İsrail, Suriye güçlerinin Halep'teki Kürtlere yönelik saldırısını kınadı
Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında son günlerde yaşanan gerilim, İsrail ve Şam yönetimi arasında karşılıklı açıklamalara neden oldu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, Kürtlere yönelik saldırıları kınarken, Şam yönetimi iddiaları reddetti.
CNN'de yer alan habere göre, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, Halep'teki Kürtlere yönelik saldırıları sert bir dille kınayarak durumu "tehlikeli" olarak nitelendirdi.
Sa'ar, terör örgütü DAİŞ’e karşı yürütülen mücadelede oynadıkları rol nedeniyle uluslararası toplumun ve Batı'nın Kürtlere karşı "ahlaki bir borcu" olduğunu vurgularken, dünyanın sessiz kalmasının Şam hükümetinin şiddetini artırmasına yol açacağı ve bunun "yeni Suriye" için verilen vaatlere ters düştüğü uyarısında bulundu.
Suriye Hükümeti ise bugün (8 Ocak 2026 Perşembe) resmi haber ajansı SANA aracılığıyla İsrail'in açıklamalarına yanıt vererek, operasyonlarda belirli bir etnik bileşenin hedef alındığı iddialarını reddetti.
Açıklamada, SDG'nin daha önce yaptığı "Halep'te askeri gücümüz yok" açıklamasına atıfta bulunularak, bu durumun kentin güvenliğinin tamamen Suriye devletinin sorumluluğunda olduğunun kanıtı olduğu savunuldu.
Şam yönetimi ayrıca, Kürt vatandaşların devlete olan güvenleri nedeniyle çatışma bölgelerinden hükümet kontrolündeki alanlara geçtiğini iddia ederek, Kürtleri korumanın diğer tüm vatandaşlar gibi "ulusal bir görev" olduğunu öne sürdü.
Halep'in kuzeyinde yer alan Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri, kentte Suriye ordusunun doğrudan kontrolü altında olmayan tek bölge konumunda bulunuyor. Nüfusun çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu bu iki mahalle, Özerk Yönetim ve İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) tarafından idare ediliyor.
7 Ocak 2026'da yaşanan gelişmeler, Şam yönetiminin politikasında tehlikeli bir değişime işaret ediyor. Bölgenin "askeri bölge" ilan edilmesi ve geçişlerin tamamen kapatılması, Suriye Hükümetinin bu iki mahalledeki yarı özerk duruma son vererek Halep üzerindeki hakimiyetini tam olarak pekiştirmek istediği şeklinde yorumlanıyor.