Diyarbakırlı heykeltıraş 3 ay sonra kolları sıvadı
Yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle Mart ayından beri çalışmalarına ara veren heykeltıraş Erdal Tüt, atölyesini yeniden açtı.
Mahir Yüksel / DİYARBAKIR
Yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle Mart ayından beri çalışmalarına ara veren heykeltıraş Erdal Tüt, atölyesini yeniden açtı.
K24’e konuşan Diyarbakırlı heykeltıraş Erdal Tüt, sanatının, hayata açılan penceresi olduğunu ve eserlerinde Kürdistan tarihinin renklerini özgürce anlatmak istediğini söyledi.
Salgın nedeniyle 3 aydır kapalı olan atölyesinde heykel yapmayı özlediğini ifade eden Kürt heykeltıraş, geçimini Diyarbakır’daki atölyesinde yaptığı eserlerle sağlıyor.
Resim bölümünden mezun olan ve 20 yıldır taş ile ağaç oymacılığı yaparak eser üreten Erdal Tüt, heykellerle kendisini daha iyi ifade ettiğini, bu sanatla tanıştığında kendi kendine, “Bu benim hayata açılan pencerem” dediğini söylüyor:
“Bu sanat bana kendimi ifade etme dili oldu. Hissettiklerimi bununla yansıttım. Kustum. Benim için ağız oldu. Irkçı insanlar başka topraklara gittiklerinde oraya ait tarih ve mimariye saldırıyorlar. Barajları da bu yüzden yapıyorlar. Kürdistan’da birçok köy ve heykel su altında kaldı.”
Çocukken dengbejlikten başka bir sanat bilmediğini ifade eden Tüt, şunları dile getirdi:
“Bir gün heykeltıraş olacağım hiç aklıma gelmezdi. Çünkü heykeltıraşlığın ne olduğunu bile bilmiyordum. Köyde çocukken çok meraklıydım, bir şey bozulduğu zaman hemen ilgileniyordum, yapmaya çalışıyordum, elim boş durmazdı. 4-5 yaşlarındayken köyde sadece dengbejlik vardı, çünkü babam dengbejdi. Başka bir sanat görmedim.”
Tüt, hayatında ilk defa gördüğü heykelin Atatürk’e ait olduğunu, daha sonra heykeltıraşlığın Kürtlere karşı ırkçılık enstrümanı olarak kullanıldığını gördüğünü söyledi.
Diyarbakır dışında bir sanat atölyesi açmak isteyen heykeltıraş Erdal Tüt, projeleri arasında Kürdistan tarihinin sembollerini yeni nesillere heykellerle tanımak olduğunu söylüyor.