.

Telefon konuşmasında oğluna çalışıp çalışmadığını sorduğunu belirten Altıntaş, ifadesinde şunlara yer verdi:

"Bana izinli olduğunu, şu an çarşıda gezdiğini, yemek yiyeceğini söyledi. Kendisi annesini ve beni her gün olmasa da 2 günde bir arardı. Konuşmasında anormal bir durum söz konusu değildi. İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulunu kazandıktan sonra Sercan B. isimli öğrenciyle samimiyet kurdu. Polis olduktan sonra ibadetlerine daha düşkün olmaya, içine kapanmaya ve sessizleşmeye başladı. İzmir polis okulunda okuduğu esnada en samimi arkadaşı Sercan B. isimli şahıstı. Hatta seçme imkanın varsa İzmir'de kalmasını söylememe rağmen Sercan'ın Ankara’ya gitmesinden dolayı burayı seçmiş, bu şahısla aynı evde kaldılar."