K24 ÖZEL - Ankara’da ‘Kürt duvarı’
Araştırmacı-yazar Tuncay Şur, “Kürt etno politik haklarının tesisi her dönem farklı şekil ve muhtevalarda nevzuhur eden anti Kürt ortaklığının duvarına çarpmaktadır” dedi.
ANKARA (K24)
Halkların Demokratik Partisi (HDP) vekillerine yönelik farklı tarihlerde ve farklı konularla ilgili açılan soruşturmalar ile dokunulmazlıkların kaldırılması konusunu yeniden gündeme getirdi.
PKK’lilerin cenazelerine katılan vekiller hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” ve “terör örgütüne yardım etmek” suçlamalarıyla soruşturmalar başlatıldı.
Fransa’daki Sosyal Bilimler Yüksek Tahsil Okulu (EHESS) Siyaset Bilimi’nde doktora eğitimini sürdüren “Türkiye’de Legal Kurdî Siyaset” kitabının yazarı Tuncay Şur, HDP’li vekillere yönelik açılan soruşturmaları ve dokunulmazlıkların kaldırılması konularını değerlendirdi.
K24’ün sorularını yanıtlayan Şur, bunun Türkiye parlamentosu tarihinde yeni bir fenomen olmadığını söyleyerek, “İlaveten mezkur hadiselerin meydana gelmesi de gayet tabii bir olaydır, fakat esas mesele hangi gerekçe ya da gerekçelerle soruşturulma başlatıldığı ve nihayet dokunulmazlıkların kaldırılıp yargılama süreçlerinin başlatıldığıdır” ifadelerini kullandı.
2016 Haziranı’na kadar Türkiye parlamento tarihinde toplam 40 parlamenterin dokunulmazlığının kaldırıldığını söyleyen Şur, “Bu 40 kişiye baktığımızda politik beyan ya da eylemlerinden kaynaklı soruşturmaya tabi tutulan ve dokunulmazlığı kaldırılanların sayısı azdır” dedi.
DÂHİL OLMA ARAYIŞI
HDP’li parlamenterlerin dokunulmazlıklarının kaldırılması sürecine kadar, soruşturmaların ya da dokunulmazlıkların kaldırılmasının daha çok “yolsuzluk, mafya ilişkileri ve yine farklı biçimlerde yolsuzluk” ekseninde cereyan ettiğini söyleyen araştırmacı-yazar Tuncay Şur, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye parlamentosunda dokunulmazlık tartışmalarının ve uygulamalarının politik muhtevası kahir ekseriyetle Kurdî legal partilerle birlikte cereyan etmeye başlamıştır. Yeni soruşturmaların ve muhtemel yeni dokunulmazlık kararlarının manası da; 28 yıllık bir meydan okuma geleneği ve dâhil olma ısrarı karşısında sistematik bir inkâr ve rettir. Ben buna ‘dâhil olma arayışı ve sistematik inkâr’ diyorum.”
Dokunulmazlıkların kaldırılmasının yeniden gündeme gelip-gelmeyeceğini sorduğumuz Şur, “Şüphesiz gelebilir, ki kuvvetle ihtimal gelecektir de. Fakat bunun bir manası olup olmadığı konusunda emin değilim” yanıtını verdi.
DEP’TEN HDP’YE
Dokunulmazlıkların kaldırılmasının yeniden gündeme gelebileceğini söyleyen Şur, sözlerini şöyle sürdürdü:
“DEP’in meclis dışına atılmasından 13 yıl sonra DTP’li parlamenterlerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve DTP’nin halefi olan BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının gündeme gelmesi ve nihayet HDP’lilerin dokunulmazlıkların 2016 yılında kaldırılması bir geleneğin ısrarını gösteriyor. Gelenek dediysem aslında gelenek kendini yasaya dayandırıyor. 1982 Anayasası’nda (83. Madde) meclis dokunulmazlığı güvence altına alınmıştı, fakat ilgili yasanın 14’üncü fıkrasına ‘ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü’ ile ilgili şerhi konulmuş ve yasa kapsamı dışında tutulmuştur.”
“Legal Kurdî siyaset açısından her dönem kendi özgünlüklerini barındırmakla birlikte bir gelenek, siyaset yapma geleneği olduğundan bahsetmek mümkün” ifadelerini kullanan Tuncay Şur, şunları söyledi:
“Aynı belirlemeyi siyasal iktidarlardan bağımsız olarak devlet için de yapmak mümkün görünmektedir. Öyle ki soruşturmaya tabi tutulan, dokunulmazlıkları kaldırılan, hapis yatan ya da parlamenterliği düşürülen her parlamenter aynı suçlama ile muhataptır, Anayasa’nın 83’üncü maddesine koyulan şerhtir bu suçlama. Orhan Doğan’ın 1994’teki savunmasında ifade ettiği gibi hiçbir parlamenter ihaleye fesat karıştırmakla, rüşvet almakla, vergi kaçakçılığı ile suçlanmadı, 28 yıl boyunca suçlama hiç değişmedi.”
KÜRT DUVARI
Türk sağının Kürtlere yaklaşımında ortak bir tavır takındığını ifade eden Şur, şunları ekledi:
“Cumhuriyet Türkiye’si ile eş anlı olarak talep edilen Kürt etno politik haklarının tesisi her dönem farklı şekil ve muhtevalarda nevzuhur eden anti Kürt ortaklığının duvarına çarpmaktadır. Bu anti Kürt koalisyon ya da ortaklık Sisyphos’un hikâyesinde olduğu gibi her on yılda bir bin bir emek ve fedakârlıkla tesis edilen birikimi alaşağı etmekte ve Kürtleri kayayı yeniden en başından zirveye çıkarmakla cezalandırmaktadır. Ancak yine efsanede olduğu gibi Kürtler açısından da bu bir tür direniş ve meydan okuma halini almıştır, çeyrek yüzyılı aşan ısrar da bu yüzdendir kanaatimce.”
SORUŞTURMALAR
Batman Cumhuriyet Başsavcılığı, Hakkâri’de yaşamını yitiren PKK'li Devran Baysal'ın cenazesine katıldıkları iddiasıyla HDP Batman milletvekilleri Feleknas Uca ve Mehmet Rüştü Tiryaki hakkında soruşturma başlatmıştı.
Daha önce de yine bir PKK’linin cenazesine katıldıkları gerekçesiyle HDP Diyarbakır milletvekilleri Musa Farisoğulları ve Remziye Tosun hakkında soruşturma başlatılmıştı.
DOKUNULMAZLIKLAR
Hakkında fezleke bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin teklifin 20 Mayıs 2016 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilmesinin ardından HDP eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile İdris Baluken, Leyla Birlik, Selma Irmak, Nursel Aydoğan, Gülser Yıldırım, Ferhat Encü ve Abdullah Zeydan tutuklanmıştı.
24 Haziran seçimlerinde HDP yüzde 11.76 oy oranıyla 67 milletvekilliği almıştı.