Hatimoğulları'ndan süreç açıklaması: Artık adım atma zamanı
"Barış ve demokrasiyi eşzamanlı büyütmeliyiz"
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Artık adım atma zamanı. Barışı gerçekleştireceğimize, demokrasiyi bu topraklara armağan edeceğimize yürekten inanıyoruz." dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, bugün (6 Ocak 2026 Salı günü) haftalık Meclis Grup Toplantısında konuştu.
Artık adım atma zamanı
Barış süreciyle ilgili konuşan Hatimoğulları, "Artık adım atma zamanı. Barışı gerçekleştireceğimize, demokrasiyi bu topraklara armağan edeceğimize yürekten inanıyoruz. Kendimize güveniyoruz ve bizler bu güvenle 2026'ya adım attık. Biliyoruz ki bu yıl hepimize çok büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. 2026'da barış ve demokrasiyi eşzamanlı büyütme sorumluluğuyla karşı karşıyayız. Türkiye'de yaşanan temel sorun şu: Barış için ortaya çıkan tarihsel imkan, somut siyasal ve hukuki adımlarla karşılık bulmuyor. Süreç belirsizliklerle yönetiliyor, zamana yayılıyor. Bu, barışı ilerletmiyor. Barış açıklık, cesaret ve kararlı bir irade ister." sözlerini sarf etti.
"Barış süreci belirsizliğe terk edilemez, zamana yayılamaz, başka siyasal dosyaların gölgesine sıkıştırılamaz." diyen Tülay Hatimoğulları, şöyle devam etti:
"Bu süreç niyet beyanıyla değil, Meclis’ten geçecek bir demokratikleşme ve barış paketiyle ilerleyebilir. Yapılması gerekenler somut. İlk etapta hızlıca bazı adımların atılması gerekiyor. Çok söyledik, çok tekrar ettik. Tekrar etmeye de devam edeceğiz. Sayın Abdullah Öcalan'ın özgür iletişim ve haberleşme koşulları sağlanmalıdır. Partiler komisyona raporlarını verdi. Herkes kendi penceresinden kendi raporunu yazdı. Bundan sonra hızla yapılması gereken şey ortak konsensüsle bir raporun açığa çıkmasıdır. Kırmızı çizgiler dayatma yerine çözüme hizmet edecek bir perspektifle yazılmalıdır bu rapor."
Demokratik Entegrasyon Yasası çıkarılmalı
Komisyonun Kürt meselesini şiddet zemininden hukuki ve bir siyasi zemine çekebilecek adımların atılmasını sağlamakla yükümlü olduğunun altını çizen Hatimoğulları, "Bunun için ilk elden PKK'ye ve sonuçlarına ilişkin özel bir yasa çıkarılmalıdır. Kayyım rejimi derhal son bulmalıdır. Ahmet Türk'ün beraat etmesine rağmen hala Mardin'de kayyımın görev süresinin uzatılmış olması bu sürecin ruhuna ters düşmektedir. Demokratik Entegrasyon Yasası çıkarılmalıdır. İnfaz hukukunda kapsamlı, adil, eşitlikçi düzenlemeler yapılmalıdır. Siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır. Bunun için çalışmalıdır bu komisyon. Bunun için çalışmalıdır Meclis." dedi.
Barış Türkiye’nin ortak geleceğini kurma meselesidir
"Barış bir hükümet politikası olmanın ötesinde Türkiye'nin ortak geleceğini kurma meselesidir." diyen Tülay Hatimoğulları, şunları kaydetti:
"Buradan hem iktidara hem muhalefete açıkça sesleniyoruz: Barış oy hesabına, seçim takvimine, anketlere, polemiklere, farklı ajandalara kurban edilemez. İktidarın sorumluluğu süreci ertelemek değil, somut ve güven verici adımlarla onu ilerletmektir. Muhalefetin sorumluluğuysa seyirci olarak izlemek değil, demokratik çözümün bir parçası olmaktır. Bakın, süreç karşıtlığı hızla örgütleniyor. Farkındayız hepimiz. Bu süreç bölünme getirir diyorlar bunlar. Oysa tam tersine inkar ve baskı politikaları ülkeyi böler. Demokratik bir çözüm Türkiye halklarının birliğini güçlendirir. Süreç karşıtlığı bu ülkenin ortak geleceğine düşmanlıktır, kan ve gözyaşı üzerinden siyaset yapma ısrarının ta kendisidir. DEM Parti olarak biz, barışı Meclis’te savunacak, sokakta örgütleyecek ve büyüteceğiz."