K24 ÖZEL - Kürt sanatçıların coronavirüs günleri
Yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgınının, Kürt sanatçıların müzik çalışmaları ve ekonomik durumlarına olumsuz yansımaları devam ediyor.
Cesim İlhan
Yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgınının, Kürt sanatçıların müzik çalışmaları ve ekonomik durumlarına olumsuz yansımaları devam ediyor.
İlk olarak Çin’de ortaya çıkan sonra Avrupa’da ve ardından bütün dünyayı etkisi altına alan coronavirüs salgını, birçok alanda hayatı etkilediği gibi Kürt müzik camiasında da etkisini gösterdi.
Sadece sanat yaparak, sanat çalışmalarıyla geçimlerini sağlayan sanatçılar zor günlerden geçiyor.
Türkiye’de açık alanlarda konser verme izni almada sorun yaşayan Kürt sanatçılar, salgınla birlikte kapalı mekanlardaki etkinliklerin iptal edilmesi ve düğünlerin yasaklanmasıyla da faaliyet alanlarını kaybetti.
Öte yandan çoğu Kürt sanatçı, salgından dolayı zorunlu olarak evde kaldıkları için sosyal medya platformlarını değerlendirerek, dinleyicilerine ulaşmaya çalışıyor.
K24’e konuşan Kürt sanatçılar, coronavirüsün müzik sektörüne yansımalarını değerlendirdi.
XERO ABBAS: ÖNCELİK SALGINDAN KURTULMAK OLMALI
Almanya’da yaşayan sanatçı Xero Abbas, sanatçıların sosyal ve ekonomi şartlarının halkın durumuna bağlı olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Biz sanatçıların yaşam şartları insanlara, halklara bağlıdır. Halkın durumu nasılsa, bizim de durumumuz öyle oluyor. İnsanlar ne kadar coronavirüsten etkilenmişse biz de o kadar etkilendik. Ama biz sanatçıların önceliği bu salgın sürecinde ekonomik sorunları düşünmek yerine, salgından kurtulmak olmalı. Önceliğimiz bu salgına bir an evvel bir çarenin bulunması ve virüsün bitirilmesini istemek olmalıdır. Çünkü salgın sadece biz Kürt sanatçıları değil, bütün dünyayı sarmış durumda. Ben bir Kürt sanatçısı olarak böyle düşünüyorum. Evet, biz Kürt sanatçılar Avrupa’da yaşıyoruz ama kendi vatanımız, milletimiz için tabi ki biz de endişeliyiz. Aklımız milletimizde, Kürdistan’da.”
Xero Abbas, Kürdistan Bölgesi’nin salgın karşısında iyi bir sınav verdiğini belirterek şunları ekledi:
“Coronavirüs bütün dünyayı etkisi altına alarak kötü bir sürece soktu. Şimdiye kadar henüz bir çare de bulunamadı. Bu salgına karşı hiçbir devlet Kürdistan Bölgesi kadar tedbir alamadı. Bu konuda Kürdistan Bölgesi başarılı bir sınav verdi. Bu da büyük bir başarıdır. Avrupa devletleri de bunu dile getirdiler.”
HOZAN BRADER: SALGIN FIRSATA ÇEVRİLMELİ
Sanatçı Hozan Brader ise, coronavirüsün sanatçıları hem olumlu hem de olumsuz etkilediğini söyledi.
Brader, salgın nedeniyle evde kalma sürecinin sanatçılar tarafından fırsata çevrilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Coronavirüs hayatın bütün alanlarında olumsuz etki yarattığı gibi biz sanatçıları da olumsuz etkiliyor. Bu süreçte Newroz programları iptal edildi, konserler şu an yok, sanatçılar televizyon ve gece programlarına katılamıyorlar. Başka etkinlikler iptal edildi. Bizler de internet üzerinde program yapıyoruz. Başka sanatçılar da sosyal medya üzerinde canlı programlar yapıyorlar. İnsanlara moral veriyorlar. Bu da güzel bir şey aslında. Ama sanatçılar evde kalma dönemlerini çalışarak kendini yetiştirebilirler, yeni eserler üreterek salgın sürecini bir fırsata çevirebilirler.”
