İngiltere’den kapsamlı Kürt raporu: Hükümet çözüm için devreye girmeli

İngiltere Parlamentosu, 2017 yılında çalışmalarını başlattığı Kürt raporunu tamamladı.

Haber Merkezi

İngiltere Parlamentosu, 2017 yılında çalışmalarını başlattığı Kürt raporunu tamamladı. "Kürtlerin özlemleri ve İngiltere’nin çıkarları" başlıklı raporda Kürtlerin Ortadoğu’daki rolü ve son bir yıl içerisinde yaşanan gelişmeler ele alındı.

İngiliz Parlamentosu’nun 11 üyeli Dış İşleri Komisyonu tarafından hazırlanan "Kürtlerin özlemleri ve İngiltere’nin çıkarları" başlıklı raporda, Ortadoğu’daki Kürt siyasetine ilişkin gözlem ve öneriler yer aldı. Raporda Erbil ve Bağdat arasında yaşanan krizin diyalog yolu ile çözülebileceğine ve bunun için İngiltere’nin de rol alması gerektiğine vurgu yapıldı.

İngiltere’den Kürdistan üzerindeki yaptırımların kaldırılması için Irak Hükümeti’ne baskı yapması talep edilen raporda ayrıca Erbil ve Bağdat arasında yaşanan sorunların çözümünün yanı sıra yeni oluşabilecek sorunlara da dikkat çekilerek, olası yeni bir krizin engellenmesi için İngiltere’nin bir politika geliştirmesi gerektiği ifade edildi.

Londra’dan Erbil ve Bağdat arasında yaşanan sorunların çözümü için adım atılması istenen raporda, Kürdistan’da yaşananlara sessiz kalınmaması gerektiği belirtilerek, Kerkük ve tartışmalı Kürdistani bölgelerdeki İran destekli Haşdi Şabi milislerinin varlığına karşı net bir tutum sergilenmeyen Londra eleştirildi.

“PKK-PYD POLİTİKASI NETLEŞTİRİLMELİ”
Raporda PKK-PYD ilişkilerine de değinilerek, Türkiye’nin YPG’yi PKK ile bağlantılı bir terör örgütü olarak gördüğü, ABD’nin ise aynı örgütü DAİŞ’li mücadelede müttefik saydığı ve silah desteğinde bulunduğu anılsatılarak, İngiltere’nin bu bağlamda hangi pozisyonda olduğunu açıklığa kavuşturması gerektiği dile getirildi.

"İngiliz Dışişleri Bakanlığının mevcut görüşü tutarsız" ifadesini kullanılan raporda şu ifadelere yer verildi: "Araştırmamız sırasında sunulan kanıtlar bu grubun PKK ile bağlantılı olduğunu temellendirdi. Bu bağlantıların tabiatı ve kapsamı tartışmaya açık olsa bile. Ancak İngiliz Dışişleri bu bağlantıların mevcudiyeti konusunda bile kararsız göründü. Bu inanılabilir değil. Dışişleri, tekrar tekrar bildirilen bağlantılardan söz etmeyi bırakıp bu konuda kendi açık görüşüne sahip olmalı.”