Diyarbakır Barosu: Kürt meselesi güvenlikçi politikalarla çözülmez

Kürdistan24/Diyarbakır- Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen, “Kürt meselesinin çözümünü şiddet ve güvenlikçi politikalardan arındırılmış diyalog ve müzakere kanallarının güçlendirilmesiyle münkün görmekteyiz.”dedi.

Diyarbakır Barosu 5 Nisan Avukatlar Haftası etkinlikleri kapsamında, önceki Baro Başkanı Tahir Elçi’nin 28 Kasım 2015’te öldürüldüğü, tarihi Dört Ayaklı Minare’nin önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya milletvekilleri, avukatlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve Tahir Elçi’nin sevenleri katıldı.

Baro Başkanı Ahmet Özmen, yaptığı açıklamada çözüm sürecinin tıkanması, bölgede yeniden yaşanan çatışmalı süreç, tutuklanan milletvekili ve belediye başkanlarının yanı sıra referandum süreci ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

“TOPLUM, ÇÖZÜM SÜRECİNE DÖNÜLMESİ BEKLENTİSİ İÇERSİNDE.”

Özmen, “Güvenlikçi politikalar ve siyasetçilere yönelik tutuklamaların, son 30 yılı çatışmalarla geçmiş, on binlerce insanımızın ölümüne sebebiyet vermiş, tarihi, toplumsal ve siyasal bir mesele olan Kürt meselesinin çözümüne bir katkısı olmayacaktır. Her koşulda ve her süreçte belirttiğimiz üzere; Kürt meselesinin yegane çözümünü, sorunun şiddet ve güvenlikçi politikalardan arındırılarak,  diyalog ve müzakere kanallarının güçlendirilmesiyle mümkün görmekteyiz.” İfadeleri kullanarak, “2013 yılında başlatılan çözüm süreci toplumda sorunun çözümüne yönelik büyük bir beklenti ve umut yaratmıştı. Bugün toplumun tüm kesimlerinde benzer yeni bir sürecin başlatılmasına yönelik  beklenti bilinen bir realitedir. Bu sebeple her türlü siyasi kaygıların bir tarafa bırakılarak bu can yakıcı meselenin çözümü konusunda diyalog ve müzakereyi önceleyen her türlü adımın atılmasının gerekliliğini bir kez daha vurgulamak isteriz.” dedi.

Özmen’nin konuşmasından bazı satırbaşları şöyle:

Anayasa değişikliğinin OHAL koşullarında 16 Nisan'da halk oylamasına sunuluyor olmasını seçim güvenliği açısından oluşturduğu endişeler ve özellikle de kampanya ve propaganda imkanları açısından yarattığı adaletsizlikler sebebiyle doğru bulmamaktayız. Diyarbakır Barosu olarak  bir hukuk örgütü olmanın sorumluluk bilinciyle sandık güvenliğinin sağlanması ve seçmen iradesinin sağlıklı bir şekilde sandığa yansıması için üzerine düşen sorumluluğunu yerine getireceğini kamuoyuyla paylaşmak isteriz.

SİYASETÇİLERİN TUTUKLANMASI

Bütün bu güncel sorun alanlarının yanı sıra  demokratik bir toplumda, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında sayılabilecek eylem ve etkinlikler nedeniyle, her hangi bir şiddet eyleminde, dolaylı da olsa yer almamış siyasetçi, seçilmiş kişi veya aktivistler  tutuklu olarak yargılanmakta, ağır ve adaletsiz cezalarla cezalandırılmaya devam edilmektedir.

KEMAL KURKUT’UN ÖLDÜRÜLMESİ

Yine,  demokratik özgürlükler kapsamında olan gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan vatandaşlara güvenlik görevlilerinin aşırı ve ölçüsüz şiddeti yaşam hakkını ve bireylerin vücut bütünlüğünü ihlal etmeye devam etmektedir. Nitekim  21 Mart'ta Diyarbakır da Newroz kutlamalarında Kemal Kurkut'un öldürülmesiyle bu durum bir kez daha kendisini göstermiştir.

TAHİR ELÇİ DOSYASI

Savunma hakkına saygının sağlandığı, mesleğimizin onur ve saygınlığının korunduğu, adil ve demokratik bir ülke dileğinde bulunurken bir kez daha meslek hayatını cezasızlıkla mücadeleye adamış değerli başkanımız Tahir Elçi ile ilgili soruşturma dosyasının takipçisi olacağımızı, faillerinin cezasızlıkla mükafatlandırılmalarına müsaade etmeyeceğimizi belirterek tüm meslektaşlarımızın  5 Nisan Avukatlar Gününü bu hüzünlü havada  kutluyoruz.”