HEMÊ HECİ: YENİ ESERLER İÇİN EVDE VAKİT VAR
Sanatçı Hemê Heci de salgın sürecinin ekonomik olarak sanatçıları olumsuz etkilediğini ancak yeni sanatçılar için ise bu sürecin, eser üretme anlamında bir fırsat olduğunu dile getirdi:
“Sanatçılar evde kalıp sanat üretmek için bu süreci bir fırsat olarak değerlendirebilirler. Yeni şarkılar yazabilir, yeni besteler yapabilirler. Çünkü evde vakit var, zaman çok. Fakat ekonomik olarak bu süreç, sanatçılar için bir kayıp. Birçok iş kolu bundan olumsuz etkilendiği gibi Kürt sanatçılar da bundan nasibini aldılar. Ümit ediyorum ki bu zor süreçler kısa zamanda biter ve eski günlere döneriz.”
Hemê Heci, “Burada Kürt sanatçılarına konser verme izni verilmiyor. Sanatçılar da sesini düğünlerde ve özel etkinliklerde duyurabiliyorlar. Bunun dışından sanatçılarımız sosyal medya platformlarını da değerlendirerek dinleyiciye ulaşabiliyor. Ama şimdi coronavirüsten dolayı düğünler yapılmıyor, etkinlikler de yasaklandı. Bu da ekonomik olarak sanatçıları etkiliyor” şeklinde konuştu.
REWŞAN ÇELİKER: MÜZİK BİRLİKTE ÇALIŞILABİLEN BİR SEKTÖRDÜR
Kürt sanatçı Rewşan Çeliker de virüsün müzisyenlerin hayatında sosyal ve ekonomik olarak çok büyük bir etki yarattığını ifade etti:
“Şu an öyle bir süreçten geçiyoruz ki bütün çalışmalarımız temassız olmak zorundadır. Bazı sanatçıların dışarıda çalışma zorunlulukları var. Ama evde kalan müzisyenler de müzik çalışmaları için sosyal medya ve dijital platformlara yöneldiler. 13 Mart'tan bu yana diğer sanat kollarında olduğu gibi müzik çalışmalarında da aksilikler yaşanıyor. Mevcut konserler iptal oldu, çıkarılması için belirlenen albümlerin tarihleri ertelendi. Kültür sanat alanında hizmet veren çok sayıda yer ekonomik şartlarından dolayı kapısına kilit vurdu. Zaten birçok müzisyen sigortasız çalıştırılıyor. Şu an sadece günlük yaşamını idare edenler var. Ben 3 ay önce albüm çıkardım. Coronavirüsten önce 10-15 konser planlamıştık. Ama konserler belirsiz bir bir tarihe ertelendi.”
Müziğin birlikte çalışılabilen bir sektör olduğuna vurgu yapan Rewşan Çeliker, şöyle devam etti:
“Tek umudumuz bütün dünyayı saran bu salgının bir an önce bitmesi ve hayatın normale dönmesidir. Çünkü müzik birlikte çalışılabilen bir sektördür. Sadece evde tek başına çalışarak müzik yapılmaz. Müzik birlikte çalışmak ve paylaşmakla olur. Sürecin ne kadar süreceğini bilmiyorum ama bu ülkede gerçekleşen her şey müzik sektörünü etkiliyor. Ben coronavirüsün ekonomik ve sosyal hayatın üzerinde daha fazla etkili olmasından endişe duyuyorum. Bu zorlu süreçlerde dostluğu, paylaşımı ve komşuluğu unutmamamız gerekiyor.”
ŞERİF KAYRAN: MÜZİK ÜRETİMİ DURDU
Diyarbakırlı ses sanatçısı, besteci ve prodüksiyon şirketi sahibi Şerif Kayran da salgından dolayı müzik sektörünün büyük yara aldığını ve üretimin durduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Birçok sektör coronavirüsten olumsuz anlamda etkilendiği gibi, müzik sektörü de ciddi anlamda yara aldı. Çünkü müzik eğlenceye girdiği için sektör şu an durmuş durumda. Meslek birliklerine kayıtlı olan müzisyenler ve sanatçılar yaşam konusunda az da olsa hayatlarını devam edebiliyorlar, nefes alabiliyorlar. Ama her sektörde olduğu gibi sendikal hakları olmayan, sigortası olmayan mağdur olan sanatçılar da oldu. İş yapamayan zarar gördü. Bizim sektörümüz sorun yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Orkestra bulamıyorsun, saz bulamıyorsun. Bu süreçte üretim de durdu.”
Covid-19’un bütün dünyayı kilitlediğini vurgulayan Kayran, “Bu salgınla birlikte ortaya çıktı ki dünyada hiçbir şey sağlık kadar önemli değil. İster fakir olun ister zengin, sağlığınız yerinde değilse hiçbir şeysiniz” dedi.