Sakinlerinin 18 yaşından önce öldüğü kent

Urallar’ın güneyinde gün yüzüne çıkarılan Tunç Çağı mezarlarında 50 yaşını aşkın yetişkin bulunmadı ve gömülenlerin yaklaşık %70’i çocuk çıktı.

HABER MERKEZİ

Urallar’ın güneyinde gün yüzüne çıkarılan Tunç Çağı mezarlarında 50 yaşını aşkın yetişkin bulunmadı ve gömülenlerin yaklaşık %70’i çocuk çıktı.

Güney Ural Devlet Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Enstitüsü’nden, Rus Tarihi Profesörü Andrey Epimakhov denetimindeki araştırmacı ve öğrenciler Chelyabinsk bölgesinin güneyinde bir kazı çalışması yürütüyor.

Güney Ural Devlet Üniversitesi ve Pittsburg Üniversitesi’nden araştırmacılardan oluşan uluslararası ekip, Kamenny Ambar-5 mezar alanında keşfedilen kalıntıları inceliyor. Fiziksel antropologlar bulunan her bireyin yaşını ve ırkını belirlemek ayrıca herhangi bir yaralanma veya hastalık geçirip geçirmediklerini öğrenmek amacıyla kapsamlı bir araştırma başlattı.

Mezarlarda 50 yaşını aşkın yetişkin bulunmaması ve gömülenlerin yaklaşık %70’inin çeşitli yaşlardan çocuklar olması mezar alanına dair gizemlerden biri.

Ölüler cenaze ekipmanları ve besi hayvanı, koyun kurbanlarını da içeren ritüellerle gömülmüş. Yetişkinler ise inekler, atlar ve köpeklerle birlikte gömülmüş.

Araştırmacılar büyük miktarda DNA materyali toplamayı başardı. Genom haritalamasıyla çocukların cinsiyeti belirlendi. Genetik bilimciler arkeologların kızların süslemelerle erkeklerinse iş aletleriyle gömüldüğüne dair iddialarını doğruladı. Kamenny Ambar sakinlerinin kalıntıları üzerinde yapılan araştırma toplumsallaşma ve cinsiyet rollerinin oluşumunun 2 veya 3 yaşlarında başladığını gösterdi.

Güney Ural Devlet Üniversitesi’nden bilim insanları, “Kalıntılar herhangi bir hastalığın var olup olmadığını öğrenmek için ayrıca incelendi, ancak salgın veya tehlikeli bir hastalığın izine rastlanmadı. Yalnızca çok az sayıda insanın biyolojik olgunluklarına erişene kadar yaşamış olması çevrenin elverişsiz olduğunun bir göstergesi, bu insanların ömürleri kısaydı ve ortalama 50 yıl sürüyordu” diyor.

Kazı alanında bir mızrak ve savaş arabasına ait parçalar da dâhil çok sayıda askeri ekipmana rastlandı. Ancak, yapılan kapsamlı incelemeler sonucunda bu nesnelerin savaşta kullanılmadığı ortaya çıkarıldı. Bilim insanları böylesine kısa bir yaşam süresinin elverişsiz ve belki de değişken çevreye verilen bölgesel bir adaptif tepki olduğunu öne sürüyor. İddialardan birine göre, yerleşim sakinleri günümüz Güney Urallar’ına gelen bir grup göçmendi.

Profesör Epimakhov, “Kafataslarının rekonstrüksiyonları yapıldı, şu an kalıntıları Kamenny Ambar mezar alanında bulunan yerleşim sakinlerinin görünüşlerini görsel olarak gösterebiliyoruz. Bu insanlar, Avrupa etnisitesinin şekilli bir yüz iskeleti ve çıkıntılı burunlarla güney temsilcileriydi. Yerel sakinlerle karşılaştırıldıklarında daha fazla dikkat çekiyorlardı. Bu onların göçmen olduklarını kanıtlıyor. Ataları Avrupa etnisitesinin temsilcileriydi, fakat farklı bir türden” diyor.

Araştırmacılar ayrıca, yerleşim sakinlerinin hayvan yetiştiricisi ve çiftçi olduklarına dair hipotezi gözden geçirmeyi de başardı. Bu doğrultuda, kapsamlı bir bitki kalıntısı koleksiyonu elde edildi. Yapılan analizler ekili ürünlerin var olmadığını gösterdi, bu da söz konusu teoriyi çürütüyor.

Andrey Epimakhov, “Yabani bitkileri topladıklarını ve kısmen balıkçılıkla ve avcılıkla uğraştıklarını belirleyebildik. Ancak, bunlar tamamlayıcı faaliyetlerdi: yaşamları inek, koyun ve at besleme üzerine kurulmuştu. Bu sebeple, bu insanların yerleşik hayvan yetiştiricileri olduğunu büyük bir kesinlikle söyleyebiliriz” diyor.

Uzun yıllar alan araştırmanın sonuçları Amerikan İnsan Biyolojisi Dergisi’nde yayımlanan “Hız şeridinde hayat: Orta Tunç Çağı sırasında Orta Avrasya Steplerinde yerleşik pastoralizm” başlıklı makalede özetlendi. (Kaynak: South Ural State University, Arkeofili)