Pompeo: Fikir ayrılıkları var ancak ilişkilerimiz mükemmel
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, fikir ayrılıklarına rağmen ABD ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini 'mükemmel' olarak nitelendirdi.
HABER MERKEZİ
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, fikir ayrılıklarına rağmen ABD ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini 'mükemmel' olarak nitelendirdi.
Euronews'e konuşan Pompeo, 'Yüzyılın Anlaşması' olarak tanımladıkları Ortadoğu barış planından İran'la yaşanan gerilime, Başkan Trump'ın Avrupa ile ilgili sözlerinden Brexit'e birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
“YÜZYILIN ANLAŞMASI’YLA İLGİLİ ALGI YANLIŞ”
Washington'ın yakında açıklamayı planladığı 'Yüzyılın Anlaşması'nın İsrail yanlısı olacağı algısı "temelde yanlış" diyen Mike Pompeo, "Plan açıklandığında dünya ne önerdiğimizi görecek. Anlaşmaya varıldığında her iki taraf, hatta her bir birey için daha iyi olacak. Anlaşmanın İsraillilerin ve Filistinlilerin yaşamını iyileştirecek bir temel sağlayacağını düşünüyorum. Sadece Batı Şeria'daki ya da Gazze'deki Filistinlilerin değil dünya genelindeki tüm Filistinlilerin yaşamlarının iyileşmesine katkı sağlayacak" dedi.
“ABD’YLE AB ARASINDA ORTAK DEĞERLER VAR”
Avrupalı meslektaşlarıyla sürekli iletişim halinde olduğunu belirten ABD'li Bakan, fikir ayrılıklarına rağmen ortak değerlerin bulunduğunu ve bu değerlerin kendilerini bir arada tuttuğunu söyledi.
Pompeo, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Avrupalı mevkidaşlarımla sık sık görüşüyorum. Aramızda her zaman için ihtilaflar, münakaşalar, ticari anlaşmazlıklar, fikir ayrılıklarına düştüğümüz ulusal güvenlik sorunları ve ortak paydada buluşamadığımız birçok konu oluyor. Ancak bununla birlikte her zaman için ortak değerlerimiz, dünyaya bakış açımız, demokrasiye, özgürlüklere, dünya genelindeki özgürlüklere ve demokrasilere karşı ortak tehdit algılarımız var ve bunlar her zaman için belirleyici unsurlar olmaya devam edecek."
“Trump'ın Avrupa'yı düşman ilan etmesi normal miydi?” sorusunu, Pompeo, "Sanırım Başkan Trump o sözlerle bazı bölgelerde Amerikan ekonomisine adil davranılmadığını anlatmaya çalıştı. Tarım ürünlerimizi Avrupa Birliği üyesi birçok ülkeye satamıyoruz ama AB'den gelen ürünler ABD'de rahatlıkla satılabiliyor. Bu adil ve karşılıklı değil. Kimse bu anlaşmanın devam etmesine olanak sağlayacak bir ticari sistemi kuracağınızı düşünmemeli. Adil olmayan gümrük vergilerinin olduğu bir anlaşma.. Başkan bunu anlatmaya çalıştı. O, Amerika ve Avrupa için adil, karşılıklı bir ilişki alanı oluşturmaya çalışıyor ki bu yerine getirildiği zaman hepimiz yarış halinde olacağız ve bu herkes için daha iyi olacak." sözleriyle yanıtladı.
“BREXIT’İ İNGİLTERE HALKI İSTEDİ”
Pompeo, Trump yönetiminin İngiltere'nin AB'den ayrılmasını (Brexit) neden desteklediğine ilişkin de "Brexit, İngiltere halkının verdiği bir karardı. Brexit'in en büyük destekçisi İngiltere halkıdır, değil mi? Onlar bu yönde oy verdiler. Bundan dolayı Brexit devam edecek. Yani üçüncü ülkeler yorum yaptığı için değil İngiliz halkı bu yönde talepte bulunduğu ve karar verdiği için Brexit süreci devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.
Brexit'in nasıl ilerlediğini ve sürecin nasıl işleyeceğini görmek istediklerine işaret eden Pompe, AB yerine İngiltere ile bir ticaret anlaşmasının kendileri için daha öncelikli bir konu olduğunu söyledi. Mike Pompeo, "Brexit tamamlandığında adil ve karşılıklı güvene dayalı bir serbest ticaret anlaşması üzerinde çalışmak istiyoruz. Sonrasında... Biz de onlar da ekonomilerimizi büyüteceğiz." diye konuştu.
“İRAN’LA ÖN KOŞULSUZ GÖRÜŞMEK İSTİYORUZ”
İran'la ön koşulsuz görüşmeye istekli olduklarının altını çizen ABD Dışişleri Mike Pompeo, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Başkan Trump bir yıl önce, İranlılarla askeri faaliyetleri, füze ve nükleer programlarıyla ilgili herhangi bir ön koşul olmadan görüşmeye hazır olduğunu söyledi. Bu yeni bir durum değil. Dün İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ile de görüştüm. Baba İran tehdidiyle ilgili ortak görüşü paylaştığımızı söyledi. Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan ayrıldık. İran'ın nükleer silah sistemine erişimini nasıl önleyeceğimiz ile ilgili farklı analitik çözümlememiz vardı. Avrupalıların ve Amerikalıların tüm bu konuda ortak bir anlayışa sahip olduğunu düşünüyorum."